• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ahmet Varol
Ahmet Varol
TÜM YAZILARI
01 Ağustos 2020

Sisi zulmü bayram seyran tanımıyor

Diktatör Sisi’nin kurmuş olduğu cunta yönetiminin hüküm sürmeye devam ettiği Mısır’da, Kurban bayramından iki gün önce 7 genç, polis teşkilatında görevli bir subayın yani Türkçedeki karşılığıyla komiserin öldürülmesi olayıyla irtibatlarının olduğu suçlamasıyla idam edildi. İdam edilen gençlerin cenazeleri ailelerine teslim edilerek defnedildi. 

Öncelikle ifade edelim ki Sisi cuntasının verdiği idam cezalarının büyük çoğunluğu tamamen siyasi amaçlıdır ve askeri cuntaya muhalefet edenleri ortadan kaldırmayı, halkı sindirmeyi amaçlamaktadır. Ama bunların bazılarının güya hukuki çerveye oturtulması amacıyla bazı senaryolar uydurulmuştur. Bunun için tamamen siyasi amaçlarla haklarında idam cezaları verilen kişilerle bazı cinayetler veya toplumsal suçlar vs. arasında irtibatlar kurulmaya çalışılmıştır. 

Uluslararası Af Örgütü, Sisi cuntasının Kurban bayramından iki günden önce yedi gencin bir polis subayının öldürülmesi olayıyla irtibatları olduğu iddiasıyla öldürülmelerinin korkunç ve vahşice olduğunu dile getirerek Sisi cuntasını kınadı. 

Müslüman Kardeşler cemaati olayla ilgili açıklamasında bu idam cezalarının infazının Mısır’da hukukun hakim olmadığının çok açık bir göstergesi olduğunu dile getirdi. Sosyal medyada da tepki gösterildi ve iddia edilen suçla irtibatlı olarak idam edilen gençlerden bazılarının suçun işlendiği tarihte henüz hukuki sorumluluk yaşında olmadıklarına dikkat çekildi. 

İdam cezasına gerekçe gösterilen olay 2013 yılında gerçekleşmiş. Bu tarihte Mısır’ın İsmailiyye şehrinde komiser Ahmed Ebu Dume arama yaptığı sırada motosikletlerden ve özel otomobillerden kimliği belirsiz kişiler tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırıyla öldürülüyor. 

Uluslararası Af Örgütü’nün verdiği bilgilerden anlaşıldığına göre cunta yönetimi bu olayla irtibatlarının olduğunu iddia ettiği kişilere işkence ediyor ve bu işkenceler yoluyla onları itirafta bulunmaya zorluyor. Mahkeme de herhangi bir hukuki delile değil tamamen işkence altında zorla yaptırılan bu itiraflara dayanarak idam hükümlerini veriyor. Gerçekte cinayetin kimler tarafından işlendiği hukuki olarak ispat edilmiş değil. Ayrıca itham edilenlere, kendilerini aklamaları ve suçla ilişkileri olmadığını ispat etmeleri için hukuki savunma haklarını kullanma imkanı da verilmiyor. 

Şunu özellikle belirtelim ki Mısır’da cunta yönetiminin tahakkümü altındaki mahkemeler kesinlikle hukuk mantığına göre çalışmıyor. Diktatör Sisi’nin darbe yoluyla gayri meşru bir şekilde yönetime el koymasından sonra mahkemeler birçok toplu idam cezası verdi. Bu cezalandırmaların çoğunda mahkemeler araştırma ve sorgulama, cezaların dayanacağı delilleri toplama ihtiyacı bile duymadı. Cunta yönetimi savcıların eline cezalandırılacak ve idama mahkum edilecek kişilerin listelerini verdi, yargıçlar da kendilerinden talep edildiği şekilde ceza hükümlerini resmen açıkladı. 

Toplu idam cezalarının bazıları halkın zulüm yönetimini protesto amacıyla gerçekleştirdiği eylemlerle irtibatlandırıldı. Bu olaylarda bazı kişilerin hayatlarını kaybetmeleri idam cezalarının gerekçesi sayıldı. Oysa bütün bu olaylardaki can kayıpları tamamen zulüm rejimlerinin güvenlik güçlerinin saldırılarından kaynaklandı. Eylemlere katılanlar. insanların öldürülmesi olaylarının faili değil mağdurları idiler. Ama cunta rejimi kendi katillerinin işlediği cinayetlerden dolayı gösterilere katılanları veya bu gösterilerin organize edilmesine katkıda bulunanları topluca idama mahkum etti. 

Bazı kişilerin tasfiyesi için de birtakım karanlık cinayetler üzerine kurulan senaryolardan istifade edildi. Tasfiye edilmeleri istenenlerin cinayetlerle veya gerekçe olarak kullanılan suçlarla irtibatlandırılmaları için son derece korkunç ve vahşi işkenceler altında itiraflar alındı. Ardından yargıçlar da hiçbir hukuki sorgulama yapmadan, itirafların hangi şartlarda yapıldığını araştırmadan ve itham edilenlerin kendilerini aklamaları için hukuki haklarını kullanmalarına fırsat vermeden ceza hükümlerini verdi. Şimdiye kadar verilen idam cezalarının birçoğu da infaz edildi. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Can

Diger ülkelerin eksiklikleri yazmak kolay oluyor peki TR de misal osman kavala davasina ne demeli. Bizdeki adalet cok mu dogru gidiyor. Istanbul secim kurullar icin halen dava acilmadi misal. Yarin kuzey kore yi yazin ama bu burada yasayan vatandaslara hangi yarari var.
  • Yanıtla

Kadir

Madem oyle bu zulumlere dur demenin yolu zaten libyada karsimiza çıkıyorlar cekinmeden rusyaymiş sunmus bunmus libya bahanesiyle libyada vuralim tarumar edelim zalimi bitirelim kilerde katdeslerimiz
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı