• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ahmet Varol
Ahmet Varol
TÜM YAZILARI
14 Ağustos 2020

Gözler Lübnan üzerinde

Zaten uzun süreden beri ekonomik sorunlarla karşı karşıya olan Lübnan’daki liman patlaması ciddi bir sarsıntıya neden oldu. Patlamanın yol açtığı olağanüstü durum ülkede hükümete karşı gösterilere ara verilmesini sağlamadı. Halk bu patlamadan ve sebep olduğu sonuçlardan da hükümeti sorumlu tutarak eylemlerine  ve gösterilerine devam etti. Bunun üzerine önce olaydan birinci derecede sorumlu tutulan bakanlar sonra da hükümet istifa etti. 

Yeni hükümet kuruluncaya kadar mevcut hükümet görevine devam edecek ama yine de istifa olayı ülkede bir siyasi boşluğun ortaya çıkmasına neden olmuş durumda. Bu yüzden BM Lübnan Özel Koordinatörü Jan Kubis, Lübnan’da hükümet boşluğunun uzun sürmesinin sakıncalı olacağına dikkat çekerek yeni hükümetin kurulması için acele edilmesi, bu arada Lübnan halkına yardım ve desteklerin de artması gerektiğini vurguladı. 

Ancak son olaylardan sonra istifa eden hükümetin kurulabilmesi için bile ülkede aylar süren pazarlıklar yapılmıştı. Parlamentodaki kritik paylaşım ve bir koalisyon formülü etrafında buluşmayı zorlaştıran aritmetik devam ediyor. Üstelik ülkede yeni hükümetin hem toplumdan gelen tepkilerin devam etmesinden hem de ekonomik yükü kaldırmanın getireceği zorluklardan kaynaklanan sıkıntıyı çekmeye de talip olması gerekiyor. Bu da kurulacak hükümetin en azından ekonomik sorunları aşma konusunda birtakım dış destekleri elde etmesini zorunlu kılacaktır. 

Şimdiye kadar İran özellikle siyaset sahnesinde etkili olan bazı oluşumlarla bağlantısından yararlanarak Lübnan’ın siyasi çizgisi üzerinde etkili olabiliyordu. Ama şimdi kendisinin de ekonomik yönden ciddi kriz içinde olması sebebiyle Lübnan’da kurulacak hükümetin yükleneceği ekonomik yükü kaldırmasında ona yardımcı olması imkanı pek yok. Bunu gören Fransa’nın hızlı bir şekilde devreye girdiği ve ülkenin siyasi mekanizması üzerinde etki gücünü yeniden artırmak ve İran’ı büyük ölçüde devre dışı bırakmak için harekete geçtiği görülüyor. 

Beyrut Limanı patlamasının hemen ardından Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron Lübnan’ı ziyaret etti. Bu, söz konusu olaydan sonra devlet başkanı kademesindeki bir yabancı liderin Lübnan’a yaptığı ilk ziyaret niteliği taşıyordu aynı zamanda. Onun ziyaretinin Lübnan’da büyük ilgi gördüğü gerçeğini gözardı edemeyiz. Lübnanlılardan bazıları Fransa’nın kendilerini kurtarmasını istedi. Bu ilgi elbette Macron’un hoşuna gitti. 

Hemen ardından da 9 Ağustos tarihinde Paris’ten organize edilen ve “Uluslararası Beyrut ve Lübnan Halkına Destek Konferansı” adı verilen bir sanal konferans düzenledi. Tabii bu arada koronavirüs olayından sonra devlet yöneticilerinin de işin kolayını bulduklarını ve uluslararası konferansları artık video konferans yoluyla sanal ortamda hızlı bir şekilde gerçekleştirmeyi tercih ettiklerini hatırlatalım. 

Fransa, söz konusu sanal konferansta bazı önemli ülkelerin liderlerinin iştirakini sağlayarak birtakım yardım taahhütleri aldı. İlk etapta yapılan acil yardım taahhütlerinin miktarı 250 milyon euroyu aştı. Tabii bu miktar Beyrut’taki patlamanın neden olduğu hasarın ve ekonomik kayıpların yanında çok küçük kalıyordu. Ama olayın ilk sarsıntısından etkilenmiş olanların yaralarının sarılması açısından da anlam ifade ediyordu. Konferansa katılan liderler yardımların BM’nin öncülüğünde koordine edilmesi ve doğrudan Lübnan halkına en yüksek verimlilik ve şeffaflıkla ulaştırılması gerektiğini dile getirdiler. 

Fransa Silahlı Kuvvetler Bakanı Bayan Florence Parly de Perşembe günü Lübnan’a, iki gün süreceğini bildirdiği bir ziyaret başlattı. Parly’nin, Beyrut limanındaki enkazın kaldırılması ve limanın yeniden kullanıma açılması için Fransa’nın yapacağı teknik destekle de ilgileneceği bildirildi. Fransa’dan bu amaçla bir helikopter taşıyıcı gemi gönderildi. 

Bu arada Macron’un, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’yle yaptığı telefon görüşmesinde hükümet kurma aşamasında Lübnan’a dışarıdan müdahale olmaması, ülkede krizi, ekonomik ve siyasi sorunları aşmaya öncelik verecek bir hükümetin kurulması gerektiğini hatırlattığı dile getirildi. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

OSMAN

Bir cümle ile de Türkiye'nin yardımından söz edilmesi gerekmezmiydi.
  • Yanıtla

Mahmut

Hükümette arnamus varmis kendilerini hatali olarak görmüsler ve istifa etmisler keske bazilarina örnek olsada oturduklari koltuklara yapismasalar anlayan anlamistir gelinim sana söylüyorum kizim sen anla misali
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı