--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Millî Eritim’den; Millî Eğitime..!

Ahmet Maranki
Ahmet Maranki
7

Millî Eritim’den; Millî Eğitime..!
AHMET MARANKİ

Yusuf Ziya’dan;

Yusuf Tekin’e giden yol!

Son aylarda ve günlerde milli eğitim camiasında bir kaotik yapı oluşturulmaya çalışılıyor!

Spekülatif açıklamalar ve bunların neticesinde gelişen olaylar, okullardaki çocuk cinayetleri tahlil edildiğinde sanki bir yerlerden birileri düğmeye basmış gibi! Türkiye-ABD Fulbright Eğitim Komisyonu, 1949’dan beri Türk ve Amerikan halkları arasında eğitim/kültürel değişim sağlayan, ABD’nin en prestijli burs programıdır.

Demek ki Milli Eğitim Bakanlığında yıllardır statükocu, körler sağırlar birbirini ağırlar, 100 yıllık düzeni ve Fulbright anlaşmasının gereklerini yürüten sisteme karşı yapılan çalışmalar bu düğmeye basmayı etkilemiş durumda!

Bana göre ve WhatsApp bilgi hattımıza gelen bilgiler ve devlet tecrübemiz noktasında sayın bakanın konuya haklı  müdahalesi yatıyor!!!


FULBRİGHT’A MÜDAHALE Mİ EDİLİYOR!!!

Sayın Tekin yine böyle bir komisyonda önüne gelen sözde Türkiye’nin pekçok yerinden gelmiş, çağrılmış, fikirleri alınmış gibi imzalanmış gibi olan bu raporları reddetmiştir! Yukarıdan gelen teklifleri karşı duruşu ve milletin oylarıyla iktidara gelmiş Cumhur İttifakı’nın İkinci Türkiye Yüzyılı’na yakışır bir şekilde kendi yolunu belirlemesi! Kendi ipini kendisi kesmesi kararı noktayı koymuştur diye düşünüyorum!!!

İnşallah bundan sonra Türkiye’nin binlerce yıllık şanlı tarihine yaraşan bir milli eğitim politikası tarihinden edebiyatına, Osmanlı Türkçesinin yeniden ihyasına kadar bu milleti cehaletten kurtaracak politikalar uygulanması geç kalınsa da; yeni adımların mutlaka atılması gerektiğinin bir kere daha altını çizerek bir eğitimci olarak ülkemizin ve çocuklarımızın geleceği için sonuna kadar gereğinin yapılması için Sayın Bakana başarılar diliyoruz! Ben de bu çalışmalara destek olması için benim de birkaç defa Türkiye  Edebiyat Vakfı’na çıkarıp, pek çok vakıfta dinleyip dinlemesine vesile olduğum ve yine bana göre Türkiye’nin büyük mütefekkirlerinden; Merhum Mehmet Şevket Eygi’nin maarif modeli ile ilgili olan olarak eski Milli Eğitim Bakanı Yusuf Ziya’ya yazdığı fakat bugüne kadar netice alınmadığı metinden önemli kısımlarını aynen katılarak yazarak, Türk milletinin sesi olmak istiyorum!!!

Sayın Bakanımızın  mutlaka dikkate alacağını; Türkiye yüzyılının önünü açar diye düşünenlerdenim!


Sayın Millî Eğitim Bakanımız yerine Yusuf Tekin beyefendinin dikkatlerine,

-Yük beygirine bol miktarda arpa, fındık, fıstık yedirseniz yine de yarış atı olamaz.

-Kalitesiz, vasıfsız bir elemanın maaşını iki, üç misline çıkarsanız, ondan iki üç misli hizmet ve randıman alamazsınız.

-Kavak ağacından mobilya, ev, kapı pencere yapılmaz.

-Tahtası kıymetli olan gençler lisede ve üniversitede okutulmalıdır; Meşe, gürgen, kestane, tek ağacı, ceviz, akaju, abanoz.

-Kaliteli yün kumaş ile patiska veya kaput bezi bir olmaz. Patiskadan veya basmadan, terzi çok mahir de olsa güzel kostüm dikilmez.

-İlköğretimden sonra, okutulmaması gereken gençlerini lisede ve üniversitede okutan bir toplum iflah olmaz, necat bulmaz, yükselmez. Almanya’dan ibret alalım. (Almanya’da herkesin üniversite okuması teşvik edilmez! Ustalık sistemi ön plana çıkarılır..)


-Bir ülkenin, bir devletin, bir milletin istikbali eğitime bağlıdır. 

-Eğitim iyi ise gelecek parlaktır, eğitim kötü ise gelecek karanlıktır.

-Kapısına okul tabelası asmakla bir bina okul olmaz.

-İhtişamlı okul binası iyi ve vasıflı okul olması için yeterli değildir.

Okulu okul yapan dört temel unsur şunlardır: Vasıflı öğretmen ve idareci kadrosu… Uygun ve üstün bir eğitim sistemi… Mükemmel ders kitapları… İstidatlı vasıflı, kumaşları kıymetli öğrenciler.

-Japonya’yı Japonya yapan yazısının çok zor, okullarının mükemmel olmasıdır. Kolay alfabeler ve imlalar geriletir, tembelleştirir. Arabi harflerle (Türkçe) yazılan Ders kitapları terakkiye mani değildir!

Bu ülkenin ismi Türkiye’dir, lisanı Türkçedir; liselerinde zengin edebî yazılı Türkçe öğretemeyen eğitim sistemi ve okullar boştur koftur, bir işe yaramazlar.


-Fransa’da lise mezunu bir genci düşünelim. Bu genç, 1928’den önce yayınlanmış Fransızca kitapları okuyamıyor. 1927’de vefat etmiş büyük dedesinin Fransızca mezar kitabesini okuyamıyor, yine 1928’den önceki aile arşivini, mektupları okuyamıyor. Orada böyle bir şey düşünülebilir mi? Böyle bir cahillik mazur görülebilir mi?

-Ahlak aksiyon boyutu güdük nesiller ülkeyi yolsuzluklar ülkesi haline getirir.

-Bitirme sınavı olmayan lise, lise değildir.

Birleşik krallığın ve Fransa’nın pek çok laik ülkenin bütün okullarında kız erkek ayrı eğitim yapılmakta ve laiklikle alakası yoktur!

-Liseler serserilik, itlik, hergelelik, züppelik, şımarıklık, külhanbeylik, soytarılık kabul etmez. Liseli delikanlılar küçük beyefendi, kızlar küçük hanımefendi olmalıdır.

-Liselerde cinsel serbesti kabul edilemez.

-Üniversite tercihlerinde öğretmenlik, eğitimcilik başta gelmelidir. 


-Mühendis, doktor, hukukçu, idareci olamıyor, çar nâ çar öğretmen oluyor. Bu bir faciadır, rezalettir, intihardır.

-Bugünkü ideolojik eğitim sisteminin tâmiri, ıslahı mümkün değildir. Yepyeni bir eğitim sistemi kurmak gerekir.

-Üç yüz kelimelik sokak, çarşı pazar, günlük iletişim Türkçesiyle eğitim olmaz.

-Liselerde İstanbul ahlakı, kültürü, nezaketi, kibarlığı, efendiliği öğretilmelidir.

SON SÖZÜMÜZ!

-Edebî sosyal kültüre sahip olmayan bürokratlar, teknokratlar ülkeyi batırır…”

Mehmet Şevki üstada rahmet dilerken; gelinen noktada fazla söze gerek yok!

Islahatlar hızlanarak acilen her sahada  milli ve yerli olarak sonuçlandırılmalıdır!!!

Ki tarih sizleri ve bizleri hayırla yâd etsin!!!

WhatsApp bilgi ve ihbar hattı: 0 530 200 00 96

 

Yorumlar

(7)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

İbrahim SARI

28 Nisan 2026 19:17

ÇOK MÜKEMMEL BIR YORUM VE GÖĞÜS AÇISI OLMUŞ. Gerçek durum tespiti bu . AMA AT GÖZLÜĞÜ TAKMIŞ SHOPLASI OLAN INSANLAR BU YORUMLARA ITIBAR ETMEZ OKUMAZ BILE SONRA HEP BERABER FELAKETE SÜRÜKLENIRIZ ( CENNET UCUZ DEĞIL CEHENNEM LÜZUMSUZ DEĞIL ) ifadesi tecelli ediyor

Ömer

28 Nisan 2026 15:50

23 yıl oldu. Kimi suçluyorsun.

Doğrusu...

28 Nisan 2026 12:34

Rahmetli Mehmed Şevket Eygi Beyefendi pek güzel tesbit ü hulâsa etmiş!!! (Hakîkî yerli ve millî bir) eğitim şart!!!...

Emekli Öğretim Üyesi

28 Nisan 2026 06:45

Yaza yaza yorulursun duymazlar... Ben 45 senedir bunu söyledim tınan çıkmadı. Boşa kürek çekiyorsunuz yazar bey.

Recep BAŞKAYA Şehitkamil

28 Nisan 2026 05:14

Makaleniz çok güzel olmuş Ahmet hocam. Milli Eğitimi Amerikan baskısından kurtarmak öncelikli görevimiz olmalı. Selâm ve dua ile....

Trajikomik

28 Nisan 2026 05:12

Öğretmen alımında eğitimi verende mülakat ile eleyen de iktidar. Öğretmende sorun var derseniz kendinizi suçlamış olursunuz. Zorunlu eğitim kalkmalı bu kesinlikle doğru ama diploma meslek edinmek için tekrar kriter olmalı. Eğitimli işsizler ordusu bir an önce istihdam edilmeli. İdeolojik eğitim anlayışı demiş hoca ama ilginçtir geçmişe gittikçe eğitim seviyesi yükseliyor Türkiye'de.

Paşa gönlünüz bilir.

28 Nisan 2026 06:50

Öğretmen alımında eğitimi veren iktidar değil. Öğretmen alımında eğitiminin temellerini gladio atmış düzeltilemiyor. Kimsenin kimseyi elediği yok. Elenmeyecek çapta malzeme çıkmıyor. Öğretmenlikte para ve itibar kalmadığı için aklı başında kimse öğretmenliğe gitmiyor. Bunu görmeyenler karanlığa küfrediyor. Mum yakmayı akıl eden olmadığı gibi mum yakmayı bilen de kalmadı maarifte. İster inanın ister inanmayın. Maarifi sağa sola kızarak veya söverek düzeltemezsiniz. Önce düzeltmeye karar vermelisiniz.

Ahmet Maranki Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle