Dünyaya umut ve kardeşlik mesajı! Hutbe-i Şamiye!!! (2)
Dünyaya umut ve kardeşlik mesajı! Hutbe-i Şamiye!!! (2)
AHMET MARANKİ
Hutbe-i Şamiye ve “İttihad-ı İslam”!
Ahir zamanda İslam’ın muzafferiyetine ışık tutacak en yüksek delil İttihad-ı İslam‘dır!!!
Bediüzzaman Said Nursi‘nin müellifi olduğu Risale-i Nur külliyatında; Hutbe-i Şamiye, Sünûhat, Münâzarat ve Tarihçe-i Hayat Ekseninde İttihad-ı İslam konusunda Kur’an ve sünnet kaynaklı gelecek vazifelilere ve nesillere yol gösterebilecek ilmi bir analiz!!!
Bediüzzaman Said Nursi’nin düşünce dünyasında İttihad-ı İslam (İslam Birliği), konjonktürel bir siyasi ittifak arayışının çok ötesinde, doğrudan doğruya tevhid inancına ve iman hakikatlerine dayanan kozmik, teolojik ve sosyolojik bir zorunluluktur.
Nursi, bu kavramı modernitenin getirdiği krizler, küresel güçlerin kısaca gerçek İslam’a karşı olan haçlı ruhunun sömürgecilik ve iç bölünmeler karşısında Müslüman coğrafyanın yegane kurtuluş reçetesi olarak tanımlar.
İslam dünyasının geri kalmışlık marazlarına karşı geliştirilen bu vizyon; Hutbe-i Şamiye, Sünûhat, Münâzarat ve Tarihçe-i Hayat gibi yazarın farklı dönemlerini ve entelektüel dönüşümlerini temsil eden temel eserlerinde derinlikli bir analiz süzgecinden geçirilmiş ve Risale-i Nur Külliyatı’nda insanlığın hizmetine sunulmuştur!!!
İttihad-ı İslam’ın Teolojik ve Metafizik Temelleri!
Said Nursi, İttihad-ı İslam mefkuresini salt dünyevi bir organizasyon olarak değil, metafizik temelleri olan evrensel bir kardeşlik ağı olarak inşa eder.
Bu bağlamda, İttihad-ı İslam’ın en somut ve geniş kapsamlı tanımı, yazar tarafından “İttihad-ı Muhammedî” kavramıyla özdeşleştirilir.
Bu birlik, dar çerçeveli bir siyasi cemiyet olmanın ötesinde, ezelden ebede tüm inananları içine alan birleştirici bir yapıya sahiptir.
İTTİHAD’I İSLAM’IN HEDEFI!
Birliğin nihai hedefi “İ’lâ-yı Kelimetullah”yani Allah’ın adını ve mesajını yeryüzünde yüceltmektir.
Nursi, bu metafizik birliğin ahlaki zeminini Hazret-i Peygamber’in (A.S.M.) güzel ahlakı tekmil etme misyonuna (“Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim”) dayandırır.
Müslümanlar arasındaki birliği kuracak ve ayakta tutacak olan yegane güç, bireysel planda nefs ile yapılan “cihâd-ı ekber” ve toplumsal planda nebevi ahlakın ihya edilmesidir.
Müminlerin kardeşliğini ilan eden Hucurat Suresi onuncu ayet-i kerimesi ile “Müminler sağlam bir binanın taşları gibidir; birbirlerine kuvvet verirler” hadis-i şerifi, bu birliğin sarsılmaz ilahi ve hukuki yasalarını oluşturur.
Ayrıca bu ittifakın teolojik esnekliği, hakikatin tekelciliğine karşı çoğulcu bir ahlakı düzeni teşvik eder ve içinde barındırır.
Nursi, mezhep ve meşrep düzeyinde birlik kurmanın fıtraten imkansız ve taklitçiliğe yol açtığı için zararlı olduğunu savunarak, cemaatlerin “Hüve’l-hak” (Tek hakikat benim yolumdur) yerine “Hüve hakkun” (Benim yolum haktır, başkalarına ilişmem) ilkesini benimsemeleri gerektiğini vurgular.
İttihadı İslam Sınırları
Kuzeyden güneye, doğudan batıya tüm yeryüzünü kuşatan evrensel bir ihata alanını tarif eder ve oluşturur!
İttihadı İslam’ın bireyleri Kalû bela ahdinden beri imana giren tüm Müslümanlardır!
(Tarihsel olarak 300 milyon, günümüzde yaklaşık 2 milyar).
Birlik bağları doğrudan doğruya Allah’ın varlığına ve birliğine inanmak (Tevhîd-i İlahî). olarak karşımıza çıkar!
İttihat-ı İslam’ın
İletişim Kanalları İslami hakikatleri açıklayan eserler ve İ›lâ-yı Kelimetullah gayeli nebevi ahlakın öne çıkarıldığı kültüre itaat eden yayınlardır!
Merkez ve Şubeleri:
Merkez Mekke ve Medine (Haremeyn-i Şerifeyn); şubeler ise tüm camiler, medreseler ve zikirhaneler.
Önder ve Lider Hazret-i Muhammed Mustafa (A.S.M.).
Metot ve Mücadele yolu!
Müslümanların bireysel nefs mücadelesi ve nebevi ahlakın -sünnetin İhyası ve yapıcı irşat metotları ile yapılmaktadır!
HUTBEYİ ŞAMİYE EKSENİNDE İTTİHADI İSLAM!
Teşhis, Reçete ve Toplumsal İhya!
Said Nursi’nin 1911 yılında Şam’daki tarihi Emevi Camii’nde, içinde yüzü aşkın ulemanın da bulunduğu on bin kişilik muazzam bir topluluğa “belki de asrın sahiplerinin ve beklenenlerinin de namazda ihtida edip dahil olduğu” topluluğa irad ettiği Hutbe-i Şamiye, İslam dünyasının dün olduğu gibi bugün de geri kalmışlık marazlarına dair klinik bir teşhis ve tedavi kılavuzudur.
Said Nursi bu eserde İttihad-ı İslam’ı;
«Azametli, bahtsız bir kıt’anın; şanlı, tali’siz bir devletin; değerli, sahipsiz bir kavmin reçetesi” olarak sunar.
Nursi’ye göre, Müslümanların sömürgeci güçlerin baskılarından, yağmalamalarından ve hukuksuz tecavüzlerinden kurtulabilmelerinin tek yolu, kendi aralarında kısaca “tek bir üst ittifak-
İttihat-ı İslam” tesis etmeleridir.
Bu sebeple İttihad-ı İslam, sadece ütopik bir ideal değil, bu zamanın en büyük ve en öncelikli “farz vazifesi” ve bir nevi kolektif ibadettir.
Hutbe-i Şamiye’de bu büyük birliğin pratik ve küresel ölçekteki en hayati mekanizması olarak Hac ibadeti gösterilir.
İttihad-ı İslam’ın yüzde doksan dokuz himmeti siyaset dışı olan güzel ahlaka, doğruluğa, istikamete ve imana yöneliktir; siyaset ise sadece yüzde birlik bir ayrıntıdan ibarettir.
Diyerek son yüzyılın İslam’a farklı bir açısını da ortaya koyar !!!
Eğitim düzeyinde ise sorgulayan, yeniliklere açık, bilgiyi hazmettiren bütün insanlığı ve gayrimüslimlere dahi emniyet veren ve sevgi, merhamet, ümit, sıdk (doğruluk), hürriyet ile istişareyi barındıran bir müfredatın hayata geçirilmesi birliğin zihni altyapısını kuracaktır!
Bunun stratejik altyapısı da “Türkiye Pakistan ve Suudi Arabistan’ın” kurduğu Pakt- birlik ile ilk adımları atılmıştır..!
İttihad-ı İslam Analizimiz devam edecek..!
Bilgi ve ihbar hattı: 0530 200 00 96