--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Başörtüsü Azerbaycan’da yasak, Türkiye’de ise ‘sporla’ operasyon!..

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen
0

28 Şubat yasakçı zihniyetini  hatırlatan uygulamaların bir benzeri bugünlerde düne kadar ‘kardeş’ yakıştırması yapılan Azerbaycan’da yaşanıyor. Başörtülü öğrencilerin eğitimleri ellerinden alınıyor. Bu nasıl kardeşliktir ki Müslüman olmanın, inancının gereğini yerine getirmek isteyen insanlara-kardeşlerimize, yöneticiler tarafından yasak getiriliyor. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın başörtüsü konusunda 28 Şubat dönemlerindeki hassasiyeti, yasakçı zihniyete karşı mücadelesi hatırlandığında, hiçbir Azerbaycanlı kardeşimizin ‘mağdur’ olmaması için, Cumhurbaşkanımızın ‘kardeşim’ diye hitap ettiği İlham Aliyev gibi yöneticilerin ‘gafletten’ uyanması için uyarısının sert olacağı kanaatimiz tam. Ali Karahasanoğlu ağabeyimizin “Şimdi Azerbaycan’daki laikçilerin de 28 Şubat’taki Türkiye’nin despotlarını taklit ederek hem başörtüsü yasağını uygulayıp, hem de uyguladıklarının aslında başörtüsü yasağı olmadığını söylemlerinin kabul edilebilir hiçbir yanı yok. Bu bakış açımız, Türkiye’de laikçi despotlar için de Azerbaycan’daki laikçi despotlar için de geçerli…”ifadelerinin yer aldığı ‘Başörtüsü, İran’ın değil, İslam’ın emri.. Yasaklayamazsınız’ başlıklı yazısında anlayan, anlamak isteyenler için o kadar net özetliyor ki… 


BEDEN MAHREMİYETİ VE TESETTÜR 

Beden tesettür konusundaki yasaklar 28 Şubat’ta ülkemizde bugün ise Azerbaycan’da uygulanıyor. Böylesi bir süreci Kur’an ve Hadislere göre hayatını sürdüren-sürdürmek isteyen hiçbir Müslüman’ın kabul etmesi mümkün değil. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan ‘Beden mahremiyeti ve tesettür’ başlıklı Cuma hutbelerine dikkat kesiliyoruz; Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Ey Âdemoğulları! Size mahrem yerlerinizi örtecek giysi, süsleneceğiniz elbise yarattık. Takvâ elbisesi var ya, işte o daha hayırlıdır. Bunlar Allah’ın âyetlerindendir. Umulur ki düşünüp öğüt alırlar.” Hadis-i şerifte ise Resûl-i Ekrem (s.a.v.) şöyle buyuruyor: “Allah halîmdir, hayâ sahibidir, kusurları örtendir. Hayâyı ve örtünmeyi sever…” “Rabbimiz, bu hususta müminleri şöyle uyarır: “Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar.” “Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zînet yerlerini göstermesinler. Başörtülerini yakalarının üzerine kadar salsınlar.” Ayet-i kerimelerin apaçık beyanıyla, Cenâb-ı Hak, erkek ve kadın bütün müminlerden edeb ve mahremiyet konusunda hassasiyet bekler.” Kur’an ve Hadislerde yer alan mesaj o kadar anlaşılır şekildeki…


SPORLA KILIK KIYAFETE YÖNELİK OPERASYON

Dün (28 Şubat’ta) ülkemizde, bugün ise Azerbaycan’da yaşananların İslam’dan soğutma-uzaklaştırma operasyonunda başka bir manaya gelmiyor. Batıl şeytan aklının bir sonucu olarak, Müslüman toplumların İslami değerleri-yaşantısı üzerindeki bu tür operasyonlar sadece ‘yasaklarla’ gerçekleşmiyor. Şeytan aklıyla hareket eden siyonist-haçlı (hak olmayan batıl) zihniyetin, Müslümanları dini ve milli değerlerinden soğutmak-uzaklaştırmak için ‘sporu’ bir araç olarak kullandığını görüyoruz. Kural ve kaidelerinin batıl anlayışın belirleyici olan ve performans sporu olarak adlandırılan yarışmacı kimliğine kavuşturmak-uygulanması istenen yönetici-sporcular, uluslararası müsabakalara katılım göstermesi için kılık kıyafet konusu başta olmak üzere birçok açıdan, Müslüman kimliğinden ödün vermek durumunda kalınıyor. Batıl anlayışın koyduğu uluslararası kurallar yüzmeden güreşe, atletizmden jimnastiğe kadar çok sayıda branşta geçerli-zorunlu olduğu için, yarışmacı (performans sporcusu) kimliğine bürünen çocuk ve gençler, Kur’an ve Sünnet’te açıklık getirilen, İslam inancının gereği olan, ‘Beden mahremiyeti ve tesettür’ konusunda ‘ödün’ vermeye doğru sürüklenmekten kendilerini alamıyorlar, maalesef. Bugün, 28 Şubat’ı hatırlatan Azerbaycan’daki başörtüsü yasaklanmasını konuşurken, spor ‘oyunuyla’ kılık kıyafetiyle İslam’ın şartlarından uzaklaştırma ‘tehlikesine’, dinimizin gereği ‘dikkat’ kesilmemiz gerekmiyor mu?.   

Bu vesileyle, Cuma gününün hikmet ve bereketi üzerimize olsun inşallah…

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle