Spor camiasının görmek istemediği İsrail’in soykırımında 3 yıl geride kaldı
İnsanlığın bir imtihanıdır ‘insan’ olabilmek. Üstad Necip Fazıl Kısakürek ‘İnsan’ şiirindeki “İnsan, bir mes’ut zalim, insan bir mağrur cahil; Tekne kırık, su azgın ve kayıplarda sahil...” insanın içine düştüğü-düşebildiği durumu o kadar net özetliyor ki. İnsan olabilmenin yükünü taşıyamıyor olduğumuzdan mıdır ki bir ‘karınca’ kadar, hemen yanı başımızda yanan ateşe ‘su’ taşıyamaz olduk. Anlatmak kadar anlatmakta da güç olmalı ki, ‘gerçeklerle’ yüzleşme cesaretimizi geçen süreçte kaybediyor olduk. İşte Doğu Türkistan, İşte Filistin…
Her şeyin kolayına kaçıyor oluyoruz ki, geçici dünya hayatının oyun ve eğlencesinden alamıyoruz. Nerede bir ‘gol’ atılsa sevinç çığlıkları atan bir nesil, adı spor denilince giyim kuşamı, insanı maddi ve manevi kötülüklerden ‘takva’ elbisesinden uzak bırakıyor, kalp ve ruhun manevi yıkılışı-yok oluşuna zemin hazırlıyor, Allah muhafaza. Cenab-ı Hak Ra’d suresinde buyuyor ki; “Biz Kur’an’ı işte böyle Arapça bir hüküm olarak indirdik. Sana bu ilim geldikten sonra, eğer onların arzularını uyarsan, (bil ki) Allah tarafından senin ne bir dostun ne de koruyucun olur.”
“TARİH İNSANLIĞIN ORTAK HAFIZASIZDIR”
Futbol başta olmak üzere, ‘spor’ yapma istek ve arzuların insanlığın kılcal damarlarına kadar işlediği bir süreçte, ‘sporun’ bize değil, bizim ona hakim olmamız önem taşıyor. İbrahim Kalın’ın beyefendi ‘İslam ve Batı’ isimli kitabında yer alan “Tarih insanlığın ortak hafızasıdır; fakat bu hafızayı tarih yapıcıları kadar tarih yazıcıları da belirler.” sözü, içinde yaşadığımız anın-sürecin’ şahitleri olarak, doğrunun yanında, yanlışın karşısında durmak gibi bir sorumluluğumuz olması gerekiyor. Bugünden ders çıkarmak, gelecekte benzer durumun yaşanmaması adına, insan olmak, insanca hareket etmek bunu gerektiriyor. İşte o kontrolü sağlayamadığınız vakit, insana kazanım veya kayıp da yaşatacak her türlü ‘spor’ olarak adlandırılan aktivite ‘çarkının’ kendi haline veya ‘çakalların’ eline bırakılmayacaktır…
İSRAİL’İN MAÇLARI SIRBİSTAN’DA
Sporun etkileşimi olarak üzerinde ‘titizlikle’ durulması gerek konu, toplumun milli ve manevi değerlerini zedeleyici konumuna sokulması. Yarışmacı kimliğe büründürülen sporcu için kazanma yolunda kıyafetinden içeceğine (helal-haram gıda) kadar, sözde ‘başarıya’ giden her yolun normal karşılanması. Bu da İslam’ın bilgi kaynağı olan Kur’an ve Sünnet’ten uzaklaşmak, çocuk ve genciyle felakete zemin hazırlamak demek. Böyle bir süreç spor adı altında yapılan spor organizasyonlarıyla gerçekleştiriyor. Komitelerde görevli, en yetkili (son imzayı atan) kişilerin çoğunluğu Haçlı ve Yahudi düşüncesinin mirasçıları. Bugün Orta Doğuyu kana bulayan İsrail’in müsabakalarını, tarihte Bosna’yı kana bulayan Sırbistan’da oynaması, yer yüzünü kana bürüyenlerin nasıl tarihsel bağ oluşturduklarının bundan daha net ispatı olmasa gerek! İslam toprakları Filistin’de bir asra yakındır kan akıtan, saldırıların şiddetini 2023 Ekim ayından, geride kalan üç yıllık süreçte artıran İsrailli katil sürülerinin, XI. yılı sonunda başlayıp XIII. yüzyılın ikinci yarısında sonuna kadar devam eden. Sonrasında, 1992-1995 yılları arasında Yugoslavya’nın dağılmasından sonra Sırpların, Müslümanların (Boşnaklar) katledilmesini getiriyor akıllara. Böylesi, terör ve soykırım yaşatan İsrail ve Sırbistan gibi çetelere karşı her defasında iyimser tavır takınan IOC, FIBA, UEFA, FIBA, FIBA vb., uluslararası spor organizasyon komitesinin hangi akıl tarafından yönetildiğinin bir yansıması…
İNSANLIĞIN SINAVI GAZZE
Dünya’nın en büyük spor organizasyonu olan olimpiyatlardan sorumlu IOC’nin bile seyirci kaldığı İsrail’in Filistin’deki soykırımının 3. yılı geride kaldı. İslam toprakları gün geçmiyor ki güne acı, gözyaşı, işkence, yaralanma ve ölümle uyanması. Siyonist anlayışın savunmasız masum Filistinli Müslümanlara yönelik işgal, işkence ve öldürmeleri devam ediyor. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın hazırlayıp, Cuma günü camilerimizde okutulan ‘İnsanlığın Sınavı Gazze’ isimli hutbede, bölgede yaşananları cemaate anlatıldı; “Zalimlerin Gazze’deki kardeşlerimize yönelik başlatmış olduğu soykırımın üzerinden üç yıl geçti. Enkaza dönmüş şehirde bugün bile camiler, haneler, okullar ve hastaneler bombalanıyor. Kardeşlerimizin evleri ellerinden alınıyor, bağ ve bahçeleri talan ediliyor, iş yerleri yakılıp yıkılıyor. Müslümanların kutsalları çiğneniyor; çocuklar, yaşlılar, kadınlar, engelliler, hâsılı topyekûn bir toplum, tüm dünyanın gözü önünde acımasızca katlediliyor… Gazze’de yaşanan acılar, sadece Filistinli kardeşlerimizin maruz kaldığı bir felaketten ibaret değildir… Tıpkı Gazzeli bir yavrumuzun dediği gibi: “Evimizi yıkarsanız yenisini yaparız, okulumuzu yıkarsanız yenisini kurarız. Biz hiçbir yere gitmiyoruz!” Evet, zulmün asla ebedî olamayacağına, bir gün mutlaka son bulacağına insanlık daima şahit olmuştur. Zira zalimler ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar Yüce Rabbimizin hükmü kesindir: “…Nice az topluluklar, Allah’ın izniyle çok kalabalık topluluklara galip gelmiştir. Allah sabredenlerle beraberdir.” (Bakara,2/249).. Hutbemizi, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: “…Müslümanlar, başkalarına karşı tek bir eldir. Güçlüleri zayıfları korur; önden gidenler geride kalanları gözetir…”(https://www.diyanethaber.com.tr/9-ekim-2026-cuma-hutbesi
İSRAİL SOYKIRAMININ 3. YILI
Siyonist anlayışın Ortadoğu’daki temsilcisi İsrail’in Filistin’de işgal, işkence ve kan dökmeye devam ediyor. Amerika, Almanya, Fransa gibi ülkelerin desteğini arkasına alan siyonist anlayışın temsilcisi İsrail’in Filistin ve çevre Müslüman ülkelerinde yaşattığı insanlık dışı vahşeti, an be an Anadolu Ajansı’nın (aa) görmek mümkün. Gazze’deki soykırımı dünyaya en fazla, en güçlü, en etkili duyuran Anadolu Ajansı’nın Genel Müdürü Serdar Karagöz’ün “Hakikat arayışını küresel düzeyde sürdürmeye devam ediyor’ diyoruz.” sözünün sahada uygulanışına bizlerde şahit olduk, takdir ettik. Zalimlerin uyguladığı insanlık dışı saldırıları karşısında, mazlumların sesi olma yolunda o habercilikte, Anadolu Ajansı sayfalarına taşınan sadece birkaç başlık, son üç yılı o kadar net özetliyor ki. Rabbim bizleri uyananlardan eylesin inşallah. Amin; “BM: Gazze’de Ekim 2023 yılından bu yana yaklaşık 50 bin kadın ve kız çocuğu öldü veya yaralandı” “İsrail soykırımı nedeniyle Gazze’de enkaz altında kalan 8 bin kişinin naaşının çıkarılması 8 yıl sürebilir” “İsrail’in Gazze Şeridi’nde 3.yılını dolduran soykırımda binaların yüzde 82’si zarar gördü veya tamamen yıkıldı” “İsrail'in üçüncü yılını dolduran soykırımında Gazze'deki her 5 gazeteciden biri saldırılarda hayatını kaybetti” “İsrail saldırılarının üçüncü yılında Gazze'nin sağlık sistemi ağır hasar aldı” “İsrail ordusu, 10 Ekim 2025'ten bu yana Gazze'de ateşkesi 5 bin 223 kez ihlal etti” “Filistinliler, Gazze’de bitmeyen soykırım ve sürgünün 3. yılını "Her yılı 100 yıl gibi" değerlendiriyor” “İsrail'in soykırımı nedeniyle Gazze'de binlerce aile yerinden edilmenin ağır koşullarıyla mücadele ediyor” “Gazze’de ateşkesin üzerinden neredeyse bir yıl geçmesine rağmen hastalar hala kurtarılmayı bekliyor” “Gazze’de 3 yıllık İsrail soykırımı kadınları ölüm, kayıp, düşük ve güvensiz doğumlarla karşı karşıya bıraktı” “İsrail’in 2023'ten bu yana Gazze ve Batı Şeria'daki saldırılarında 800 Filistinli öğretmen hayatını kaybetti” “Gazzeli öğretmenlerden Dünya Öğretmenler Günü mesajı: Bu nesli ayağa kaldırmaya devam edeceğiz” “Norveç Mülteci Konseyi: Gazze'de 1,65 milyon kişi yaklaşan kış nedeniyle barınma sorunu yaşıyor” “Gazze’deki soykırım 3. yılını doldururken İsrail hapishanelerinde 92 Filistinli esir hayatını kaybetti” “Gazze’deki soykırımın 3. yılında zorla kaybedilen binlerce kişinin ailesi, bitmeyen ‘bir yas’ yaşıyor” “BM Sözcüsü Shamdasani, İsrail’in hesap vermemesinin saldırıları körüklediğine dikkat çekti.” “Güney Afrika’da, Gazze’de öldürülen çocukların isimlerinin yazılı olduğu dev kefen açıldı”







