Toplumsal çöküş’ün alameti! “Gulûl” (kamu malına hıyanet)!!! (1)
Son yıllarda ve aylarda kamu alanı hıyanet’lerle dolup taşarken; kamu malını talan edenler, çalanların yanında; kamu malını koruması gerekenlerin;
BU TOPLUMSAL ÇÖKÜŞE SUSKUNLUĞU, DUYARSIZLIĞI, BELKİ DE SUÇA ORTAK OLMA KOMPLEKSİ; milletimizin bu olanlar karşındaki sessiz durgunluğu, çok büyük bir dünyevi ve uhrevi fırtınayı celbdeceğine KUR’AN İŞARET EDİYOR!!!
ALLAH CC HER ŞEYİ GÖREN VE İŞİTENDİR!!!
Allah imhal eder!(mühlet verir ); ihmal etmez!)
Allah, dünyada işlenen hiçbir suçu, zulmü veya kötülüğü unutmaz ya da göz ardı etmez (ihmal etmez). Ancak insanları hemen ve anında cezalandırmaz; onlara pişman olup tövbe etmeleri, doğru yolu bulmaları veya akıllanmaları için belirli bir süre (mühlet) tanır (imhal eder).
Kur’an-ı Kerim’de bu durum ayette şöyle açıklanır: “Eğer Allah insanları haksızlıkları yüzünden hemen cezalandıracak olsaydı yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onlara belirlenmiş bir sürenin sonuna kadar mühlet tanıyor...” Nahl/61.
İmtihan ve Hikmet: Verilen bu mühlet, zalimin yaptıklarının yanına kâr kalacağı anlamına gelmez. Vakti geldiğinde (ecel veya belirlenen ilahi hüküm ulaştığında) adalet mutlaka tecelli eder.
RESULULLAH BUYURDU:
HIRSIZLIK YAPAN KIZIM FATMA DA OLSA ELİNİ KESERDİM!!!
Milletimizin, devletimizin başkanından da beklentisi budur!
Kirli eller kesilip atılmalıdır!!!
Hz. Âişe’den rivayet edildiğine göre, Mahzûm kabilesinden hırsızlık yapan bir kadının durumu Kureyşlileri pek üzmüştü. Bunun üzerine:
- Bu konuyu Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile kim görüşebilir? diye kendi aralarında konuştular. Bazıları:
- Buna Resûlullah’ın sevgilisi Üsâme İbni Zeyd’den başka kimse cesaret edemez, dediler.
Üsâme de onların istekleri doğrultusunda Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ile konuştu.
Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem Üsâme’ye:
- “Allah’ın koyduğu cezalardan birinin uygulanmaması için aracılık mı yapıyorsun?” buyurduktan sonra kalkıp bir konuşma yaptı ve şunları söyledi:
“Sizden önceki milletlerin yok olmasına sebep, içlerinden soylu biri hırsızlık yapınca ona dokunmayıp, zayıf ve kimsesiz biri hırsızlık yapınca ona cezasını vermeleriydi. Allah’a yemin ederim ki, Muhammed’in kızı Fâtıma hırsızlık yapsaydı, onun da elini keserdim.” (Buhârî, Enbiyâ 54, Megâzî 53, Hudûd 11, 12;
GULUL! KAMU MALINA İHANET!!!
İslam hukukunda (Şeriat) devlet malını, hazineyi (beytülmali) veya kamuya ait malları çalmak, zimmete geçirmek ya da haksız yollarla elde etmek literatürde “Gulûl” (kamu malına hıyanet) terimiyle ifade edilir.
İslam dini, kamu malına el uzatmayı sıradan bir hırsızlıktan çok daha ağır bir vebal ve en büyük günahlardan biri olarak kabul eder; çünkü şahıs malında tek bir kişiyle helalleşmek gerekirken, devlet malında bütün bir milletin ve tüyü bitmemiş yetimlerin hakkı (kul hakkı) bulunmaktadır.
Ayet-i Kerimeler
Devlet ve kamu malına hıyanet etmenin ahiretteki dehşetli karşılığını doğrudan ilan eden en temel ayettir: “Bir peygamberin emanete (devlet malına/ganimete) hıyanet etmesi düşünülemez. Kim emanete hıyanet ederse (kamu malından bir şey çalarsa), kıyamet günü hainlik ettiği o şey boynuna asılı olarak gelir. Sonra herkese kazandığı tastamam verilir. Onlar haksızlığa uğratılmazlar.”Âl-i İmrân/161.
İslam’da Hırsızlık Hükmü!
“Hırsızlık eden erkek ve kadının, yaptıklarına karşılık bir ceza ve Allah’tan bir ibret olmak üzere ellerini kesin...” Mâide Suresi, 38. Ayet
GULUL! KAMU MALI YİYEN! ŞEHİT DE OLSA! CENNETE GİREMEZ! NAMAZI KILINMAZ!!!
Hadis-i Şerifler
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), kamu malı hırsızlığı yapanların şehit olsalar bile cennete doğrudan giremeyeceğini, ibadetlerinin bu vebali silmediğini kesin bir dille uyarmıştır:
Şehadeti Engelleyen Hırka Hadisi: Hz. Ömer (r.a.) anlatıyor: Hayber Savaşı günü ashaptan bazıları gelip, “Filan şehit, filan da şehit!” dediler. Nihayet bir adamın yanından geçtiler ve «Bu da şehit!” dediler. Resûlullah (s.a.v.) müdahale ederek şöyle buyurdu: “Hayır! Ben onu, kamu malından/ganimetten aşırdığı bir hırka (yahut yağmurluk) sebebiyle cehennemde gördüm.” (Müslim, Îmân 182).
HEDİYE ALAN DEVLET MEMURLARI!!!
“Evinde Otursaydı O Hediye Verilir miydi?” Peygamberimiz bir sahabeyi zekât toplamakla görevlendirmişti. O zat geri dönüp, “Şu devletin malı, şu da bana verilen hediyeler” deyince Efendimiz minbere çıkarak şöyle haykırdı: “...Benim görevlendirdiğim bir memura ne oluyor ki ‘Şu sizindir, bu da bana hediye edildi’ diyebiliyor?
ALLAH’A YEMİN OLSUN Kİ;
Anasıyla babasının evinde otursaydı ya! Bakalım kendisine hediye verilecek miydi?
Muhammed’in canı elinde olan Allah’a yemin ederim ki, sizden kim o devlet malından haksız bir şey alırsa, kıyamet günü onu boynunda (bağırta bağırta) taşıyarak gelecektir...” Müslüm, İmare 30
İğne Bile Olsa Hainliktir: “Kimi bir işte görevlendirip bir ücret verdiysek, onun bu ücret dışında (izinsiz) alacağı her şey kamuya hainliktir (gulûldür).”(Ebû Dâvûd). Aynı eserde Başka bir hadiste ise “Bir iğne veya ondan daha küçük bir şeyi bile gizlese bu hıyanettir.” buyrulmuştur. Toplumsal Çöküş Alametine “ucu nereye varırsa varsın”dır denilmelidir!!!
Yukardaki ayet ve hadisler ışığında;
Ülkemizde son yıllarda ve aylarda, giderek artan devletin malını dolaylı olarak da olsa çalmak, buna vesile olmak, bu haksızlıklar karşısında susmak ve tedbir almamak; o beldede Allah’ın gazabını CELB’etmektedir!!
İNSANLIĞA BÜYÜK UYARI!!!
“Bir toplulukta devlet malından hırsızlık (Gulûl) baş gösterirse, Allah o topluluğun kalplerine korku salar (huzurları kaçar, düşmanlarına yem olurlar)...” (Muvatta, Cihâd 26).
Devam edecek!
WhatsApp bilgi ve ihbar hattı: 053020000 96







