--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Neden geç kalındı?

Ahmet Can Karahasanoğlu
Ahmet Can Karahasanoğlu
1

Tera Yatırım son günlerde sosyal medyada en çok konuşulan konuların başında geliyor. On binlerce yatırımcının mağduriyeti… Yaşanılan büyük kayıplar.. Ülkemin insanlarının kaderi bu mudur? 

Tera Yatırım konusunda daha önce de ilgili kurumu denetleyen birimlerin uyarıldığı iddia ediliyor. Peki, daha önceden bazı yanlış hareketler görüldü de neden müdahale edilmedi? 

Aslında bu soruya verilecek cevap aynı zamanda ülkemizdeki sermaye piyasasının nasıl denetlendiğini de gösteriyor. 

Sermaye Piyasası Kurulu, 18 Eylül 2026 tarihli açıklamasında, 2025 yılının son çeyreğinde bazı yatırım fonları üzerinden, özellikle fiili dolaşım oranı düşük hisselerde, şirketlerin ekonomik gerçekliği ve temel finansal büyüklükleriyle açıklanamayacak fiyat hareketlerinin gözlemlendiğini belirtiyor.

Sizce 18 Eylül’e kadar her şeyin yolunda gittiği bir şirkette böyle bir skandal mümkün olabilir mi? 

Hayır, mümkün değil. Çünkü, SPK’nın kendi açıklamasına göre konu 2 Aralık 2025 tarihinde Finansal İstikrar Komitesi’nin gündemine kadar taşınmış.

Peki 2 Aralık 2025’den 18 Eylül’e kadar neden harekete geçilmedi? Onca yatırımcının arasına daha fazla insanın katılması neden engellenmedi?  Orada Aralık ayında şirkette ne görüldü ve o görülen mevzuya neden anlık müdahale edilmedi? 

Eskiler ‘yangını görmek başka, söndürmek başka’ derdi ya, bu cümleden yola çıkarak, devletin denetlediği bir kurumda bu dolaplar aylardır nasıl dönebiliyor? 


Adalet Bakanı, bahse konu şirketi denetleme merciindeki tüm memurları görevden alsa, yerine yeni memurlar getirse bile yatırımcıların hepsinin eksiksiz bir şekilde zararını nasıl karşılayacak devlet? 

Yatırımcıların birçoğu, elindeki hissenin agresif yükselmesinin ve agresif inmesinin sebebini aslında hiçbir zaman bilemez. Ama birtakım borsacıların yorumlarına inanır. Bu borsa yorumcularının birinin söylediğinin tam tersini söyler bir öteki. Fakat bir şekilde insan inanmak istediği için kesesine en az zarar verecek sonuca yakın yorumcuya inanır. 

Şirketin bilançosuna, KAP açıklamalarına, aracı kurum notlarına, fonların hareketlerine baksa da çok bir şey anlamaz. Zaten borsada sistem bu şekilde kurulmuştur. Küçük yatırımcı ne kadar az anlarsa o kadar iyi mantığıdır bu. Ama yine söylüyorum, yatırımcıların birçoğu, yatırım yaptığı şirketten çok devletine güvenir. ‘Devletin borsada olan kurumları denetleyen bir kurumu var ve burada bir dolap dönse beni korur’ diye düşünür. 

Tera Yatırım’da savcılık soruşturmaları, gözaltılar, tutuklamalar, MASAK incelemeleri, fonlarla ilgili tasfiye kararları devam ederken 25 Eylül’de hisse yine dipteydi. Yani yüzde on daha değer kaybetmişti. 17 Nisan’da 396 liradan işlem gören hisse bugün 96 liradan işlem görüyor. 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada Tera Yatırım, Pusula Finans Holding, Hedef Holding ve Bulls Yatırım ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali veriler MASAK’tan istenmiş. 

Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Yönetim Kurulu Üyeleri Emre Alkin ve Kerem Alkin ile Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk’ün de aralarında bulunduğu beş kişi tutuklandı. 

Denetim mekanizmalarının görevi sadece olay olduktan sonra sorumluları bulmak olmamalı. Daha olay olmadan sinyalleri geldiğinde zamanında fark etmek çok daha az mağduriyet oluşturacaktır. 


SPK’nın açıklamasındaki başka bir ayrıntı da unutulmamalı.

Kurum, söz konusu gelişmelerin ardından yatırım fonlarına ilişkin düzenlemelerde kapsamlı değişiklikler yaptığını belirtiyor. 

Demek ki sistemde değiştirilmesi gereken bir şeyler vardı.

Peki, bu değişiklikler neden daha önce yapılmadı?

İşte burası halen cevap bekliyor. Bugün Tera, yarın Mera derken bu ülke Çiftlikbank’ın tosuncuklarını gördü. Thodex’in kurucusu Faruk Fatih Özer’i gördü. Daha bunun gibi birçok vukuattan ders alarak kendini geliştirmiş olması gereken kurumlar bugün yeni bir olayla yatırımcıyı yine perişan eden sürece bir anlamda sebebiyet verecek duruma düşmüştür.

Tamam, bazı şirketler güvenini kaybetti. Sermaye piyasalarına bu saatten sonra nasıl güvenecek artık yatırımcı? 

Artık sütten ağzı yanan insanlar ülkenin sağlam, güvenilir şirketlerine bile yatırım yapmayacak duruma mı getirilmek isteniyor. Geç gelen adalet suça teşvik eder. Dolandırıcıları cesaretlendirir. Masumun umudunu yerle bir eder. Dağılan umut, toparlanamayan acıyı besler. Bu acıdan filizlenen her insan, yarınları olmayan kalabalığın içinde hüzünlü bir sonla kaybolur gider.

Ahmet Can Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle