Ümmet Olmanın Gerekleri

28 Mayıs 2019 Salı

“Ümmet” olmak, Allah ve Rasûlü’nün vaz’ettiği “kardeşlik” ilkelerini ikâme etmekle gerçekleşir. “Müminler ancak kardeştirler.” (Hucurât 49/10) ilahî hakikatini teoriden pratiğe aktarmadan, gerçek din-iman kardeşleri olamayız. Peygamberimiz (s.a) bu kardeşliğin nasıl yaşanacağını şöyle açıklamıştır: 

“Mü’minler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir organı hasta olduğu zaman, diğer organları da bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar.” (Buharî, Edeb 27; Müslim, Birr 66)

İşte birbirimizi sevip, merhametle kucaklamada bir vücut gibi olduğumuzu gösteren iki gelişmeyi sizlerle paylaşmak istiyoruz: İlki, Kocaeli’deki 47 kuruluşumuzun bir araya gelerek İdlib ve Azez’deki 5 bin mülteci kardeşimize “Ümmet İftarı” vermesi, ikincisi ise Suudi Arabistan yönetiminin bazı seçkin âlimleri Ramazan sonrası idam etmeye hazırlandığına dair duyumlar üzerine ümmeti temsil eden ilim ve fikir insanları ile duyarlı sivil toplum kuruluşlarımızın bu girişimi önlemeye yönelik çabalarıdır.

Geçen Cuma akşamı Kocaeli Gönüllü Teşekküller Birliği’ne mensup kuruluşlarımızın temsilcileri, İdlib ve Azez’deki iftarı canlı yayında izlerken, Kocaeli’de yalnız çorbadan ibaret bir “Ümmet İftarı” yaptılar. Konuşmacı olarak katıldığım bu iftarda midelerimiz değil, kalplerimiz doydu hamdolsun. 

Kocaeli Ümmet İftarı, son yıllarda maalesef “israf sofraları”na dönüşen ve hatta kurumsal gösteri ve tanıtım çalışmaları yapmak için araçsallaştırılan kadîm iftar geleneğimizi yeniden aslî mecrasına oturtma yönünde bir işaret fişeği anlamı taşıyor. Ayrıca, -üstat Necip Fazıl’ın ifadesiyle- mukaddes “Dâvâ Taşı”nın altına hep birlikte elimizi koyarak “Ümmetin Birliği”ni tekrar canlandırmak adına da çok önemli ve anlamlı bir adım olmuştur. Kocaelili kardeşlerimi candan kutluyor, dualar ediyorum…

Suud yönetiminin İslâm âlimlerini idam etme girişimine gelince; inanıyoruz ki, Selman el-Avde gibi hakkı ve hakikati savunarak ümmetin gönlüne girebilen âlimler şu âyette sözü edilen erlerdendir:

“Müminler içinde Allah’a verdikleri sözde duran nice erler var. İşte onlardan kimi, sözünü yerine getirip o yolda canını vermiştir; kimi de (şehitliği) beklemektedir. Onlar hiçbir şekilde (sözlerini) değiştirmemişlerdir.” (Ahzâb 33/23)

Son yıllarda iyiden iyiye ABD-İsrail yörüngesine giren Suudi Arabistan yönetiminin el-Avde başta olmak üzere bir grup İslâm âlimini Ramazan’dan sonra idam edeceğine dair duyumlar üzerine birçok duyarlı kuruluşumuz basın açıklamaları yaptılar. “Namaz Gönüllüleri”nin çalışmalarını kendilerine anlattığımızda ziyadesiyle sevinip bize dua eden Selman el-Avde ile diğer âlimlerin idam edilme girişimi üzerine Namaz Gönüllüleri Platformu olarak yayımladığımız bildiriyi burada paylaşıyoruz:

“Suudi Arabistan yönetiminin 2017 yılında tutukladığı ve aralarında tanınmış İslam âlimi Selman el-Avde, Hatip Avad el-Karni ve Ali el-Omari’nin de bulunduğu bir grup seçkin İslam âlimini idam etmeye hazırlandığı yönündeki haberler bütün dünyadaki ve Türkiye’deki duyarlı Müslümanları tedirgin etmiştir. 

Müslümanlar, dünyanın neresinde olursa olsun her türlü zulüm ve haksızlığa karşı çıkmayı, Allah’ın Kitabı’ndan ve kutlu Peygamberi Hz. Muhammed’in (s.a) bizzat katıldığı Hılfu’l-Fudûl geleneğinden öğrendikleri gibi, “Âlimler Peygamberlerin varisleridir” hakikatini de Efendimiz’den (s.a) öğrenmişlerdir. Dolayısıyla Suudi Arabistan yönetiminin İslâm âlimlerini delilsiz, ispatsız tutuklayıp şimdi de sözde ‘teröre bulaştıkları’ gibi asılsız iddialarla idam etmeye hazırlandığına dair alınan duyumlar huzur içinde Ramazan Bayramı’na girmekte olan Türkiye ve Dünya Müslümanlarını derinden yaralamıştır. Bu bağlamda, Selman el-Avde’nin 2017 Katar Krizinde, “Allah’ım! Yöneticilerimizin kalplerini birbirlerine ısındır ve onları halkları için hayırlı işler yapmaya muvaffak eyle!” diye dua etmesinin idamına gerekçe yapılması da akla ziyan bir tutumdur.

Bilinmelidir ki, Müslümanların gönüllerinde yer eden mümtaz İslâm âlimlerini idam etme girişimi sadece Suudi Arabistan’ı ilgilendiren bir konu olarak görülemez. 

Biz Namaz Gönüllüleri Platformu olarak Suudi Arabistan’ın İslam âlimlerine karşı ortaya koyduğu bu haksız ve adaletten yoksun tutumu şiddetle kınıyor, tüm Müslüman devlet adamlarını, İslâm âlimlerini, fikir ve kanaat önderlerini, sivil toplum kuruluşlarını, uluslararası insan hakları örgütlerini ve hukukçuları bu konuda gerekli tepkileri vermeye ve bu keyfi ve akıl almaz idam girişimine engel olmaya davet ediyoruz.”

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • AnkaralıAnkaralı1 ay önce
    kemal kamildroglu12 sa önceUmmet değil Türküz. Ya sen z aten Müslüman değilsin ki kamildroğlu. soyadın da İslami değil, sizin gibi jakobenlerin önce Müslüman olması lazım ki ümmet kavramını öğrensin. İlah kavramını on senede dahi öğrenemezsin bu kafa ile. Ümmeti hiç anlamazsın. Türk olunca ümmet olmuyor mu beyin özürlü arkadaş
  • Mustafa Mustafa 1 ay önce
    Nisa 48 - Doğrusu Allah, kendisine ortak koşulmasını asla affetmez. Ondan başkasını (diğer günahları) ise, dilediği kimseler için bağışlar ve mağfiret buyurur. Her kim Allah'a şirk koşarsa gerçekten pek büyük bir günah ile iftira etmiş olurNisa : 116 - Şüphesiz Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışında dilediğini bağışlar. Allah'a ortak koşan, muhakkak ki, derin bir sapıklığa düşmüştür... 272 - Onları yola getirmek senin boynuna borç değildir, ancak Allah dilediğini yola getirir. Yaptığınız her iyilik sırf kendiniz içindir. Siz yalnızca Allah rızasını gözetmenin dışında infak etmezsiniz. İyilik cinsinden ne infak ederseniz o size aynen ödenir. Size hiçbir şekilde haksızlık yapılmazKasas suresi. 56 - (Resulüm!) Sen sevdiğini hidayete eriştiremezsin; bilakis, Allah dilediğine hidayet verir ve hidayete girecek olanları en iyi O bilir110]De ki; «Ben de tıpkı sizin gibi bir insanım, yanız bana vahiy yolu ile ilahınızın tek Allah olduğu bildiriliyor. Buna göre kim açık alınla Rabb'inin huzuruna çıkmayı istiyorsa, iyi ameller işlesin ve kulluk görevlerinde hiç kimseyi Rabb'ine ortak koşmasın.Yusuf Sûresi 106...Onların çoğu şirk koşmadan Allah'a iman etmezler (imanlarına az çok bir şirk karıştırırlar)[103. Ama sen, ne kadar istesen/üstüne düşsen de, yine insanların çoğu iman edecek değillerdir.Yusuf Sûresi / 103.Ayet[aliimran suresi . 104 - İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa eren onlardır.[ 87. “Eğer içinizden bir grup benimle gönderilene iman etmiş, bir grup da iman etmemişse Allah aramızda hükmedinceye kadar sabredin. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.”Hz. Şuayb’ın toplumdaki yaygın ticârî ahlâksızlık ve hilekârlığa engel olmaya çalışmasına ve onları ilâhî emre uyarak düzeltmek için uyarmasına rağmen, vurguncu menfaatperestler bir cephe oluşturup karşı çıktılar.A'râf Sûresi / 87.Ayet
  • Trabzonspor Trabzonspor 1 ay önce
    Dünyada ümmet olmanın gereği Türkiye ye kazık atmaktan geçer.tum müslüman ülkeler turkiyenin karşına geçip ummeti oluştururlar.biz saftoriklerde ümmet ümmet diye elin fakirlerini besler ve gurur duyariz
  • kemal kamildroglukemal kamildroglu1 ay önce
    Ummet değil Türküz.
  • Mustafa ULUSOY Mustafa ULUSOY 1 ay önce
    Kocaeli Gönüllü Kültür Teşekküllerinin Ümmet İftarı Projenin Bir Parçası Olmayı Nasip Eden Allah ıma Şükürler Olsun..Abdullah Hocam Kalemine Sağlık. Konferansın için de teşekkür ederiz Allah Razı Olsun. Selam ve dua ile Allah a emanet olun..
  • Mustafa Mustafa 1 ay önce
    Ümmet olmak için önçe tagut u Red sonra şirk ten beri olmakla başlar.

Günün Özeti