Sıla-i Rahim Açılımı

11 Haziran 2019 Salı

Bayramların en güzel hayır ve bereketlerinden biri de “sıla-i rahim”e; yani akraba ve yakınları ziyaret edip, hallerini ve hatırlarını sorarak, gönüllerini almaya vesile olmasıdır.

Ana-babalardan başlayarak yakın ve uzak akrabaları ziyaret edip gözetmek İslâm’ın temel ilkelerinden biridir. Yazık ki, son yıllarda ülkemizde modernizmin de etkisiyle akraba ilişkileri zayıfladığı gibi, “sıla-i rahim ibadeti” de neredeyse terkedilmeye yüz tuttu. Dahası, sıla-i rahim’in bir “ibadet” olduğunu bilen ve bu konuda topluma öncülük ve örneklik etmeleri gereken İslâmî hareket önderleri ile ilim ve fikir insanları âdeta kendi elleriyle ördükleri kozalarına/kabuklarına çekilerek yalnızlaşmaya başladılar. Oysa Cennet vesilelerinden biri olan “sıla-i rahim ibadeti”, aynı zamanda bu dünyada da İslâmî fikirlerin ve İslâmî hayat tarzının toplum geneline yayılıp yerleşmesinde en doğal ve en önemli bir imkân ve açılım vesilesi olarak değerlendirilmelidir.

Sıla-i rahim, öncelikle Cennet vesilesi bir ibadettir. Peygamberimize (s.a) sorulur: 

- “Yâ Rasûlallah; beni Cennete sokacak bir ibadet söyler misiniz?”.

Efendimiz (s.a) şu cevabı verir:

“Allah’a kulluk eder ve O’na hiç bir şeyi ortak koşmazsın, namazı kılar, zekâtı verir ve sıla-i rahim edersin” (Buharî, Zekât 1).

Bütün insanlığı: “Ey insanlar! ... Allah’tan korkun ve akrabalık bağlarını kesmekten sakının!...” (Nisâ, 4/1) diye uyaran Yüce Rabbimiz, “Allah’ın gözetilmesini emrettiği (akrabalık vb.) bağları gözetip devam ettiren, Rablerine karşı gelmekten sakınan ve kötü hesaptan korkan akıl sahiplerine” Cennet ödülleri vaat ederken; “Allah’a verdikleri kulluk ahdini bozanları ve Allah’ın bağlanmasını emrettiği (akrabalık vb.) bağları koparanları ve yeryüzünü fesada veren lânetlileri” ise yurdun kötüsü olan Cehennem azabı ile tehdit eder (Ra’d, 13/21-25).

Sıla-i rahimi kesenlerin lânetlenmesi, doğrusu çok manidardır:

“Demek işbaşına geçecek olursanız yeryüzünde fesad çıkaracak, akrabalık bağlarını parçalayacaksınız öyle mi? İşte onlar Allah›ın kendilerini lânetlediği, kulaklarını sağır, gözlerini kör ettiği kimselerdir» (Muhammed, 47/22-23).

Peygamberimiz (s.a), sıla-i rahimi kesenlerin acı akıbetlerini şöyle haber vermiştir:

“Akrabalık Arş’ta asılıdır. Der ki: - Beni gözeteni Allah gözetsin; beni terk edeni Allah terk etsin” (Müslim, Birr ve Sıla 17).

“Akrabalık bağlarını kesip koparan kimse Cennete giremez” (Buhari, Edeb 11).

Sıla-i rahimi gözetmeyi ise teşvik buyurmuştur:

“Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse akrabasını görüp gözetsin” (Buharî, İlim 37; Müslim, İman 74-77).

“Her kim rızkının bol olmasını ve ecelinin gecikmesini istiyorsa akrabasını görüp gözetsin” (Buhari, Edeb, 12).

“Ey insanlar, birbirinize selâm verin, akrabanızı gözetin, yemeği yedirin! Geceleyin insanlar uyurken namaz kılın ki selâmetle Cennete giresiniz” (Tirmizî, Et’ime, 45).

Efendimiz (s.a), ilişkiyi kesen akrabayı ziyaret etmeyi özendirmiştir:

“İyiliğe benzeri ile karşılık veren kişi, tam anlamıyla akrabasını görüp gözetmiş olmaz. Hakiki sıla, kişinin kendisi ile ilgiyi kesenleri görüp gözetmesidir” (Buharî, Edeb 15).

İnsanların yakın akrabalarıyla dargınlık yaşamaları sık rastlanan bir durumdur. Oysa teyze, hala, amca, dayı gibi yakınlar aileden sayılırlar ve özellikle onlara daha çok saygı gösterilmelidir. Nitekim Rasûlüllah (s.a): “Teyze, anne yerindedir/yarısıdır” (Tirmizi, Birr 5) buyurur. Amca da baba yerindedir...

Ramazan Bayramı vesilesiyle elini öpüp dualarını aldığım 85’lik teyzemin abdest alırken yaptığı hikmet yüklü has ve hâlis dualarla yazımızı bitirelim: (Elini-yüzünü yıkarken;) “Âmentü” duasından sonra, “Allah’ım, elimi-yüzümü mübarek nûrunla nurlandır.” (Başını meshederken;) “Allah’ım başımı Tûbâ dallarına değdir.” (Kulağını ve boynunu meshederken;) “Allah’ım, sağ kulağıma da sol kulağıma da Cennet sedaları işittir; boynuma Cehennem zincirleri taktırma.” (Ayaklarını yıkarken;) “Sağ ayağımı ve sol ayağımı Sırat köprüsünden kaydırma Allah’ım!”.

Sıla-i rahmi, hem Cennet vesilesi bir ibadet, hem de bizi tıkanmışlıktan kurtaracak bir açılım vesilesi olarak değerlendirmeye hazır mıyız? 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Mustafa Mustafa 6 gün önce
    İtikad hak getire Ne tâğûttan haberimiz var ne şirk ten beri olduk. Gusulsüz gezmez olduk zina boyumuzu gecti. Kul hakkından korkar lüksümüzden vaz geçemeyiz,borcumuzu öteler ödemeyiz. Konuşurken ağız dolusu elhamdülillah deriz, yani söz iman olunca mangalda kül bırakmayız.
  • sami canersami caner6 gün önce
    turkiyede herkez cakal, hirsiz olmus ve kendi capindaan yakinindakini dolandirir olmustur.gel de silai rahim yap boyle insanlarla..
  • ORHAN İNANORHAN İNAN6 gün önce
    ELLERİNİZE SAĞLIK.BİLMEDİKLERİMİZİ ANLATMIŞSINIZ.ÖNEMSEMEDİĞİMİZ DAVRANIŞLARIN NE KADAR ÖNEMLİ OLDUĞUNU İZAH ETMİŞSİNİZ.ALLAH(CC) RAZI OLSUN.
  • Mehmet Ay Mehmet Ay 7 gün önce
    Sayin hocam, günümüz Türkiye sinde islam inanisini yasayan insan kaldi mi?Güzel dinimizi siyasete alet ederek kul hakki, talan, rüsvet diz boyu oldu.Calanin Yanina kar kaldigi bir dünyada yasiyoruz.Allahtan korkan bir insan bunlarin hicbirisini yapamaz..
  • Metin ERENMetin EREN7 gün önce
    Sevgili Abdullah Abi,Allahu teala razi olsun,Çocukluğumdan beri devam ettirdiğim ve her IKI Bayramda 70 - 80 akrabamızı, evlendikten sonra da ailem ve iki kızımla devam ettirerek SILAHI RAHIMI yaşatmanın mutluluğunu ve akrabalarim ile bagin günden gune kuvvetlenerek tap taze kaldığına her Bayram sonrasi şahit oluyorum,...Bu IBADETI geleceğimiz olan yavrulara aktarmak en buyuk görev ve sorumlulugumuz,...Selam ve Dua ile,
  • Suna AkyüzSuna Akyüz7 gün önce
    Çok güzel bir yazı Allah razı olsun

Günün Özeti