Miraç, Namaz ve Sabır

02 Nisan 2019 Salı

Günlerdir siyasetle yattık, siyasetle kalktık. Nihayet yerel seçim de bitti. Umarız, herkes çok anlamlı mesajlar taşıyan bu seçimi iyi okur, almaları gereken dersleri alır ve kendilerine doğru bir yol çizerler…

Biz bugün, değişmeyen, değişmemesi gereken gündemimizi günde beş vakit okunan ezanın çağrısıyla belirleyen, bizi yapay gündemlerin anaforundan kurtarıp sahil-i selâmete çıkaran namazı konuşacağız. Zira bu akşam İsrâ/Miraç Gecesi; Allah’ın lütuf ve inayetine muhtaç olan biz aciz kulları huzura taşıyan “mü’minin mi‘râcı”namazın beş vakit olarak farz kılındığı ikram ve ihsan gecesi…

Yüce Rabbimiz Bakara suresinin 153. âyetinde buyuruyor ki: “Ey müminler, sabırla ve namazla Allah’tan yardım isteyin. Şüphesiz Allah, sabredenlerle beraberdir.”

“Sabır”, Kur’an-ı Kerim’de çok sık tekrarlanır. İnsanlar, çeşitli zorluklar ve sıkıntılar karşısında mutlaka sabırlı olmalıdır. Sabır (sebat, kararlılık), müminin her zaman kuşanması gereken bir zırhtır:

Şehid Seyyid Kutub’un ifadesi ile: “İbadetlere devam etmek için sabır… Günahlardan uzak durmak için sabır… Allah’a giden yolu kesmek isteyenlere karşı girişilecek cihadı devam ettirmek için sabır… Türlü türlü düşman tuzaklarına, komplolarına karşı sabır... Zaferin ve başarının gecikmesi karşısında sabır… Aşılması gereken mesafenin uzunluğuna sabır… Bâtılın yayılıp güçlenmesi karşısında sabır… Dostun, destekçinin azlığına sabır... Gidilecek yolun uzun ve dikenli oluşuna sabır... Vicdanların kaypaklığına karşı sabır… Kalplerin şaşkınlığına, sapmalarına karşı sabır… İnatçılığın baskısına sabır… Dönekliğin, kalleşliğin acılığına karşı sabır…

Eğer hedefe ulaşma süresi uzar ve sıkıntıların baskısı yoğunlaşırsa, ortada azık ve yardımcı güç bulunmadığı takdirde sabır zayıflayıp tükenebilir. Bundan dolayı, yüce Allah burada namaz ile sabrı yan yana koyuyor. Çünkü namaz, kurumaz bir kaynak ve bitmez bir azıktır. Namaz, güç kaynaklarını yenileyen ve kalbe enerji yükleyen bir azıktır. Namaz sayesinde sabır ipi uzar ve kopmaz bir sağlamlık kazanır. Sonra da sabra hoşnutluk, şevk, gönül huzuru, güven duygusu ve azim ekler.

Ölümlü, zayıf ve gücü sınırlı olan insanın en büyük güç kaynağı Allah ile ilişki kurması, karşılaştığı zorluklar sınırlı gücünün kapasitesini aşınca O’ndan yardım istemesi mutlaka gereklidir. Ne zaman? 

Gizli açık bütün şer güçler ile karşı karşıya kalınca… İçgüdü ve ihtirasların engellemesi ile arzuların kışkırtması arasında doğru yolda ilerlemenin üzerine bindirdiği sıkıntı ağır bir baskıya dönüşünce...

Amansız azgınlıklara ve fesad girişimlerine karşı verdiği mücadelenin baskısı altında ezilmeye yüz tuttukça... Sınırlı ömrüne göre aşacağı yolun ve ulaşacağı hedefin uzakta olduğunu anladığında; akşam vaktinin eşiğinde olmasına rağmen henüz hiçbir yere varamadığını, ömür güneşinin batmaya yüz tutmasına rağmen henüz beklediği şeylerden hiçbirini elde edemediğini tespit edince…

Kötülüğün yayılıp güçlendiğini, buna karşılık iyiliğin gitgide zayıfladığını, ufukta hiçbir aydınlık kırıntısı ve yolda hiçbir işaret olmadığını görünce… 

İşte böylesine zor durumlarda namazın değeri ortaya çıkar. 

Namaz; ölümlü insan ile sürekli ve kalıcı güç olan Allah arasındaki doğrudan ilişkidir

Namaz; tek başına kalmış, garip bir damlacığın hiç kurumayan gür bir su kaynağı ile belirlenmiş bir buluşma vaktidir… 

Namaz; küçük yeryüzü realitesinin sınırlarını aşarak büyük evrensel realitenin uçsuz-bucaksız alanına yükselmektir… 

Namaz; yakıcı çöl sıcağında serin bir meltem, bir ilkbahar yağmuru taneciği, bir ağaç gölgesidir… 

Namaz; yorgun ve kırık kalplere yönelik şefkatli bir el okşayışıdır… 

Böyle olduğu içindir ki, Peygamberimiz (s.a.) sıkıntılı anlarında müezzini Hz. Bilâl’e (r.a.); 

- “Ey Bilâl, bizi namazla rahatlat (bize onunla nefes aldır)!” buyururdu. Zor bir işle karşılaşınca da yüce Allah’la daha çok buluşabilmek için her zamankinden daha çok namaz kılardı.

İslâm, bir ibadet sistemidir. İbadetlerde pek çok sırlar saklıdır. İbadetin sırlarından biri de; onun yol azığı, ruhun enerji kaynağı ve kalbin cilâsı oluşudur. Ne zaman ağır bir yükümlülük ile karşı karşıya gelsek, namaz, bu yükümlülüğü tatlılıkla, neşe ile ve kolaylıkla karşılamamızı sağlayan bir kalp anahtarı olur” (Seyyid Kutub, Fi Zılâli’l-Kur’ân).

Mi’râcımız mübarek, namazımız “mi‘râc” olsun.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • EmekliEmekli2 ay önce
    Bakın bugün miraç şu saatte tv lerde kuran okunuyor milyonlarca insanda at yarışlarında bu gece kumar oynamakta tv den veya hipodromda telefonlarından izlemekte laik hükümet yetkililerin dönemindede değiliz
  • Mustafa Mustafa 2 ay önce
    Sineğin kanadıyla , soğanın zarıyla ayetler le örnekler veren ve yarattığı en kücük canlıya bütün organlarını eksiksiz bazen fazla sıla yaşatan Allah subhanehu ve teâlâ 50 elli vakit namaz ve namaz pazarlığıhiç kuran a uyuyor mu
  • Süleyman Sırrı DinçerSüleyman Sırrı Dinçer2 ay önce
    Amin.
  • Muhalefet Muhalefet 2 ay önce
    AÇ toplumun MİRAÇ ı olmaz. Allah diyenlerin işsiz ve aç bıraktığı yüz binleri düşünün ey siyasi islamcılar..
  • ReisReis2 ay önce
    KUDÜS'ün ve KABE'nin yeniden FETH'i ADEM"oğluna onların RAB'leri olan ALLAH'ı ccYAKINEN tanıtmak anlatmak söz etmek .Tıpkı mekke'de Allah'ın cc tek üzerinde söz ettiği Resulullah"ın tek meselesi olduğu gibi
  • LamabudeillAllahLamabudeillAllah2 ay önce
    inşAllah
  • ORHAN İNANORHAN İNAN2 ay önce
    AMİN İNŞALLAH..İSLAM ALEMİNİN MİRAÇ KANDİLİNİ KUTLUYORUM.BİRLİĞİMİZE VE DİRLİĞİMİZE VESİLE KILMASINI CENAB-I ALLAH(CC)'TAN NİYAZ EDİYORUM.ELLERİNİZE SAĞLIK.
  • Fh45d52judvFh45d52judv2 ay önce
    Amin....

Günün Özeti