Kur’ân’ı Kendimize Uydurmayalım

30 Nisan 2019 Salı

Geçen haftaki yazımızda, yaklaşan mübarek Ramazan ayının biz müminlere, Kur’ân-ı Kerim’i Rasûlüllah’ın (s.a) öğrettiği, ashabının da uyguladığı tarzda okuyup-anlayarak yaşamak ve parçalanan kalplerimizi vahiy potasında onarıp kaynaştırmak için muhteşem bir fırsat olduğunu hatırlatmıştık. Bu bağlamda Kur’ân-ı Kerim’in, -Seyyid Abdüllatif’in ifadesiyle-, ‘her biri ayrı telden çalan farklı grupların iddialarını doğrulayıcı bir araç konumuna’ düşürüldüğüne dikkat çekmiş, Allah’ın kitabını kendi önyargılarını pekiştirmek amacıyla okuma eğiliminin Kur’ân’ı nesneleştirme ya da araçsallaştırma diyebileceğimiz tehlikeli bir zihinsel hastalığa yani sapmaya yol açtığını hatırlatmıştık…

Bugün, bu konuya Hz. Ömer’in (r.a) şu dehşet verici uyarısı ile devam edelim:

“…Siz Kur’ân’a tâbi olunuz. Sakın Kur’ân’ı kendinize uydurmayınız. Çünkü kim Kur’ân’ı kendisine uydurursa, Kur’ân onu yüz üstü cehenneme atar. Fakat kim Kur’ân’a tabi olursa, Kur’ân onu Firdevs cennetlerine götürür…” (Yusuf el-Kandehlevi, Hadislerle Müslümanlık, 3/511.)

Ne yazık ki, Kur’ân’ı kendi indi anlayış ve önyargılarımıza, kendi sığ düşünce kalıplarımıza, çağın genel geçer moda anlayışlarına uydurmaya çalışmak, son yıllarda çok yaygın hale geldi…

Çağdaş düşünce ekollerinin ve egemen ideolojik söylemlerin etkisi altında kalan kimi Müslüman zihinler, çoğunlukla seküler dünyada üretilmiş fikir demetlerine ya da düşünce kalıplarına Kur’ân ve Sünnet’ten, İslam’dan sözde deliller, gerekçeler bulmaya kalkışabiliyorlar; psikolojik ve fiili baskısı altında ezildikleri egemen zihniyete meşruiyet kılıfları üretme peşinde koşabiliyorlar; bunu yaparken de akla ve hayale gelmedik teviller, zorlamalar yapabiliyorlar. Yazık ki, geçmişte kısmen var olan hatalar ve sapmalar, günümüzde iyiden iyiye içinden çıkılmaz bir hal aldı: Kur’ân âyetlerini bağlamlarından kopararak alabildiğine zorlama yorumlarla tevil ve tefsir etmeye çalışmak, bazı âyetlere şimdiye kadar hiç duyulmamış ve görülmemiş biçimde anlamlar vermek için kelime ve kavramları kurcaladıkça kurcalamak, işlerine gelmeyen yerlerde mecaza, metafora ya da tarihselciliğe sığınmak, zihinlerine yerleşmiş önyargıları ve dogmaları mutlak doğru kabul ederek bütün âyetleri o şablonla okumaya veya o şablona uygun hale getirmek için eğip-bükmeye, kesip-biçmeye kalkışmak… 

(Bu çerçevede İslâm Dinini; sol, sosyalist, modernist, liberalist, feminist, faşist/ulusalcı… düşüncelerle telif etme ucuzluklarına dair birçok uç ve uçuk örnek hatırlanabilir.) 

İşte bu tür sapmalar, moda anlayışlar, popüler yaklaşımlar, kısaca “Kur’ân’ı kendine uydurma” eğilimleri karşısında bize düşen, Hz. Ömer’in dediği gibi, “kendimizi Kur’ân’a uydurmak”tır; fikri ve zikriyle, söylemi ve eylemiyle, hâli ve kâliyle, anlayışı ve yaşayışıyla Kur’ân’a tabi olanlardan olmaktır.

Biliyoruz ki, Allah Rasûlü (s.a) Kur’ân-ı Kerim’i ashabına okumakla yetinmedi; onlara tebliğ etti, açıkladı, anlattı, öğretti, talim etti ve onun ilkeleri doğrultusunda onları arındırdı. Peygamberimizin (s.a) kalbine iyice yerleştirdiği ve yüreğinin ta derinliklerinden okuduğu Kur’ân âyetleri, muhataplarının kalplerine tesir ediyor, onların önce düşünce ve zihin dünyalarında, sonra da davranışlarında muazzam değişimlere yol açıyordu. Kur’ân-ı Azîmü’ş-Şân’ı gönüllere/kalplere sindirmek için yavaş yavaş, dura dura okuyup öğreten ve onları arındırmak için çırpınan Rasûlüllah (s.a), bu sorumluluk bilinci sebebiyledir ki, “Hûd sûresi benim saçlarımı ağarttı” buyurmuştu. Müfessirler, Peygamberimizin Hûd suresinin 112. âyetini işaret buyurduğunu söylerler: 

“O halde seninle beraber tevbe edenlerle birlikte emrolunduğun gibi dosdoğru ol! ...” 

Ashâb-ı kiram Efendimiz’e (s.a), “Erken yaşlandınız yâ Rasûlallah”  deyince, “Beni Hûd ve Şûrâ sûreleri yaşlandırdı” buyurmuştu (Tirmizî, Tefsir, 56/6. ‘Beni Hûd, Vâkıa, Mürselât, Nebe’ ve Tekvir sûreleri kocattı’ rivayeti de vardır (Beyhaki’den; Kandehlevî, a.g.e., 3/170). Çünkü her iki surede de ona “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!” buyurulmuştur (Hûd 11/112; Şûra 26/15). 

Peygamberimizin (s.a), uğrunda bir ömür tükettiği “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” talimatı, elbette onun (s.a) şahsında her birimiz için de geçerlidir. 

İmdi, yaklaşan mübarek Ramazan ayını fırsat bilip, hayatımıza tepeden tırnağa bütünüyle yön vermek için gelen Kur’ân-ı Kerim’le yeniden buluşma ve kendimizi ona uydurma vaktidir, vesselâm.

Ramazan-ı Şerif’imiz şimdiden mübarek olsun ve dirilişimize vesile olsun.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Mustafa Mustafa 1 ay önce
    Vatandaşın vergilerinden maaşını alan diyanet mensubu (memuru) vatandaşı dolandıranın cenazesini kıldırmasın. Beni dolandırana da hakkımı helal etmiyorum namazını kıldırana da, hırsız dolandırıcı olduğunu bilerek kılanada hakkımı helal etmiyorum. Timurtaş hocanın dediği gibi leşleri caminin musallasına yatırmasınlar.
  • DedeDede1 ay önce
    Amin Allah razı olsun kardeşim. Allah bu millete tekrar İslâm sancağını nasip etsin.
  • engineerengineer1 ay önce
    güncellemek isteyenler var.
  • AbdülkadirAbdülkadir1 ay önce
    Sayın Yıldız Kur'an Mehcur bırakılmış durumdadır.KuR'anı kendine uyduranlarda yok değil tabii ki var.Ama Kur'an meallerinin çoğunda çok önemli hatalar vardır. Mesela bir kaç gün önce yeni akitin paylaştığı diyanetin mealinde nur süresinin 21 ayetinin FAKAT ALLAH DİLEDİĞİNİ ARINDIRIR kısmı yanlış meallendirilmiştir. Doğrusu VE LAKİN ALLAH DİLEYENİ ( ARINMAYI DİLEYENİ ) ARINDIRIR.Bakın birbirine zıt iki ifade var.Birisinde Allah kendisi dilediğini arındırıyor.Bu o zaman kimsenin hesaba çekilmeyeceğine götürür.Yani Allah dilediğini arındırıyorsa o zaman insanın iradesi niye var ki.Bu soruyu sormak gerekiyor. Orada ayetin o kısmında gizli bir durum olduğu açık. Orada VE LAKİN HER KİM ARINMAYI DİLERSE ALLAH ONU ARINDIRIR VEYA ARINDIRMAK İSTER.Yani burada Allah arınma fiilini insanın kendi iradesine bırakmıştır.Bu meallerin çoğunun hatta hepsinin tekrar gözden geçirilmesi gerekir.Yoksa kesinlikle Kur'anı kimsecikler anlayamayacak gibi görünüyor.Zaten cami imamları bile anlayamamış .Cami imamı islam itikadı diyeceğine sünni itikadına göre diyor.Bu düpedüz şirktir.Tabii bunu hatırlattığında bizi rencide etmeye girişiyorlar.Ben artık insanlara bu yarıları daha az yapıyorum.İslam dünyasından da umudumu kestim.Bu islam dünyası her zaman batının oyuncağı olacak.Bundan çok eminim.Belki Türkiye şimdi bir şeyler yapar dedim ama nafile o da İslamı Kur'anı anlamak için bir çaba göstermiyor.Eski vesayet rejimine hazır olun.Bu kafayla vesayet rejimi geri gelir. Müslümanlar çok önemli bir fırsatıda Kur'anı anlayamadıklarından kaçıracaklar gibi görünüyor.Bakın abd durmadan venezuelada darbeler yaptırıyor.Yakın orasıda teslim bayrağını çekecek.Sıra Türkiyeye gelecek maalesef. Müslümanlık iddiasında bulunanlar Kur'ana yönelip Allahın dinine yardım etmediğimiz gibi bir de sanki dindenmiş gibi durmadan şirk koşup duruyorlar. Böylece Muhammed süresi 7.ayette vaadettiği gibi Allah bize yardım etmiyor ve etmeyecek.Çünkü kendisine duradan şirk koşan bir topluma niye yardım etsin ki.İslam toplumları eğer yaşarsak göreceğiz batının karşısında ayvayı yiyecekler.Ne kadar uyarsak da boş ama yinede vazgeçmeyeceğiz. EMRİ BİL MARUF NEYHİ ANİL MÜNKER YAPTIM.Tabii ki Allahu Alem.
  • salihlilisalihlili1 ay önce
    o zaman devamlı olarak konuşmalarında Kuran harici insan yazması **kitaplardan örneklemeler veren cübbeliye mesaj gitmişmidir hocam..hele yanmaz amerikan bezi icadı dünyada çığır açmıştı..okuyon yanmaz oluyo...sende yanmıyon böylece cübbeliden..
  • nusret hocanusret hoca1 ay önce
    Değerli hocam, sizin de işaret ettiğiniz gibi keşke bizler de İMAN'ı, İSLAM'ı VE KUR'AN'ı sahabeler gibi, "O SÖYLÜYORSA DOĞRU SÖYLUYORDUR" sıdkıyet'iyle/teslimiyetiyle anlayıp yaşayabilseydik. Rabbim dilinize, kaleminize kuvvet versin, sıratı müstakimden ayırmasın.Sizleri "Peygamber varisi" kalmaya muvaffak kılsın.
  • ORHAN İNANORHAN İNAN1 ay önce
    ALLAH(CC) SİZDEN VE SİZİN GİBİ,DAİMA DOĞRULARDAN,EĞİP BÜKMEDEN,ANLATAN İNSANLARDAN RAZI OLSUN.DİNİNİ ÖĞRENDİĞİNİ ZANNEDEN BİR ÇOK İNSANIMIZ FİTNE SEBEBİ OLDULAR.MEAL OKUYUP KENDİ FİKİRLERİNE GÖRE TEFSİR ETMEYİ YOL EDİNDİLER.DİĞER KARDEŞLERİNİ,"GELENEKSELCİ,HURAFE VE BİDAT EHLİ" OLARAK TEKFİR ETTİLER .KENDİLERİ GİBİ DÜŞÜNMEYEN BÜTÜN MÜ MİN LERİ TEKFİR ETTİLER.ÖNDERLERİNİN BİR SÖZÜNE İTİRAZ EDENİ HEMEN DIŞLADILAR.İLGİNÇ OLAN ,HER TÜRLÜ İSLAMİ BİRLİKTELİĞE ŞİDDETLİ KARŞI ÇIKTILAR AMA KENDİ GRUPLARINI HEP YÜCELTTİLER.MEZHEPLERE VE HADİS-İ ŞERİFLERE,SAHABE HAYATINA HİÇ İTİBAR ETMEDİLER.HEP YANLIŞ YAPTILAR VE HIZLA DA BU YANLIŞLARINI TEKRAR EDİYORLAR.MÜSLÜMANLARI BÖLDÜLER,İTİKADLARINI SARSMAYA GAYRET ETTİLER VE KISMEN DE (BELLİKİŞİLERDE )BAŞARILI OLDULAR.GİTTİKLERİ YOLDA DEVAMLI ,YENİ SAPKINLIKLAR EKLEMEK SURETİYLE,DAİM OLDULAR VE OLUYORLAR.HER ŞEY GİBİ İMAN DA RABBİM'İN NASİBİ İLE MÜMKÜN.ANCAK KAYIPLARIN HEPSİ BİZDEN.DOSTUMUZ,KARDEŞİMİZ,KOMŞUMUZ VE MÜSLÜMAN KARDEŞLERİMİZ.BU DURUM HER MÜSLÜMAN'IN OLDUĞU GİBİ BENİ DE ZİYADESİYLE ÜZÜYOR.DUALARIMIZ BÜTÜN MÜSLÜMANLARIN KURTULUŞU İÇİN OLDU VE OLACAK İNŞALLAH..HER ŞEYE KADİR OLAN EN İYİSİNİ BİLİR.ELLERİNİZE SAĞLIK.
  • Mustafa Mustafa 1 ay önce
    Kamer suresi 17_22_32_40 "Andolsun ki kuranı kolaylaştırdık düşünüp öğüt alan yok mu ". Kuranı meal olarak okumayın diyenlere kapak olsun. Allah aşkına KURAN okuyun
  • Mustafa Mustafa 1 ay önce
    KURANI anlatan risliyeyi nur dan mı Abdullah tekhafızoğlu altıyüz sayfa kitapla reddiye yazmış hiç yalanlıyamadınız ama bazı kitapları piyasadan kaldırıp veya KURANA aykırı yazıları cıkartınız .
  • Mustafa Mustafa 1 ay önce
    Siz kimden kuranı okuyup anlıyorsunuz. Mektubattan mı Allah subhanehu ve teâlâ yı kadının her uzvuna benzetenden mi.?
  • AliAli1 ay önce
    Son zamanlarda bu yapılıyor maalesef Hele de sizinkilerde
  • KozalakKozalak1 ay önce
    Değerli Ahmet ağabeyim...Yazılarınızı her okuduğum da kimyam değişiyor...ibadetlerimi huşu ile yapmama vesile oluyorsunuz. Allah sizden razı olsun...Ahmet ağabeyim, ne olur siz de bir gün sadece bir partinin alimi olmayınız...Hepimizin alimi olarak kalınız. Kalınız ki ilminizin her kesime faidesi olabilsin.

Günün Özeti