• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
TÜM YAZILARI
18 Mart 2019

Yeni Zelanda ve AB

Yeni Zelanda’nın Christchurch kentinde iki ayrı camiye cuma namazı esnasında yapılan kanlı terör saldırısı, dünya Müslümanlarına ve insanlığa nasıl bir mesaj veriyor? Bu saldırı, sadece bir teröristin planladığı bir vahşet midir? Olayda kullandığı silahın kabzasındaki yazılardan tutun manifestoya kadar her şey, usta bir istihbarat örgütüne işaret ediyor. İyi bir tarih bilgisi yetmez bu olayı gerçekleştirmeye. Güçlü bir Haçlı birlikteliği var bunun arkasında. Katliamın amatör kamera ile kayda alınması ile de dünyaya bir mesaj verilmek istendi. Dolayısıyla yarın birileri, bu saldırıyı gerçekleştiren teröristi yapayalnız bir psikopat olarak tanımlayıp bu katliamın arkasındaki ülkeleri örtbas etmesi mümkün değildir. 

Fener Rum Patrikhanesi dışında hiçbir dini merkez bu katliamı terör ve failini terörist olarak nitelemedi. ABD Başkanı ve Avrupa ülkelerinden bir ses yok. Yeni Zelanda’da iki camide 49 Müslümanı şehit eden ve yayınladığı manifesto ile Türkiye ve Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan Brenton Tarrant isimli Haçlı teröristinin arkasında kimler var? Bu eli kanlı mahlûkun Türkiye›de 7 ili ziyaret ettiği, toplam 45 günlük ziyaret sırasında İzmir›e de geldiği belirlendi. Peki, İzmir deyince aklımıza ne geliyor? Herhalde bu seyahati basit bir turistik gezi olarak izah etmeyecektir birileri. Bu teröristin Türkiye ve İzmir bağlantısı, Fetö ile olan varsa ilişkisi mutlaka deşifre edilmeli ve kamuoyu aydınlatılmalıdır. Emniyet ve istihbarat birimleri teröristin Türkiye bağlantılarını ortaya çıkarmak için çalışma başlattı. Umarız bu olay kısa sürede aydınlatılır. 

Terörist aracılığıyla verilen mesajda “Bizi Boğaz’ın doğusuna süreceklerini”, “Ayasofya’yı minarelerinden kurtaracaklarını”, “Kostantinopolis’i yeniden kuracaklarını”, “İstanbul’un Avrupa yakasını Hıristiyan şehri yapacakları” söylendi. Peki, bir de Fetö’nün ne dediğine bir bakalım. Fetullah Gülen, 15 Temmuz’dan bir ay sonra (22 Ağustos 2016) yayınlanan görüntülü konuşmasında nasıl bir görev aldığını itiraf edercesine aynen şunları söyledi: 

“Haçlının ülkenizi işgal etmesi, çok tehlikeli değildir; çünkü sizin ve onların arasında kırmızı çizgiler vardır. Bir kere onlar, sizin kadınlarınıza kızlarınıza ilişmezler, mabedinize ilişmezler; ilişmemiş Haçlılar.” Fetö ile Yeni Zelanda katliamı arasında direkt bir ilişki yoksa bile eli kanlı teröristin İzmir ziyareti iyi araştırılmalıdır. Ayrıca Gülen teröristi Haçlı’nın Türkiye’yi işgal etmesini tehlikeli görmüyor, mabetlerimize ve kadınlarımıza saldırmayacaklarını ifade ediyor. Bu Fetö denen alçak tetikçi ne kadar büyük bir hainmiş… Söylediği bütün sözlerin İslam’a ve Müslümanlara ne büyük zararlar verdiğini hâlâ görmeyen, görmek istemeyen Fetöcüler de haindir.

Bu saldırıyla bizlere, başta Suriye olmak üzere izlediğimiz politikalardan geri adım atmamız için mesaj verildi. Mülteciler hususunda acımasız olmamız isteniyor. Hem Avrupa hem de Batı, Türkiye’nin Ortadoğu’da politik etkinliğinin giderek güçlenmesinden oldukça rahatsızlar. Rusya’dan S-400’leri almaktan vazgeçmemiz de istenmekte. Teröristin manifesto ile ne ilgisi ola? Onun ipini tutan arkasındaki güçler, hazırladıkları güçlü bir tarih ve manifesto ile hem Türkiye’ye hem de İslam dünyasına mesaj veriyorlar.

Yeni Zelanda’da bunlar yaşanırken Avrupa Parlamentosu Türkiye kararlarında bizlerin PKK’yı terör listemizden çıkartması, Ayasofya’yı camiye çevirmememiz istenmekteydi. Sonrasında Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki; katılım müzakerelerinin askıya alınması önerisinde bulunan kararı kabul edildi. Türkiye-AB ilişkilerinin etkin bir ortaklık temelinde yeniden tanımlanması istendi. Kati Piri, “Türkiye ile müzakere sürecinin tamamen durdurulmasının değil, askıya alınmasının önerildiğini” söyledi.

Türkiye’nin bir beka sorunu yok diyen Kılıçdaroğlu, “ABD’nin desteklediği teröristler bize saldırmaz” diyordu, acaba Yeni Zelanda katliamından sonra neler söyledi? Kılıçdaroğlu’nun; bu katliamı İslam dünyasına bağlaması ve İslami terörle açıklaması, üzerinde durulması gereken bir mesele. Bu dil, bu üslup son derece tehlikeli. Suriyeli mülteciler hakkında da daha evvel benzer şeyler söylemişti.

Türkiye’nin bir beka sorunu yok diyenler, eğer gerçekten hain değillerse, dünyada olup bitenlerden bîhaberdirler. Kuzey Irak’tan Akdeniz’e kadar uzanan koridorda Kürt tabanlı terör devleti, ikinci İsrail demektir. YPG’ye onca desteği veren ABD bu emelinden vaz mı geçti? Avrupa’da Müslüman Türk düşmanlığı ve ırkçılığın geldiği noktayı hepimiz görüyoruz. Sağduyu ve aklıselimden yana olanlar, sözü dinler, doğrusuna tabi olurlar.

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23