--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Türkiye’nin göç politikası

Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
12

Göç ve mülteci konusunu yazarken mümkün mertebe empati yapmaya, merhamet ve vicdan duygusunu elden bırakmamaya, ama aynı zamanda olayın sosyolojik boyutunu ele alırken de duygusal davranmamaya çalışıyorum. Nitekim konunun hem bize bakan cephesi, hem de uluslararası boyutu var. Malum, Türkiye’nin Suriye iç savaşı ile başlayan ve yaklaşık 10 yıldır 5 milyona yakın sığınmacıyı topraklarında misafir ettiği “açık kapı politikası” şimdilerde çok tartışılmaya başlandı. Zaten Suriyeliler konusu bir takım mihraklar ve özellikle CHP tarafından sürekli gündemde tutuluyordu, buna şimdi bir de Afganlılar eklendi.

“Göç” olgusu yani insani hareketlilikler tarih boyunca vardı, bundan sonra da olacaktır. İnsanların bulundukları yeri bırakarak başka mekânlara göç etmek isteme nedenlerinin en acılı olanının “savaş, korku ve şiddete dayalı göç” olduğunu söyleyebiliriz. Elbette zorunlu göç anlaşılabilir, bu durumda göçe maruz kalanlar misafir olarak ağırlanır, günü ve saati geldiğinde kendi mekânlarında fiziki ve diğer tüm şartlar tamamlanmışsa ülkelerine iade edilebilirler. Her göçün arkasında, “daha iyi bir hayat arayışı” vardır. Hiç kimse durup dururken kendi vatanını terk etmez. Mesela Suriyeliler neden ülkemize ve diğer ülkelere göç dalgası başlattı? Esed denen zalim, kendi halkına savaş açmasa ne diye bu insanlar iş yerlerini, evlerini barklarını bırakıp da hiç alışık olmadıkları diyarlara hicret etsinler? Göç sadece fiziki sınırlardan ibaret de değil. Kültürel ve duygusal, gelenek ve görenekleri de kapsıyor. Kim bunları bir çırpıda terk etmek ister?

İnsanlar yaşadıkları yeri neden terk ederek, başka bir ülkeye göç ederler? Türkiye’nin göç politikası gayet insani, merhamet ve vicdana dayalı ve de adildir. Bu yüzden yıllardır “açık kapı” politikası uyguladı. Bu konuya yazımın sonunda yeniden döneyim, şimdi Afganistan konusuyla meseleyi biraz irtibatlandırmaya ve bir çıkış yolu aramaya çalışalım. Meseleye Davutoğlu’nun doğru veya yanlış Suriye politikası argümanıyla yaklaşanlar, göç politikasını doğru tanımlayamazlar. Popülizme gerek yok. Davutoğlu’nun konjonktür gereği o gün uyguladığı Suriye politikası doğru ve yerinde bir karardı. 

 Taliban’ın kırmızıçizgi olarak nitelendirdiği 31 Ağustos tarihine ramak kala Afganistan’da gerçekleşen saldırılarla ne amaçlandı? İŞİD veya diğer adıyla DAEŞ’in Afganistan’dan uzaklaştığı biliniyordu. DAEŞ Kabil Havaalanına kadar girip, nasıl terör eylemi yaptı? Dehşet bir güvenlik açığı ve zafiyeti, bir o kadar da istihbarat zayıflığı söz konusudur bölgede. Yıllardır bölgeyi işgal altında tutan ABD, hem İŞİD’i ve hem de Taliban’ı etkisiz hale getirdiğini söyleyip durdu. ABD’nin Afganistan’dan pes ederek çekildiğini pek düşünmüyorum. Taliban’ın Afganistan’da yönetimi bir tek kurşun atmadan devralmasını nasıl muamma buluyorsam, aynı şekilde ABD’nin de ayrılmasını, ayrılırken bölgeyi Taliban’a devretmesini de garipsiyorum. Ülke kontrolünü ele geçiren Taliban, hapishanelerde tutuklu bulunan DAEŞ mensuplarını da serbest bırakmıştı. Uluslararası kamuoyuna ılımlı mesajlar vermekte olan Taliban’ın bu insani yaklaşımına, bir zamanlar birlikte hareket ettiği İŞİD, böyle mi karşılık verecekti? Bugün Afganistan’da Taliban’la İŞİD’i karşı karşıya getiren faktör veya güç kim? Daha şimdiden bu tür patlamalar ve cinayetler gerçekleşirse, uçakların kanadında özgürlük arayan, topraklarını terk etmek isteyen Afganlı mülteciler haklı duruma düşmüş olmaz mı? 

Afganistan’dan kaçışlar sürerken, Ankara da haklı olarak “açık kapı” yani göç politikasında değişikliklere gidiyor. Türkiye 10 yıldır açık kapı politikası uyguluyor. Peki, açık kapı kimlere uygulanır? Uluslararası hukukta ölüm, savaş ve zulümden kaçanlara yönelik açık kapı politikası uygulanmakta. İşte Suriye’de varil bombalarından kaçanlara yönelik Türkiye’nin uyguladığı politika budur. Ancak sürecin uzaması, elimizi uzattığımız mülteci kardeşlerimizin tüm yüklerinin omuzumuza yüklenmesi karşısında kendi vatandaşlarımız haklı olarak gelişmeleri sorgulamaya başladılar. Buna bir de Afganistan hareketliliği eklenince hükümet de politika değişikliğine gitme kararı aldı. Açık kapı politikası, mevcut haliyle bizi mağdur ediyor. Neden? Çünkü uluslararası arena “bize sığınmacı gelmesini engellersen ancak sana destek veririz” diyor. Yani destek almak için mültecinin hepsini yalnız başına senin alman gerekiyor. “Bu bir vicdan meselesidir” diyerek, bugüne kadar çeşitli nedenlerle ülkelerinden kaçmak zorunda kalan insanlara topraklarını açan ve onları misafir eden Türkiye, artık bir yerde ister istemez tıkandı. Suriye’de Esed kadar, göç olgusuna neden olan İŞİD, ABD, Rusya ve İran da sorumludur. Korkarım aynı İŞİD, Afganistan göçünü de tetikleyeceğe benziyor. 

AÇIK KAPI POLİTİKASI KAPANDI MI?

Afganistan’daki gelişmeler nedeniyle kitlesel göç hareketine karşı “açık kapı” politikası, sınıra duvar örmek suretiyle kapandı. Daha önce eleştirdiğimiz tel örgü, duvar ve çitlerle sınırlarını koruyan ülkeler gibi biz de artık yeni bir politika uygulayacağız. Düzensiz göçmen sorununu tek başına Türkiye’nin çözmesi mümkün değildir. Salgınla mücadele, sınırlardaki terör hareketi, ekonomik sorunlar gibi devasa sorunlara bir de düzensiz göçmenleri eklediğimizde Türkiye’nin “açık kapı” politikasını değiştirmesi gayet doğaldır. Hiç kimsenin Türkiye’nin yardım severliğini istismar etmeye hakları yok. Dua edelim ve de gayret gösterelim de Suriye ve Afganistan’da ekonomik ve siyasi hayat normale dönsün. İnsanların kendi ülkelerinden kaçmasına neden olan etkenleri ortadan kaldırılsın. 

 

Yorumlar

(12)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Özkan

6 Eylül 2021 22:42

Tespitleriniz çok yerinde ama bunlar; halkın yukarılarına kör ve sağır kalmaya devam ediyor.  

Eko

6 Eylül 2021 21:40

Tek böbrek liyim mide kanserinden dolayı midem alındı malulen emekli olmuştum devlet 10 ay sonra emekliligimi IPTAL etti iyilestigim için.son 4aylik emekli maasimida geri ödedim engelli emeklilik için başvurdum iki defa 100 de 30 rapor ancak verdi tek böbrekli midesi olmayan bir insana ancak bukadar rapor veriyorlar erde çıksa bunlara oy yok

Sağ seçmen.

30 Ağustos 2021 22:24

Milyonlarca issiz3gencin varken,milyonlarca zor şartlarda yaşayan insanın varken,birde alay eder gibi 40 milyar dolar harcadık dersen ,bizde bu kadarda ENAYILIK olmaz diye isyan ederiz. 

Sağ seçmen.

30 Ağustos 2021 22:17

Bakin sizin vatandaşla alakanız olsa,istanbuldan sonra akpartinin.iktidarida kaybetcegini görürsünüz. 

Sağ seçmen.

30 Ağustos 2021 22:09

Bazıları olayı anlamamakta,akparti başta suriyelile sayesinde iktidarı kaybetcegini görmemezlikten geliyor..Bakin sayın yazalar.biz ensaigida,islâmî insanı destegide fazlasıyla yaptık.Bu müdafi dedikleriniz evsahibinin yaşantısına,geçimine ekşi tesir yapar birde huzursuz ederse artık yeter der.Sizin sitede huzur olabilir birde işçi kesimine sor. 

Süleyman

30 Ağustos 2021 16:21

Dikkatinizi cekerim!!!!!!ISTANBUL ANKARA IZMIR ANTALYA VE BIRCOK ilde CHPLILER tarafindan eline mikrofon verilen MIKROFONCULAR,ilavetv,sade vatandas,tuglu mikrofon,kendine muhabir ve bunun gibi bir suru MERKEZLERDE OZELLIKLE GENCLERE MIKROFON UZATIP AKPARTILILERI TUZAGA CEKIYORLAR. ACAYIP SEKILDE KUFURLER EDILIP ASAGILIYORLAR, AHABER VE AKIT HEDEFTE!!! 16 17 YAS TAKILER HEDEFTE.. 2023TE OY KULLANACAKLARI ICIN ONLARI KONUSTURUP GELECEK KAYGISI YASATIYORLAR. BUNLAR YASAKLANMALI VEYA KARSI ATAK YAPILMALI.

Kamal

30 Ağustos 2021 13:19

Bir sorunu çözmek için o sorunu anlamak gerek.  

Okur

30 Ağustos 2021 12:46

Suriyelilerin ülkelerini terk etmesinin nedeni Esad degildir. Esad 1970lerden beri Suriye'yi yönetiyor Esad'ın, Kaddafi'nin, Saddam'ın, talibanın baskısından kaçanların sayısı bir elin parmakları kadardır. Esad 2010lardan sonra iktidara gelseydi tamam esad'dan dolayı kaçtılar diyebilirdik. Suriye'liler, Libya'lılar, ırak'lılar yemen'liler, afgan'lar ABD ve NATO gibi emperyalist ülkelerin başlattığı savaştan kaçtılar. Batılı emperyalistler demokrasi götürmek için yaptıkları savaşı zaten kabul ediyor. Bugün Afganistan'dan kaçanlar taliban'dan kaçmıyor yıllardır var olan emperyalist savaşın getirdigi yoksulluktan, açlıktan, işşizlikten kaçıyor. Suriyeliler Esad'dan kaçmadıklarını biliyor. Suriye'deki savaşı Esad çıkarmadı NATO ülkeleri çıkardı. "Suriye'ye demokrasi götüreceğiz" diyen NATO ülkeleri Suriye halkını bu hale getirdi. Libya'yı aylarca havadan bombalayan kaddafimiydiki Suriye'yi bombalayan Esad olsun.. Siyaset yapmak çin diyorsak tamam Esad kötüdür doğruları söylemek istiyorsak Esad ABD ve NATO'dan daha iyidir. Afganistan'ın, Suriye'nin, Irak'ın bugünkü durumlarının tek sorumlusu ABD ve NATO'dur. Saddam'ın, Kaddafi'nin, Esad'ın ülkelerini yakıp yıkan ABD ve NATO'dur.

tali

30 Ağustos 2021 12:31

adanademirspor hocasız kaldı...

Bir

30 Ağustos 2021 11:29

Bir politikası varmıki Amerika ve Avrupa Birliği ne derse o nesini anlatıyorsun

Abdullah Şanlıdağ Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle