• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
TÜM YAZILARI
28 Ocak 2019

‘Türkiye içeride ve dışarıda çok büyük saldırılar altında’

Türkiye, içerden PKK, FETÖ ve bunlara destek veren gruplarla, dışardan ise YPG/PYD, PKK, İsrail, İngiltere ve ABD tarafından kuşatılmış, tehdit edilmektedir. Tehdit, terör örgütleriyle bunların arkasındaki küresel devletlerden gelmektedir. Müttefikimiz ve dost bildiğimiz ABD, PKK’nın tam destekle arkasındadır. Türkiye’yi güneyden kuşatan PYD için, ABD; “bizim kara ordumuz” diyerek, PYD teröristlerini hem eğitmekte, hem silahlandırmaktadır. Bir yandan Suriye’den çekileceğini söyleyen ABD, diğer yandan Kuzey Irak’tan Akdeniz’e kadar uzanan bölgede bir terör devleti kurmaya çalışmaktadır. PYD’ye verdiği silahların bir kısmının PKK teröristleri için verildiği muhakkaktır. İsrail’in istihbarat örgütü MOSSAD da PKK lehine Türkiye’de terörist eylemler düzenleyebilir, belki de bunun hazırlığı içerisindedir.

Nitekim Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kuzey Irak’ta askeri üssümüze yapılan saldırıyla ilgili yaptığı açıklamada, “Bugün Irak tarafında yanlış yapmak istediler. Savaş uçaklarımız, SİHA’larımız kalktı ve dağılmak durumunda kaldılar.” 

Erdoğan, Gaziantep’te çok önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan Türkiye’nin; içerde ve dışarda tehdit altında olduğunu belirterek, gelecek günlerde daha dikkatli olunmasının altını çizdi. Tehdit ve algı operasyonları sadece iç merkezli değil, dışarıdan da yürütülmektedir. Erdoğan şunları kaydetti: “İngiltere’de bir ışıklı reklamla benim akademisyenleri öldürdüğümden bahsediyorlar. Neredeyse bu öldürdüğüm akademisyen, hiç böyle bir şeyi kendim bile duymadım, görmedim, bilmiyorum ama dünya zalimler, hainlerle dolu. Biz de diyoruz ki zalimler için yaşasın cehennem. Son dönemde Gazi Mustafa Kemal, andımız, Suriye, ekonomi ve mülteciler gibi hassas başlıklar üzerinden alevlendirilmek istenen gerilimler, önümüzdeki günlerde bizleri nelerin, hangi tür sınamaların beklediğinin işaretleridir. Bizim huzurumuza, refahımıza kastedenlere hayat hakkı tanımayacağız, içeride ve dışarıda. İlkeler yerine ihtirasların yönettiği muhalefet nasıl ülkemizin talihsizliğiyse, AK Parti ve Cumhur İttifakı da Türkiye’nin istiklalinin ve istikbalinin teminatıdır. 24 Haziran seçimlerindeki başarımızla Türkiye düşmanlarının heveslerini kursaklarında bırakmıştık. Bu başarıyı 31 Mart seçimlerine de taşıyarak ülkemizin beka sancağını yükseltmeye devam edeceğiz.”

ADANA MUTABAKATI DA NEDİR? 

Türkiye ve Suriye arasında 1998’de Adana Mutabakatı imzalandı. Buna göre Suriye yönetimi PKK’nın “terörist bir örgüt” olduğunu kabul etmiştir. Suriye yönetimi, ülke topraklarında PKK’nın eğitim ve barınma amaçlı kamp ve diğer tesisler oluşturmasına ve ticari faaliyetlerine izin vermeyecektir. PKK üyelerinin üçüncü bir ülkeye geçişleri için Suriye topraklarının kullanmasına müsaade etmeyecektir. Mutabakata, göre Suriye PKK’yi “terör örgütü” olarak tanıdı ve faaliyetlerini yasakladı. Ancak ne hikmetse, o tarihten beri başta PKK olmak üzere tüm terör örgütlerin cirit attığı bölge, Suriye oldu. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Moskova ziyaretinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türkiye ve Suriye arasında, 1998’de imzalanan Adana Mutabakatını gündeme getirdi. Peki, ama neden? Suriye’de gündem sürekli değişiyor. Vekâlet savaşının yürütüldüğü coğrafyada ibre, Esed’den yana doğru kayıyor. Türkiye, Şam rejimi ile masada buluşmaya zorlanıyor. Putin, Ankara ile Şam arasında diyaloğun yeniden kurulması için düğmeye bastı. Türkiye, Suriye’ye yönelik meseleleri İran ve Rusya üzerinden çözmeye çalışırken, iç savaşta milyonlarca insanın katili olarak gördüğü Esed’e karşı bundan sonrasında nasıl bir politika belirler, bunu zaman gösterecek. İç savaşta son perdeye girdiğimiz, en azından öyle gözüken bir zaman diliminde sahadaki gelişmelerin seyri Türkiye’yi kaçınılmaz bir şekilde ‘Şam rejimi ile ilişki kurmayı reddetme’ politikasını gözden geçirmeye zorlayabilir.

Adana Mutabakatı gereği Menbiç’i terörden arındırabilirsek, sonrasında Fırat’ın Doğusuna yöneldiğimizde elimiz güçlenebilir. Taraflar işi zamana yayma ve bekle-gör politikası uyguluyorlar.

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23