• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
TÜM YAZILARI
14 Ocak 2019

Trump çark ediyor

Geçtiğimiz günlerde Trump Suriye’den birliklerini çekmek istediğini bildirdi, arkasından Pentagon’dan, Pompeo’dan ve Türkiye’yi ziyaret eden Ulusal Güvenlik Danışmanı Bolton’dan farklı sesler çıkmaya başladı. Hal böyle olunca; çatlak seslere kulak veren Başkan Trump, Pentagon generalleri ve müttefik ülkelerin talepleri üzerine Suriye’den geri çekilmeyi yavaşlattı. Anlayacağınız; ABD kısa vadede Suriye’den çıkmıyor. Hatta Pompeo, Bolton ve Suriye elçisi Jeffery Suriye planını korumak için harekete bile geçtiler. Şimdi ne olacak? ABD’nin planında IŞİD’i bitirmek (bölgeye IŞİD’i konuşlandıran kendisidir, bunun Obama olması neyi değiştirir?), İran ve vekâlet savaşı yürütenleri Suriye’den diskalifiye etme var. Bu arada bizi de dengelemeye, oyalamaya çalışıyor. Bunu yaparken Körfez ülkelerinin desteğini almaya çalışıyor. ASTANA üçlüsüne karşı galip gelmek için Rusya’ya Suriye’nin geleceğine dair tek başına söz sahibi olma yetkisi vermek istemiyor. Peki, hedefi ne? Hedefini, dağda sürüsünü otlatan çoban da biliyor. Biz yine de söyleyelim. ABD’nin Suriye’deki varlık sebebi şudur: “ABD Suriye’de bölgeyi tek başına dizayn edemez. Bunun için bir desteğe ihtiyacı var. Birleşik Krallık, Fransa ve Almanya’yı da yanına alarak, bölgede petrol, gaz ve taşımacılık için oluşturulmaya çalışılan terör koridorunda Kürt tabanını da kullanarak Şam rejimine bağlı, Kuzey Suriye’de bir terör devleti inşa etmek. Kuracağı bu devletin adını da “uluslararası hukuka bağlı yeni bir Suriye” olarak belirledi. Pentagon generalleri de sanırım bu duruma razılar. Peki, Suriye’de böyle bir amacı olan ABD, sizce bölgeyi terk eder mi? Terk ettiği takdirde bu projeyi YPG yalnız başına yürütebilir mi?

ABD’nin şimdilik Suriye’den çıkmayacağı, en azından çıkma eylemini yavaşlattığı bir gerçek. Lakin Suriye’nin kuzeydoğusundaki IŞİD ile mücadeleyi bize devretti. “Biraz da başkaları savaşsın” dedi. Biz bu şarta evet derken Fırat’ın Doğusu’nu da terörden temizlemeyi deklare ettik. Görünen o ki hâlâ ordu içerisinde, kuzeydoğu Suriye’de yer alan IŞİD’le savaşmayı istemeyen generallerimiz var. Çok garip ama bu mücadelenin hukukta bir dayanağı olmadığını söyleyenler bile var. Türkiye’de hâlâ darbe yanlısı, eski Türkiye özlemi çeken generaller, bürokratlar, yazarlar ve sanatçılar var. Siyasetçilerin olduğunu söylememize bile gerek yok. PKK/YPG, PYD ve IŞİD’e karşı yapılan mücadeleyi içine sindiremeyen terör sevicileri, Türkiye’nin terörü bitirme gayretini Kürtlere karşı bir savaş olarak lanse ediyorlar. Kuzeydoğu Suriye’nin yönetimi asla Esed’e verilemez. Bu durumda Şam rejimi, çoğunluğu Kürt tabanına dayanan terör gruplarını kendi ordusuna dahil edebilir. Terör kontrol altında tutulacak bir mesele değildir. Büyüdükçe kontrolü zorlaşır. Ancak imha edilip nefes borusu kesilince rahatlarız. Tabi terörden beslenen, onlara silah satan, işgal etmek istediği ülkelere önce onları konuşlandırıp arkasından kendileri işgale yeltenen emperyalist ülkeler terörün bitmesini ister mi? Teröre destek veren Kürtlerin kontrol edildiği takdirde Türkiye’nin rahatlayacağı yalanına kimse bizi inandıramaz. Böyle düşünen alçaklar, Türkiye’nin Fırat’ın Doğusuna yapacağı harekâtı baltalamak isteyenlerdir. 

Büyük şeytanın Güney ve Batı Suriye’nin yanı sıra İsrail ve Ürdün sınırlarında nasıl bir planı var, ona bakmak lazım. Bir de eğer Fırat’ın Doğusuna operasyon gerçekleşmeyecekse Türkiye’nin sınırlarının çok ötesinde IŞİD ile savaşmasının bir anlamı olur mu? Bunu da geçin… Eğer biz Fırat’ın Doğusunu ve Menbiç’i terörden arındırmazsak El-Bab, Cerablus ve Afrin kazanımlarının da bir anlamı olmayacaktır. Hem sınırımızdaki terör tehdidinin bertaraf edilmesi, hem de ülkemizde barındırdığımız Suriyeli mültecilerin emin bölgelere iskân edilmeleri, Fırat’ın Doğusuna gerçekleştirilecek harekâtla mümkündür. İsrail’in projesine hizmet edecek olan terör koridoru engellenmez ise, en az bir yüz yıl da sınırlarımızdaki terörle savaşırız. Mevsim ve coğrafi şartlar ne kadar zor olursa olsun, çemberi yarıp geçecek imanlı neferlerimiz vardır. Metin Temel ve Mustafa Barut’u Afrin’de alkışladık, çünkü başarılı bir operasyona imza attılar. Lakin Menbiç’te Türk birliklerini yavaşlatmaları ve Suriye kuvvetlerinin bölgeye ulaşmasını sağlamalarının bedelini, görevden alınmakla ödediler. Bunun başka bir izahı yok. Bundan dolayı da Başkan Erdoğan’ı tebrik ediyoruz. 

 Bolton ve beraberindeki Dunford ve Suriye Özel Temsilcisi J.Jeffrey ile Suriye ve Fırat’ın Doğusunu tartışmak üzere Ankara’ya gelip gitti. Bize göre Bolton’un Ankara ziyareti fasa fiso. Onların; adını Kürt savaşı koydukları, bizim ise terör dediğimiz hadiseyi müzakere etmek için gelen Bolton, ağzının payını alıp gitmiştir. Şimdi Rusya, YPG’nin Türkiye sınırlarından çekilmesi için garantörlük yapar mı?

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23