Toplumsal değişim

08 Temmuz 2019 Pazartesi

Değişim, mevcut durumu terk ederek yeni bir dünya görüşüne, fikrine, inancına yönelmektir. Aristoteles bu terimi, “karşılıklı iki durumda birinden öbürüne geçme, anlamında kullanmıştır. Aristoteles’e göre üç türlü değişim vardır: Yokluktan varlığa geçerek (doğum), varlıktan yokluğa geçerek (ölüm), varlıktan varlığa geçerek (devim). Skolastikler bu devimi mekanik bir anlayışla yorumlamışlardır, onlara göre yeri değişenin kendisi değişmez.”

Beraber yaşam sürdüren toplumlar hiçbir zaman statik, tek düze olmamışlardır, bundan sonra da olmayacaklardır.  Dolayısıyla devamlı hareket eden ve değişen bir varlık görünümündedirler. Ne kadar geleneksel, bağnaz  ve tutucu olursa olsun her toplum ve her kültür sürekli değişkenlik arz edebilir. Ama kalıcı ve köklü olmayan değişimleri toplumsal değişim olarak ifadelendirmek doğru olmaz. Bu bağlamda CHP ailesini bir topluma benzetecek olursak, oradaki değişimi “toplumsal” bir değişim olarak tanımlamak, biraz zorlama olur. ANAP görünümlü İmamoğlu’nun muhafazakar görünümlü duruşuyla, ona bağlı olarak teşkilatlarındaki eylem ve üslubun değişip değişmediğine bakmak gerekiyor. CHP’nin geçmişi karanlık. O geçmişiyle yüzleşmeyen, dinle ve dindarlarla barışmayan bir CHP, sittin sene tek başına iktidar olamaz. CHP’deki değişim, köklü ve kurumsal bir değişim olmadığı için inandırıcı ve samimi değildir. Zaten yazımızdaki toplumsal değişimin muhatabı da salt anlamda CHP değildir.

Modernizm, insanı rüzgar gibi savuruyor. Lüks, şatafat, israf içerisindeki yaşantıyı İslam onaylamaz. Çuvaldızı kendimize, iğneyi başkalarına batırmamız gerekiyor. Biz de çok temiz değiliz. Hepimiz kirlendik. Müslümanlar modern dünya yaşantısına karşı evrensel İslami bir alternatif yaşam biçimi ortaya koyamadı. Ne yaşantımızla örnek olabildik, ne de sözlerimizle. Samimiyet ve takva ikliminden uzaklaştıkça biz de eleştirdiğimiz insanlara benzedik. Haddinden fazla şiddet, gayedeki hikmeti yok edermiş. Bir kavme olan kinimiz, bizi onlar hakkında adaletsizliğe sevk etmemeliydi. Üretmeden tüketmeyi, yan gelip yatmayı normalleştirdik. Helal-haram kavramlarını kendimize göre yorumlayıp günah defterimizi kabarttık. Elli yaş ve üstü kuşaklar İslamcılığın sermayesini hoyratça tüketti. Değişmez sabitelerimiz, asla taviz vermediğimiz ilkeleri şimdi kendimiz çiğniyoruz. Seyyid Kutup, Said Havva, Mevdudi, Hasan El Benna’nın çeviri eserleriyle yetinip o dinamikleri Türkiye ölçeğinde nasıl uyarlarızın fikri, siyasi, kültürel altyapısını oluşturamadığımız için İslamcılık hayalimiz de bitti. Refah Partisi dâvâ partisiydi, herkeste bir şuur vardı, aşk vardı. Bilgi ve donanım yine eksikti ama ihlas ve samimiyet sayesinde çaycımız bile arifti. İktidar bizi bozdu, iyi bir sınav veremedik. Ülkeye hizmet etmek için yola çıkmış kadroların içerisine iyi niyetli olmayanlar sızdı. Çürük elmalar sağlamlara zarar vermeye başladı. Uzlaşma, barış, güler yüz ve tatlı dil terk edilerek kavgacı, kutuplaştırıcı dil ve davranış ön plana çıktı. Biz böylesine bir dönüşüm yaşarken kutuplaşmanın surlarında gedikler açan bir dip dalgasının sesi duyulmaya başladı. Aman ya Rabbi! Yıllarca dine ve dindarlara zulüm yaptıklarını, millete ekmeği bile karne ile aldırdıklarını, camileri ahır yaptıklarını söylediğimiz zihniyetin muhafazakar kesime, samimi olmasalar da kapılarını araladığını, öte yandan bizim safımızda yer almış bir kısım çevrelerin de  bunlarla sarmaş-dolaş olduklarını gördük.

Tek partili yıllarda dedelerimiz, babalarımız Elif Ba öğrenirken ceberut tek partili iktidarın kolluk güçlerince zulme maruz kalıyordu. Şimdi Kur’an-ı Kerim’i tecvit kurallarıyla okuyan bir CHP’linin İstanbul›u yönetmesiyle karşı  karşıyayız. Ak Parti’nin terbiye ettiği, toplumun değerlerinin değişime zorladığı CHP, İstanbul kazanımını iktidara açılan bir yol olarak görmeye başladı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini bile sorgulayan, Erdoğan için “tek adam” diyerek referandum bile isteyen Kılıçdaroğlu’nun bu çıkışı, hayra alamet değil. Reisi Ak Parti’den koparmak isteyenler, bağımsız Cumhurbaşkanı tezini, yani eski Türkiye’ye dönmeyi savunuyorlar. Davutoğlu ve Babacan da öyle. Bindiler bir alamete, bakalım nereye kadar gidecekler..

Dipten gelen dalga birilerini batırırken kimleri muktedir yapar bilinmez. Şimdilik dalga yavaş ama geliyor. Kimileri devrim adına, kimileri de dâvâ uğruna kavga ederek bu günlere geldi. Bu günün insanı kavga, gürültü, kutuplaşma istemiyor. İvedi olarak iç barışa, kucaklayıcı evrensel bir dile ve güçlü ekonomiye ihtiyacımız var. Millet de gençlik de aş, iş, huzur ve güven istiyor. Ahlâk dibe vurmadan, İslami hassasiyet iyice zedelenmeden silkinmenin tam vaktidir. Son seçimdeki sert ideolojik jargon bizleri şiddetle sarstı. Mağduru bu milletin kucakladığını bile bile, hak etmediği halde İmamoğlu’na mağdur gömleğini kendi elimizle biz giydirdik. Beka” diyerek, “illet, zillet, çukur, Pontus” falan diyerek yürütülen politika iflas etti. Geldiğimiz yerleri, savunduğumuz değerleri, kazanımlarımızı düşünelim. Biz ne ara bu hale geldik? Yeniden silkinmez, köklü bir değişim ve reformları başlatmazsak, işimizin zor olduğunu hatırlatmak isterim.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Tata Tonga Tata Tonga 2 ay önce
    Masal anlatıyor... birçok eski çam bardak oldu ayrıca bazıları da olma yolunda... Hasan ek bennaymış, Seyyit kutup muş... bunlar Amerika'nın İngiltere'nin kurduğu örgütler... ortadoğuda firavunlar var. Firavunlar yoldan çıkarsa firavunlarakarşı bir sopa olması gerekiyor. Amerika/İngiltere sopanın ortasından tutuyor. Firavunlar dediğini yapmaz ise benna gibi kutup gibi adamları destekliyor. Benna gibi kutup gibi adamlar dediğini yapmaz ise firavunları destekliyor. Mesela günümüzden örnek verirsek Arabistan'da suud kralını desteliyor. Suud kralını sağamaz ise hemen ışıd gibi Taliban gibi örgütler çıkartıyor bu örgütler vasıtası ile bu coğrafyayı sağıyor. İhvan hareketi de bunun merkezinde. Bu adam bize masal anlatıyor. Yeni gençlik masal anlatıyor.... eski CHP mi kaldı. Eskiler öldü...devir değişti...Yen'i nesil ne CHP ye ne akp ye bakıyor. Neticeye bakıyor! Netice?
  • isa erdoğan orgisa erdoğan org2 ay önce
    "Müslümanlar modern dünya yaşantısına karşı evrensel İslami bir alternatif yaşam biçimi ortaya koyamadı." nasıl bir yaşam tasavvur ettiğinizi yazar mısınız ?
  • Mustafa Mustafa 2 ay önce
    Bu ne menem çelişki Emin Çölaşan Allah aklımızı korusun diye başlık altında yazı yazmış. Emin çölaşan yaptığı bir işi Bu işten Allah razı mı diye düşündümü.?
  • Ali ManAli Man2 ay önce
    CHP'nin geçmişi karanlık değil sayın yazar ama sizin geleceğiniz karanlık. CHP'nin adı bu devletin kuruluşuyla eş anlamlıdır. Yazdıklarınınızın gerisi baş. Laf kalabalığı. İyi günelr
  • durum budurum bu2 ay önce
    adamın biri 130 bin kişi ihraç edildi demiş bunlar topoşun birisinin kirlettiği donunda keramet bekleyip koklayıp kafa bulup tanklarla uçaklarla silahlarla devleti ele gçirmeye kalkan topoşun çocukları olmasın
  • AkgünAkgün2 ay önce
    Durustluk ilkesi ile hareket edilirse sorunlar yok olacaktir
  • HARUNHARUN2 ay önce
    YAZDIKLARINIZ GÜZEL. AMMA VELAKİN BU ÜLKEDE 130.000. DEN FAZLA İBADET EHLİ SUÇU GÜNAHI OLMADAN İHRAÇ EDİLDİ.MÜSLÜMANLAR SEYREDİP GÜLERKEN O KAFİR PKK DİYE İTHAM ETTİĞİNİZ CHP BİZE SAHİP ÇIKIYOR.90 KİŞİ GEÇİMSİZLİKTEN İNTİHAR ETTİ.SİZİN DİNİNİZ SİZİN OLSUN. GÖLGE ETMEYİN BAŞKA İHSAN İSTEMEZ
  • Ali Sami Yen Ali Sami Yen 2 ay önce
    Sayın Şanlıdağ, taraftarlık gömleğini giyen bir çok insanın yaptığı ortak hatalardan siz de kendinizi kurtaramıyorsunuz ne yazık ki bu size özgü değil. Genel bir yaklaşım yani kendini ELEŞTİRİYORMUŞ gibi yaparak suçu yine BAŞKALARINAatıp kendini temize çıkarma girişimi.Şöyle ki; Refah Partisi dâvâ partisiydi, herkeste bir şuur vardı, aşk vardı. Bilgi ve donanım yine eksikti ama ihlas ve samimiyet sayesinde çaycımız bile arifti.” Diyorsunuz ama burada vurguladığınız ŞUUR, AŞK, İHLAS ve SAMİYET le davranıldığı sürece iktidara gelinemeyeceğini düşünen AKP kurucularının,MİLLİ GÖRÜŞ GÖMLEĞİNİ çıkarıyoruz diye özetlenebilecek bir tutumla bu ilkelerden vaz geçtiklerini vaz geçmeyenlerin kendi partilerinde kaldıkların görmezden gelerek iktidara gelirken bile saf olduklarını ama suçu yine BAŞKALARINA atarak “İKTİDAR BİZİ BOZDU” sonucunu çıkarıyorsunuz. Oysa AKP’yi bozan İKTİDAR değil AKP kurucularının zaten NİYETİ BOZARAK iktidar olmalarıdır. “Ülkeye hizmet etmek için yola çıkmış kadroların içerisine iyi niyetli olmayanlar sızdı.” Diyerek suçu BAŞKALARINA atma ve sorumluluktan kurtulmak ne kolaycı bir yaklaşım. “Çürük elmalar sağlamlara zarar vermeye başladı.” Yukarda da belirttiğim gibi çürük elma diye bir şey varsa o çürük elma da ŞUUR, AŞK, İHLAS ve SAMİYET’I terkedenlerdir. Bilemiyorum ama zamanında Erbakan hoca bu ilkelerden taviz verilmemesini verildiği takdirde yozlaşmayla karşılaşılabilceğini muhakkak ihtar etmiştir kendilerine ama dinlediler mi hayır. GünümüzdeAKP’den gidenler Sn.ERDOĞAN tarafından eleştiriliyorsa gidenlerde böyle iktidarda kalmanın mümkün olamayacağını görenlerdir (kendilerince) ve onlar da Sn.ERDOĞANI dinlemeyeceklerdin.Kalın sağlıcakla.
  • engineerengineer2 ay önce
    reisi akp den kimseler koparamazsa bile ergeç emi hak koparacak, bunu nazarı dikkate almadan topyekün bir milletin ve devletin bahtını bir kişiye bağlarsanız asıl akibet burdan başlar ve akibet pek de hayır olmaz değil mi efendim?
  • KemalKemal2 ay önce
    Tarihte hiçbir hükumet yoktur ki parayı gördükten sonra değişime başlasın.

Günün Özeti