• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
TÜM YAZILARI
25 Kasım 2019

Termik santralde neler oluyor?

Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesindeki Elbistan-Afşin A Termik Santrallerinde neler oluyor? Santral zarar mı ediyor, çevreye ve insanlara zarar mı veriyor? Yoksa şirket sahipleri, istenen tedbirleri yerine mi getirmiyor? Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “gerekirse kapatılsın” talimatını nasıl okumak gerekiyor?

Baca filtresi takmadan faaliyete devam eden santral, 21 Ekim 1984 yılından bu yana elektrik üretiyor. Santralin 1997’de özelleştirilmesine rağmen, gelinen süreçte Ak Parti’yi sorumlu tutmak, abesle iştigaldir. Termik santralinin bölgeye ve Türkiye ekonomisine verdiği katma değer, elbette takdire şayan. Türkiye’nin elektrik ihtiyacının büyük bir kısmını karşılayan Elbistan-Afşin Termik Santrali, gerekli tedbirler alınmazsa kapatılacak. Çünkü işletme sahipleri santralin kül tutan filtrelerin tamamlanması noktasında ek süre istiyorlar. Ancak Kahramanmaraş milletvekilleri TBMM’ye verdikleri önerge ile bu süre uzatımının iptaline gittiler. Bunun anlamı, “yapacaksan biran evvel yap” demektir.

Santralin kapatılması durumunda işçilerin durumu nasıl olacak ve elektrik üretimi nasıl sağlanacak? Santralin kapatılması durumunda işçilerin mağduriyeti, ekonomiye vereceği zarar da hesaplanıyor. Bu durumda; kapatmak mı, yoksa tedbirleri alarak üretime devam etmek mi hayırlı? Öyle zannediyoruz ki tedbir alarak yola devam edilecek. Peki, termik santrali yetkililerinden istenen tedbirler neler? 1- Hızlı bir şekilde kül filtrelerinin ve kül tutan filtrelerin tamamlanması. 2- Ateşleme fueloille yapıldığı için çok ciddi bir hava kirliliği oluşturuyor. Dolayısıyla ateşlemenin fueloille değil de doğal gazla yapılması ve hızla doğal gaza geçilmesi. 3- Duman filtrelerinin de en kısa zamanda 6 ay içerisinde projelendirilmesi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatı sonrasında külü tutan filtrelerin % 80 oranında tamamlandığı, asıl kirliliğe sebep olan fueloilin yerine doğalgaza geçileceği bildirilmiştir. Termik santrallerin kapatılması durumunda bölgeye ekonomik girdisi, işçilerin yaşayacağı mağduriyet ve kapatılması durumunda ortaya çıkacak ekonomik yük dikkate alınarak, ciddi denetim mekanizmasıyla denetlenmesi şartıyla bu yasa çıkarılmıştır.

Son günlerde kamuoyunun gündeminde olan santralin geleceğine ve yapılması gerekenlere ilişkin Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, önemli açıklamalarda bulundu. Ünal, tedbirler alınmazsa Cumhurbaşkanının talimatı ile santralin kapatılacağını söyledi. Lakin kapatmanın sonucunda 10 bin kişinin bundan etkileneceğini ifade eden Ünal’ın açıklamasından, tedbir alınması şartıyla çevreye zarar vermeden santralin üretime devam etmesinden yana olduğunu gözlemledim. Doğrusu da bu. 10 bin kişinin ekmek kapısının kapatılmasına kimsenin gönlü razı olmaz. 

Termik santralinin kapanması durumunda devletin yaklaşık 19 milyar 200 milyonluk bir doğal gaz alımı yapması gerektiğini söyleyen Ünal; 19 milyar 200 milyonluk doğal gazın çevrim santrallerinde elektriğe dönüştürülmesinin zorunlu olduğunun altını çizdi. 

Sonuç olarak; santralin insana ve çevreye verdiği zarar, göz ardı edilemez. Her şey insanın sağlığı ve mutluğu içindir. İnsanın sağlığını tehdit eden, çevreyi zehirleyen bir üretimin anlamı yok. Ancak… Yıllık maksimum 8,1 milyar kilovat saat elektrik üretimi kapasitesine sahip olan Afşin-Elbistan A Termik Santralinin Türkiye’nin önemli enerji ihtiyacını karşıladığı da bir gerçektir. O halde kapatmak yerine, insanı ve çevreyi düşünerek iyileştirmeye gidilmeli ve yetkililer, gerekli tedbirleri bir an evvel almalıdır. 

…….

Aynı hassasiyet, Kahramanmaraş’ın Aksu Çayı’ndan Sır Barajı’na akmakta olan zehir için de gösterilmelidir. Kentte üretim yapan fabrikaların atığı, kimyasal suları hem bölge halkını, hem de barajları tehdit ediyor. Aksu Çayı, kapkara akmaya devam ediyor. Sanayi kuruluşlarının kimyasal atıklarının arıtılmadan Aksu Çayı’na bırakılması çevreyi ve nehirleri tehdit ediyor. Fabrikaların bıraktığı atıklar nedeniyle rengi kızıla dönen nehirde büyük kirlilik yaşanıyor. Debisi azalan ve kuraklık tehlikesiyle karşı karşıya olan çay, bazı bölgelerde siyah bazı bölgelerde kırmızı renkte akıyor. Bölge halkı, Sır Barajını besleyen çayın çevreye kötü kokular yayıp hastalık saçtığını belirtiyor. Barajlarda enerjinin yanında balıkçılık yapıldığı da unutulmamalı.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Tata Tonga

Bu santrallere süre verilmedi mi? Süre verilsin filitre takmayan santraller kapatılsın. Rüzgar enerjisinin doğaya hiç bir zararı yok. Nükleer santraller de dahil Elektrik santrallerine (gerekli tedbirler alınmak şartı ile) karşı çıkanlar ya cahildir ya da petrol ağababalarının, küresel şirketlerin uşaklarıdır. Enerji artık olmaz ise olmazlardandır...
  • Yanıtla

Vatansever

Hep Aynı terane. Elinde silah Devlete, Millete sıkan teröristen ne farkları var bu Ülkenin kaynaklarını yok pahasına çöreklenenlerin? Denizler kirlensin ,akarsular kirlensin, Çevre halkı verem kanser olsun; bunlar nedir ki yani bu yiyici parazitlerden. Koskoca Türkiye Cumhuriyetinin bu asalaklardan topladığı vergi( zengin sanayici, işadamı, godaman!) toplamda 23.6 milyar lira!!!??? Ulan İnsan “UTANIR” Ülkenin ve Devletin ve tüyü bitmemiş yetimin bu Milletin öz kaynaklarından ve sırtından kazanacaksın ama vergiye gelince kaçacaksın.Hakkımızı haksız yere ceplerini doldurup ve insanlığa ve çevreye zarar verenlerden helal etmiyoruz.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı