• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
TÜM YAZILARI
11 Şubat 2019

PYD’ye federalizmi öneren ABD’dir

Sessizliğini koruyan Suriye’de son durum hakkında bazı şeyler söylemek mümkün. Fırat’ın Doğusu ve Menbiç’e yönelik yapılacak olan operasyon şimdilik beklemede. Taraflar zaman kazanma ve yeni taktikler peşinde. Suriye iç savaşına çözüm noktasında üç denklem var. Birincisi Amerika’nın ve müttefiklerini yer aldığı oluşum. İkincisi Astana üçlüsü diye tabir edilen Türkiye, Rusya ve İran cephesi. Bir de Suriye rejimi. Türkiye, Suriye’ye yönelik politika ve eylemlerini Rusya ve İran üzerinden gerçekleştiriyor. Adana Mutabakatı’nı ortaya koyan Rusya, Türkiye ile Suriye’nin masada bir araya gelmesini istiyor olabilir. 

Hiç şüphesiz 2018 yılı Suriye için barış yılı olmadı, ama uzun ve artık bıkkınlık veren bir savaşın son yılı olabilme umudunu getirdiğini söyleyebiliriz. Kesin olan şu ki Esed ve müttefikleri savaşı kazandılar. Batı cephesi bu düşüncededir. Bununla birlikte Esed cephesi yeniden Suriye’yi inşa etmek için gereken imkânlara sahip değil. Bu inşa sürecinde Suriye’yi nasıl bir süreç bekliyor, bunu biraz da Menbiç ve Fırat’ın Doğusu belirleyecek. 

Gelinen noktada hâlâ ABD birlikleri; PYD, YPG, PKK ve Arap savaşçıların Suriye topraklarının bir kısmını ele geçirmelerine destek veriyor, İran ve vekil güçlerini Suriye’yi terk etmeye zorluyor, Suriye’de bir Sünni koridor üzerinde, “Bölgeyi kazanırsak terörü temizlemiş oluruz ve mültecileri güvenli bölgelere yerleştiririz” söylemiyle Türkiye’nin taleplerini dengelemeye çalışıyor. Türkiye; Suriye savaşının başından beri toprak bütünlüğünden yana. Yine ABD’nin bölgede bulunmasının bir diğer sebebi de bölgenin kralı sayılan Rusya’ya, Suriye’nin geleceğine dair tek başına söz hakkı tanımamak.

Şimdi ABD, Nisan sonuna kadar tüm birliklerini Suriye’den çekmeye hazırlanıyor. Fırat’ın doğusu ile İdlib’deki fiili durum Türkiye’yi düşündürdüğü kadar, toprak kaygısı duyan Suriye’yi de düşündürüyor. Biz bölgede var olma stratejimizi, terörü bitirme ve mültecileri güvenli bölgelere yerleştirme üzerine planlıyoruz. Bölge bizim için tehdit içeriyor mu? Elbette.. Sancısız, şehit verilmeden hak bir davanın zafere erişmesi muhaldir. 

ABD, Türkiye’nin terörist ilan ettiği PYD/YPG ve dahi PKK kuvvetleriyle mücadelesini önlemek üzere bir siyasi plan üzerinde Türkiye ile anlaşma yapma yoluna gidebilir. Bu sessizlik biraz da ona işaret ediyor. Dolayısıyla iki taraf da istikrarlı hareket ederek zaman kazanıyor. ABD’nin İsrail’in güvenliğine yönelik taahhüdü, ortaya koyduğu projesi Ortadoğu’da terörle mücadele stratejisini ve barışı değil kaosu körüklüyor. ABD hiçbir zaman hiçbir ülkeye barış ve demokrasi getiremez, getirmek istemez. Bu emperyalist ülkenin tek amacı, ülkelerin enerji kaynaklarını sömürmek ve Müslümanları bloke etmektir. O yüzden İsrail ile Filistinliler arasında sağlanacak iki devletli barış anlaşması hayal ve hikâyedir. Arapların Ortadoğu’da söz sahibi olması hayra alamet değil. Uzun vadede bir rejim değişikliğinin gerçekleşmesinin mümkün olmadığı Suriye’de; Suriye BAAS partisi İsrail’i bir Yahudi Devleti olarak tanıyacaktır. Ancak… İsrail-Filistin arasında barışın sağlanmasının önündeki tek engel; İdlib ve Fırat’ın doğusunun terörden arındırılmak istenmesidir. Türkiye bu çemberi aşıp PYD, YPG ve PKK’nın nefes borusunu keserse, İsrail’e de en büyük darbeyi vurmuş olacaktır. Nitekim ABD’nin en büyük hedefi Kuzey Suriye’de Kürt tabanlı bir terör devleti inşa etmektir. 

Peki, İdlib ve Fırat’ın Doğusu meselesine Rusya ve onun destek verdiği Şam rejimi nasıl bakıyor? Rusya ve Suriye; İdlib ve Fırat’ın doğusunun güvenli bölge adı altında pazarlık konusu yapılmasına pek sıcak bakmıyor denilebilir. Onlar Suriye topraklarının tümünün, buna Fırat’ın doğusu da dahil, sahibinin kesinlikle Suriye Arap Cumhuriyeti devleti olduğunu deklare ediyorlar. Burada Türkiye’nin bahtsızlığı şu ki, Rusya, Suriye ve İran PYD’yi bir terör örgütü olarak görmüyor. Halbuki PYD Suriye’nin PKK’sıdır. Yani Rusya bizimle birlikte hareket ediyor gibi görünse de, daha ABD sahada yokken PYD ile temasını sürdürüp Şam’ı federalizm seçeneğinde PYD ile uzlaşmaya teşvik edip durdu. Türkiye Rusya’nın bu tutumunu çok iyi bildiği halde reel politikte fazla yapabileceği şeyler olmadığı için Astana bileşkesinde yer aldı. PYD, YPG ve PKK’nın tek düşmanı Türkiye’dir. Bundan dolayı PYD, ABD’yi müttefik edinmiştir. PYD’ye federalizmi hediye edecek olan ABD’dir.

14 Şubat’ta Soçi’de zirve var. Rusya, Türkiye ve İran yeniden Soçi’de bir araya gelip Suriye konusunu bir kez daha masaya yatıracaklar. Umarız Türkiye, Menbiç, İdlib ve Fırat’ın Doğusu meselesinde bir kazanımla döner.

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23