• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
TÜM YAZILARI
10 Haziran 2019

Kuzey Irak ve Pençe Harekâtı

PKK’nın Kandil’le olan nefes borusunu kesip, bölgeye TSK’nın karadan ulaşımını sağlamak ve terörü bitirmek için başlattığımız Kuzey Irak Pençe Harekâtı’nda ne durumdayız? Şu ana kadar kaç terörist etkisiz hale getirildi?

Reisin başkomutanlığındaki ordumuz, 27 Mayıs’ta PKK’nın can damarı olan bölgede bir harekât başlattı. Hiç şüphesiz bu harekât PKK’yı hedefleyen ve terörü TSK’nın pençesine alma harekâtıdır. Bu bölgeye Kürdistan deyip de; sanki operasyonun Kürtlere yapılıyormuş algısını oluşturmaya çalışanlar vatan hainidirler. Teröre destek veren, PKK’nın gerek mecliste, gerekse dağda güçlenmesine katkı sağlayanlar demokrasi, insan hakları ve barıştan dem vuramazlar. Dün AA tarafından yapılan açıklamada, 43 teröristin etkisiz hale getirildiği, 53 EYP ve mayının imha edildiği bildirildi. Yine birkaç gün önce TSK komuta kademesi, Hakurk bölgesinde terör örgütüne karşı yapılan harekâtı, Şemdinli’de Taktik Komuta Yeri olan 34. Hudut Tugay Komutanlığında denetledi. Ordu ve milletin el ele vererek, devletine sadık bir şekilde hareket etmesi, özlediğimiz en büyük hasletti. Ak Parti bunu başardı. Şimdi Bakan Akar “Teröristlerin orada girilmedik inleri kalmayacak. Mücadele en son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar devam edecek” dedi. 

Kimse kaygı etmesin, Türkiye’nin ne Kuzey Irak’ta ve ne de Kuzey Suriye’de terörü temizlemeden başka bir amacı yoktur. Harekât, bir sınır değişikliğini değil, sınırlarımızdaki terörün belini kırmayı amaçlıyor. Hem Irak’ın hem de Suriye’nin egemenliği korunmakta, hiçbir sivil hedef alınmamaktadır. Başika, Duber ve diğer yerlerde yaklaşık 2 bin kadar askerimiz bulunuyor. Bir sonuç verir mi bilmem ama Kuzey Irak’ta Kerkük vilayetinde Kürtler ve Araplar arasındaki etnik gerilimin olmaması için neler yapılabilir? Saddam döneminde bölgedeki Kürtler çok zarar gördü. Sonrasında arazilerine kavuştular, rahat bir nefes aldılar. Şimdi Arapların bölgeyi karıştırması söz konusu olursa, etnik bir çatışma olabilir mi?

Ortadoğu’da Sykes-Picot anlaşmasıyla çizilen sınırlar, Suriye ve Irak’ta yeniden çizilme evresine gider mi? Bölgedeki hareketlilik Suriye ve Irak’ın yapısının değişmesini zorlar mı? Bu değişimden İran, İsrail nasıl etkilenir? “Orta Doğu Barış Anlaşması ya da Yüzyılın Anlaşması” henüz açıklanmadı. ABD körfezde Araplarla dans ediyor.

Ulus emperyalist devletlerin Ortadoğu’dan pasta dilimi kapmaya çalıştıkları günümüzde hâlâ yaşam biçimleri feodal tarzda devam eden ülkeleri kent devletlerine dönüştürme projesinin mimarı ABD’dir. Dünyayı sömüren, kasıp kavuran küresel ekonominin patronları; kimisi petrol, doğalgaz, kimisi su kaynakları, kimisi de ekilebilir tarım arazilerini ellerinde tutuyor.

Ortadoğu’da son durum: Bölge 2011’den beri çok hızlı değişti ve dönüştü. Hâlâ da gelişmelere gebe. Suriye’de bağımsız bir Kürt devleti mümkün mü? En azından kısa vadede mümkün değil. Stratejik olarak böyle bir gelişmeye en başta Şam rejimi, Türkiye ve İran tepki gösterip anında boğmak için ortak hareket ederler. Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde başlattığı ve Kuzey Irak’ta devam ettirdiği operasyonlar bu girişimi boğmaya yöneliktir. Fakat Kürtlük ideoloji mücadelesi hepten de sonuçsuz kalmaz. Belki anayasal çerçeve içerisinde sahadaki güç dengesi ve yörüngesi müzakerelerle belirlenecek bir özerklik yapısına kavuşabilirler.

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23