• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
TÜM YAZILARI
13 Mayıs 2019

İstanbul nasıl alınır?

YSK, sandık kurulu başkan ve üyelerinin usulsüz teşekkülü ile bir kısım tutanakların imzasız olmasından dolayı İstanbul Büyükşehir Belediye seçimlerini iptal edip İmamoğlu’nun mazbatasını hükümsüz kıldı. Birçok hukukçu; aynı durumun ilçe belediyeleri için de geçerli olması gerektiğini söyledi. 

Bu konuda YSK ve partiler, özellikle Ak Parti, milleti ikna edici bir açıklama yapmadı. 

Ak Parti ta ilk günden oylarının çalındığını ve mağdur edildiklerini ifade ederek YSK’ya başvurdu. 

Peki, YSK olaya başka bir açıdan yaklaştı. 

 Ak Parti’nin asıl meselesi oyların çalındığı ve Binali Bey’in mağdur edildiğiydi. 

Ama şimdi Ak Parti de bunu dillendirmek yerine YSK’nın verdiği kararı savunmakla meşgul. 

Nitekim Ak Parti’nin asıl derdi sandık kurullarının teşekkülü değildi ki. Bizim derdimiz “İç edilen ve yok sayılan oylarımızdır” demeliydi. 

Niye böyle söylüyorum? 

Birincisi; Ak Parti de dahil hiçbirimiz çalınan, iptal edilen oyları hiçbir zaman öğrenemeyeceğiz. Bu çalınan oylar üzerinden karar verilseydi, İmamoğlu’na mağdur gömleği giydirilmemiş olacaktı. 

Adam şimdi kollarını sıvayıp Malkoçoglu edasıyla “mağdurum” diyerek sahaya inecektir. Evinize girerek eşyalarınızı iç etmiş hırsıza karşı nasıl davranırsınız? 

Verdiği zararı mı konuşursunuz, yoksa adalet önünde yargılanmasını mı? 

Oyların çalındığı belirtilseydi, İmamoğlu’nun şapkası düşecek ve bu millet “vay be Ak Parti haklıymış” diyerek 23 Haziranda topyekûn Binali Beye destek için sandığa koşacaktı. 

Şimdi ise bu şartlarda kazansak bile YSK’nın gölgeli kararı ve İmamoğlu’nun mağdur gömleği sürekli karşımızda duracaktır. Kaldı ki kazanmak da hiç öyle sanıldığı gibi kolay olmayacak. 

Yeniden sandığa gidilecek. Artık esas mesele, madem rakibimizi yeniden mindere davet ettik, o halde adaletten sapmadan güreşeceğiz. 

Saadet Partili kardeşlerimizin 100 binden fazla oyları var. Bunlar bizim geçmişte dava ve yol arkadaşımızdı. Lakin sert suçlamalar yaptık bir çırpıda....

AK Parti de İstanbul seçimleriyle ilgili olarak Seçim İşleri Başkanı Ali İhsan Yavuz ile tanıtım ve medyadan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal’ı yetkili kıldı. 

Mahir Bey inşallah Kahramanmaraş’tan, özellikle Ak Partili 11 Belediye ve Büyükşehirden İstanbul’a bir çıkarma yapar. 

Hepimizin İstanbul’da tanıdığı var. Herkes üzerine düşeni yapar, gücü oranında çalışır, yakınlarıyla yüz yüze görüşerek tatlı dille ikna ederse başarmamamız için bir sebep yok. 

Ak Parti kucaklayıcı ve tüm kesimlerin ittifakını esas alan bir söylemin kullanılacağını ifade ediliyor ki, bu kaçınılmazdır. Seçmenle birebir iletişim kuran, küskünleri kucaklayan, sandığa gitmeyenleri ikna edip bağrına basan kazanır. 

Gerçekten peygamberi bir üslupla gönüllere hitap etmeli ve Kürt seçmeni de safımıza katmalıyız. Katı kalpli ve sert dil, muhatabımızı bizden uzaklaştırıyor. Entelektüel kesim ne yapıp edip kazanılmalı ve Binali Bey çok güçlü bir ekiple yol haritası belirlemelidir.

Kibirliler ve millete tepeden bakanlarla değil mütevazı, şahsiyetli kişilerle yol alınmalı. Parası olup yüreği ve dâvâsı olmayanlarla değil, kalbinde imanı ve kıblesi düzgün şahsiyetlerle çalışılmalıdır.

Allah rızası gözeten, takva sahibi, dünya gerçeklerini iyi okuyabilen erdemli kişilerle yol alınmalıdır.

Akçe, karı-kız işi olan asalaklar, Fetö ile irtibatı olan hainler silkelenmelidir. 

Milleti, garip gurabayı seçimden seçime hatırlama ve onları ucuz oy deposu olarak görme zafiyetinden kurtulmalıyız. 

Adamlık; lüks araçlara binip ahkâm kesmede değil, yüreğini davâ için ortaya koymaktır. En ufak kasırgada sizi satacak olanları değil, ölümüne davasını savunacak olanlara kucak açınız. 

Seferle sorumlu olduğumuzu unutmayalım. 

Layık olursak, Allah zaferi nasip eder. 

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23