• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
TÜM YAZILARI
06 Nisan 2019

İstanbul

28 Mart’ta Pazarcık’ın bir aşiret köyüne TRT Haber adına giderek bir haber çekmiştim. Köyün girişindeki mezarlığın içinde güzel bir çeşme var. Üzerinde şöyle yazılı: 

Bak şu çeşmenin akışına, su içmeye tası yok. 

Kırma insan gönlünü, yapacak ustası yok. 

Biraz ilerleyince mezarlığın boydan boya uzanan istinat duvarına ise şu veciz sözü yazdıklarını gördüm: 

“Eline, beline, diline sahip ol”

Kahramanmaraş’ın il sınırları dahilinde, mezraları dahil gitmediğim köyü yok. Her köyde bu tür veciz söz bulmak mümkün. Deyişler yönünden de zengin aşiret köyleri. Neredeyse her evde bir bağlama görmek mümkün. Köye gittiğim zaman, eğer aşiret köyüyse; en yaşlı, tecrübeli dedelerini bulur sohbet ederim. Aleviliğin ritüel anlamda da olsa yaşatıcısı o dedeler. Onlardan sonraki Avrupa görmüş kuşağın birçoğu sosyalizme veya bizdeki Kemalizm’e saptı. Neyse.. İstanbul yazdık başlığa, nerelere uzandın diyebilirsiniz. Alevi dedesiyle sohbetimizin sonunda “Hasan amca, Ankara ve İstanbul’da seçim sonuçları nasıl olur?” dediğimde “Abdula bey (ifadesini aynen aktarıyorum)gurban oldugim, sen beni imtihan mi ediyosun? Tabi ki İstanbul’da Erdoğan alır amma velâkin ben Angarayı kestiremiyom...”

Bu dede aynı zamanda köyün nahırlarını otlatıyor. Biraz teknolojiye de hâkim. Akıllı telefon kullanıyor, internetten türkü dinliyor. Dün kendisini aradım ve İstanbul konusunda yanıldığını ve CHP’nin kazandığını söyledim. Bana söylediklerini sizlere aktarmak istiyorum. Hasan amca dedi ki: “Evvelen sana ve aile efradına saygılarımı sunarım. Dostluk bâki, seçim, dünya işleri boş. Gönül kırmamak lazımdır. Ben İstanbul’u Erdoğan alır dedim ve o sözümün ardındayım. Bizimkiler ne peşinde bilmiyorum ama İstanbul benim de gafamı garıştırdı...”

Nasıl Hasan amca, tam olarak anlamadım, dedim. “Evlat dedi, namusluca yeniden reyler sayılırsa Erdoğan alır.”

Dedeye teşekkür ettim, telefonu kapattım. Konuşmasında hiç Binali demedi, ona göre varsa yoksa Erdoğan.

ABD’li Michael Rubin’in 1 Nisan’da attığı şu tweet İstanbul’da kirli tertibin apaçık ipuçlarını veriyor: “2009 yılında Ahmedinejad seçimi çalmaya çalışınca, İranlılar sokaklara çıkarak protesto ettiler. İran halkı acaba Türklerden daha mı demokrasiye değer veriyor? Gezi Parkı protestoları birilerinin ayarlarını bozmuştu.” 

Türkiye’nin seçimlerine burnunu sokmaya başlayan ülkelerin ne yapmaya çalıştıklarını, emellerinin ne olduğunu biliyoruz. Paris Belediye Başkanı Anne Hidalgo’nun 2 Nisan’da attığı şu tweet bu siyasetin Fransız versiyonu niteliğinde: “Türkiye’nin ve özellikle Ankara, İstanbul ve İzmir’in çoğulcu demokrasiye, adalete ve temel hak ve özgürlüklere inanan Belediye Başkanlarını kutluyoruz.” 

Komplo teorilerine pek itibar etmem. Milletimizi tedirgin edici söylem ve eylemlerden uzak durmalıyız. Ancak ortada bir “Orta Oyunu” oynanmak isteniyor. Oynayalım oynamasına da, bizimkiler bu oyuna gâvur dostlarını da dahil etmek istiyorlar. 15 Temmuz; geliyorum, haberiniz olsun diyerek kapımızı çalmadı. İstihbarat, Genelkurmay uyuduğu için biz gecenin onunda karşıladık darbeyi. Olası bir işgal girişimi, Gezi olayı türü provokasyonlara karşı inşallah tedbir alınıyordur. Adam gibi sayımlar tamamlansın, YSK kararını açıklasın. Yeter gayri..

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23