• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
TÜM YAZILARI
16 Aralık 2019

“Gelecek” Erdoğan’a meydan okuyor?!

“Evvel refik, bade-l tarik”

Önce yol arkadaşı, sonra yol anlamına gelen bu Arapça deyimi, Davutoğlu, Başbakanlığı devretmeden önce MKYK üyelerine söylemişti. Sözün siyak ve sibakı o günleri anlatsa da, Gelecek Partisi’ni kurarak, Ak Parti’ye meydan okuyan Davutoğlu, yol arkadaşlarını yolda bırakmıştır. Onun ruh halini ve baskın kişiliğini tanıyorum. Biliyoruz ki, aradan 3 yıl geçmesine rağmen azledilişini hazmedemedi. Bana göre Davutoğlu’nun bugün Ak Parti lideri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın karşısında çıkmasının en önemli  sebebi, baskın kişiliği ve başbakanlıktan ayrılmak zorunda kalmasını unutmamasıdır. Elbette kolay değil; Davutoğlu, başbakanlık koltuğuna oturduktan 1,5 yıl sonra görevi bırakmak zorunda kalmıştı. Neden bıraktığına ve kimin haklı olduğu konusuna girecek değilim. Lakin çıkınında biriktirdiği öfkesini, önce manifesto yayınlayarak satışa sundu. Gelecek ismini verdiği partisi ve kurmaylarıyla, eğer başarabilirse bir bölen olacaktır. 

Tam bu noktada, şu tespiti de yapmalıyız: Ak Parti 17 yıldır iktidarda olduğu için metal yorgunluk devresine girdi. Reisin karizması ve devrim niteliğinde gerçekleştirdiği hizmetler ile başarılı dış politikası, Ak Parti’nin ömrünü uzatıyor. Yoksa basiretsiz yerel idareciler ve siyasetçilerle bu kervan yürümez. Partiler ve ideolojiler de tıpkı insanlar gibi ölümlüdür, günü geldiğinde miadını tamamlar. 

Bu sosyolojik gerçeği bir yana kaydedelim ve konumuza devam edelim. 

Her ne kadar Davutoğlu, “Biz, AK Parti’ye meydan okumaya gelmedik. Siyasette bir alternatif oluşturacağız.” Dese de, mesele meydan okuma ve Erdoğan’ın Ak Partisi’ni bölmeye yönelik bir harekettir. Projedir demiyorum dikkat edin, siyasal hareket diyorum. 

Önce şu önemli hususun altını çizerek ifade edelim. Deniyor ki; Ak Parti de Saadet Partisi içerisinden ayrılarak kurulan bir partidir. Bugün Ak Parti omurgasından ayrılarak kurulan Gelecek Partisi ve kurulmaya hazırlanan Babacan’ın partisi de tıpkı Ak Parti gibi, önümüzdeki dönemde alternatif olarak siyasette yerlerini alabilirler. 

İyi de Ak Parti lideri Erdoğan, Ak Parti’yi kurarken Erbakan ve partisi iktidarda değildi ki! 

O günkü şartlarda Ak Parti’nin kurulması ve siyasetteki boşluğu doldurması kaçınılmazdı. 

Şimdi Ak Parti iktidardayken ve bunca yıllık kazanımlar ortadayken, bu kervandan ayrılarak iki oluşumun çıkması hayra alamet midir? 15 Temmuz hain darbe girişimi ve sınırlarında terör örgütleriyle mücadele eden bir hareketi bloke etmeye hiç kimsenin hakkı yok. Bugün iktidarda olan AK Parti’nin içinden çıkmış başka grupları bir araya getirip parti kurmak bizce, hesaplaşmadan başka bir anlama gelmiyor.

 “Bizim bir geleceğimiz var” sloganıyla yola çıkan Davutoğlu’nun çiçeği burnunda partisinin AK Parti’den hangi noktalarda ayrıştığı ve hangi kitlelere hitap edeceği, hangi küskünleri safına katacağını hep birlikte göreceğiz?!. 

Elbette kurduğu partiye istediği kimlik ve kişilikteki insanları almak Davutoğlu’nun tercihidir. Görebildiğimiz kadarıyla partinin kurucular kurulunda Ermeni, Süryani ve Rum asıllı isimler var. Ak Parti’nin tabanından çalmaya çalışacak olan Davutoğlu’nun, bir ulus-devletçi anlayışı benimsemediğini söyleyebiliriz. Hem Sünni, hem de laik seküler kesime ulaşmayı amaçlayan Davutoğlu’nun işi zor. Bir yandan İslami referansları kullanacaksınız, diğer yandan seküler-laik-milliyetçi seçmen gruplarından destek almayı planlayacaksınız. Bu olur şey değil. Davutoğlu ancak Kürtlerin bir kısmından, KHK’lılar ve son dönemde iktidarla ilişkileri bozulan dindar bir kısım çevrelerden destek alarak Ak Parti’den az da olsa oy çalabilir.  Şimdilik hesap bu. Fakat bir de Babacan’ın kuracağı parti var. Muhalefet cephesi var. Küresel güçlerin hesapları var. Davutoğlu unutmasın ki, Gelecek Partisi’nin en yakın rakibi Ali Babacan hareketinin kuracağı parti olacaktır.

Sözün özü, Erdoğan’ın yol arkadaşlığından ve partisinden ayrılarak, ana gövdeden başka partilerin neşet etmesini doğru bulmuyoruz. Yarınları “gelecek” değil, milletin kendisi belirleyecektir.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

yakub

Yoksa basiretsiz yerel idareciler ve siyasetçilerle bu kervan yürümez. Partiler ve ideolojiler de tıpkı insanlar gibi ölümlüdür, günü geldiğinde miadını tamamlar. Yukardaki cümleler senden alıntı.. O basiretsizlerin cogunu bizzat ve üst,üste sayın Erdogan göreve getirdi ve hala da getiriyor..bir siyasi hareketin kurucusu,önderi olabilirsin ama SAHİP mantıgı ile hareket edemezsin,edersen gün gelir paryalar baş kaldırır.
  • Yanıtla

Yorgunluk

Metal yorgunluğu değil milletin bıkkınlıgı var. Her şeye duyarlı bu gazetenin halkın zar zor geçin(eme)digini görmezden gelip her olayı siyasi konjektur içinde ele alması tuhaf. Evet bir havuz medyası var. Ama akit o havuzda değil ve olmamalı. Selamlar.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23