G-20 ve Doğu Akdeniz

01 Temmuz 2019 Pazartesi

Gezi savunucuları ve seküler çevreler şimdi de şunu dillendiriyorlar: “Japonya’nın Osaka kentinde düzenlenen G20 zirvesinde Erdoğan’ın işi gerçekten zor. Niye mi? Çünkü Erdoğan, “arkamda Türkiye’nin yarıdan fazlası var” gücünü kaybetti. Erdoğan uluslararası bir zirveye yenilmiş, hezimete uğramış bir lider olarak katılıyor.” 

İstanbul seçimlerinde yenilginin faturasını Erdoğan’a kesmenin arkasında yatan algıyla ne yapılmak istendiğinin farkındayız. Şimdiden bilinç altına Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini sorgulatılmasını işlemeye çalışmak ve buradan muhalefete iktidar çıkacağını zannedenler, yanıldıklarını anlayacaklar. Ak Parti adayı Binali Yıldırım tüm gücüyle çalıştı ve % 45 oy aldı. Seçim bu, kazanmak da var kaybetmek de. Rakibini tebrik etti, doğru işlerinde yanlarında olacağını, yanlışlarını eleştireceğini söyledi Yıldırım. Daha ne söylesin ki! Erdoğan da öyle yaptı. CHP adayını tebrik etti ve başkanlığının hayırlı olmasını söyledi. Yerel bir seçimden ulusal bir sonuç çıkararak Erdoğan’ı yenilmiş gibi göstermek, yerli ve milli bir düşünce olamaz. Türkiye’de bir gazetede kalem oynatan yazarın, kendi Cumhurbaşkanını Batı’ya karşı savunması ve başarılı olması için dua etmesi gerekirken; Amerika’dan daha kralcı kesilerek düşmanca bir söylem geliştirmesini anlamakta zorlanıyoruz. “İşi zor” diyerek başladıkları cümlelerini kısır siyasi tartışmasına indirgeyerek, G-20 gibi ulusal bir zirveyi itibarsızlaştırmaya çalışanların millilikle, özgürlükle ne alakaları olabilir ki?..

Bizdeki seküler çevre varsın böyle düşüne dursun; Japonya’nın Osaka kentinde düzenlenen G20 zirvesi dünya liderlerini ağırladı. Cumhurbaşkanı bu zirveye ezik ve yenik bir lider olarak değil ülkesinin önemli sorunlarını ve Ortadoğu’yu, dış politikayı ilgilendiren konuları dillendirmek ve çözüm aramak üzere katıldı. Bu zirvede, Doğu Akdeniz’den S-400 ve F-35 meselelerine, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimden ticaret savaşlarına kadar birçok konunun liderlerce gündeme getirildiği bu kritik zirvede, Başkan Erdoğan liderliğinde Türkiye’nin oynadığı rol de elbette çok önemlidir. Yine zirve gündemindeküresel ekonomi, ticaret, yatırım, inovasyon, çevre ve enerji, istihdam, kadının güçlendirilmesi, kalkınma ve sağlık konuları birçok mesele ele alındı.  G-20 ülkeleri arasında artan ticaret savaşları da gündeme getirildi. Putin ile de görüşen Erdoğan “S-400’lerin alınmasına ilişkin herhangi bir aksama söz konusu değil” dedi.

İstanbul seçimlerine kilitlenmenin bir anlamı yok. Türkiye şu anda dış politika ve ulusal çerçevede terör ve sınırlarımızdaki hareketlilik, mülteci meselesi gibi sorunlarla mücadele ediyor. Doğu Akdeniz meselesi de öyle. Doğu Akdeniz yaklaşık olarak 1,7 milyar varil petrol ve 122 trilyon fit küp gaz potansiyeline sahip. Konu Kıbrıs üzerinden tartışılıp değerlendirildiğinde, böyle bir kaynak zenginliğinin varlığının adanın ekonomisini düzelteceği göz önüne alındığında, sorunun çözümüne katkı sağlayacağını söyleyebiliriz. ABD, Katar, İsrail ve Avrupa Birliği’ne karşı “gaz, ortak malımız. Biz de bölgeye sondaj faaliyetinde bulunması için Fatih ve Yavuz gemilerimizi gönderiyoruz” dedik. Türkiye bölgede hem ekonomik ve hem de siyasi açıdan önem arz eden bu meseleden asla feragat edecek gibi durmuyor. 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • KAJANGKAJANG3 ay önce
    TurkiyeDogu Akdenizdeki haklarindan vazgecmeyecek elbette

Günün Özeti