• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
TÜM YAZILARI
09 Aralık 2019

Bu seküler laikler iflah olmaz

Şu seküler lâiklerle dalkavuk Kemalistleri anlamak gerçekten güç.

Termik santrallere filtre takılmasını erteleyen yasa, AK Parti oylarıyla Meclis’ten geçmişti. Yani santraller 2.5 yıl daha zehir saçacaktı. Bu konuda acizane biz de; “Ek süre verilmeksizin önceki tanınan 6 aylık süre zarfında filtreler takılsın, ateşleme doğalgazla yapılsın. Bu kapıdan 10 bin kişi ekmek yiyor. Çevre ve insanlık zehirlenmeden filtreler takılarak yoluna devam etsin termik” diye yazmıştık Akit’te. Sonrasında da zaten Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal Kahramanmaraş’a gelerek, gerekli şartlar sağlanmaz ise santralin Cumhurbaşkanının talimatı ile kapatılacağını söylemişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan herkesi şaşırtan; Ak Partili vekillerin oylarıyla meclisten geçen yasayı veto etti. Halkın sağlığını önceleyen Erdoğan’ı alkışlayıp tebrik etmesi gereken muhalefet rahatsız oldu. Veto etmeseydi Erdoğan’ı topa tutarlardı. O fırsatı kaçırdılar. Şu cümleye dikkat edin: “AK Parti Genel Başkanı Erdoğan’ın onayladığı yasayı, Cumhurbaşkanı Erdoğan veto etti”. Bir de şunu okuyun: “Konunun istişareyle çözümü için Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından saraya çağırması bekleniyor”. 

Bunlar tabi şeytanca düşünülmüş; dil kıvraklığı ve ironi müptezelliği. Akılları sıra termik santrali üzerinden Cumhurbaşkanına vuramadılar ya, Başkanlık sistemi üzerinden Erdoğan’a saldırıyorlar. Tabi Ak Parti’nin de suçu yok değil. Ne diye muhalefete fırsat verirsiniz ki! Madem bacalara filtre takılmasını erteleyen yasaya onay vermeyecekseniz, ne diye meclise getirip hem “evet” diyorsunuz, sonra da veto edilince alkış tutuyorsunuz? İlkeli tavır; ne olursa olsun, santrallerin ek süre istemelerine karşı çıkıp milletin sağlığını düşünmenizdi. Mecliste yaşanan bu durumu bir de kalkıp, “Milletvekilleri yasa yapıyor, Cumhurbaşkanı ise veto ediyor. İşte bu kuvvetler ayrılığıdır” diyerek savunmanız yok mu, insanı kahrediyor.

 Güngören Belediye Başkan Yardımcısı Veysel İpekçi’nin sosyal medya ve internet sitelerinde yer alan müptezelliği ve kendi egosunu tatmin etme girişimini duymuşsunuzdur. Kişilik ve kimlik sahibi olmayan, omurgasız Veysel İpekçi’nin, kendisini görünce ayağa kalkmamasını gerekçe göstererek gariban bir belediye çalışanına tuvalet kapısı önünde oturma cezası vermesi, kelimenin tam manasıyla bir kişilik kaybı ve makamsal gücünü bir garibanın üstünde test etme girişimidir. Bu kafa asla sağlıklı olamaz. Belediye çalışanının amirine saygı göstermesi elbette gereklidir. Lakin amirinin geldiğini görmeyebilir, tanımayabilir. Amire yakışan, orada o garibanı hoş görmektir. Karşıdan saygı beklemek, göstermeyeni cezalandırmak faşizmdir. Saygı; gösteren kişiyi küçültmez, gösterileni de büyütmez. 

Belediye Başkanı Mim Bünyamin Demir’in sosyal medya hesabından Veysel İpekçi’den istifasının alındığını bildirmesi yetmez, o kişinin cezalandırılması gerekir. İlçe halkından ve o garibandan özür dilemesi gereken de başkan değil, Veysel İpekçi’dir. “Vatandaşa karşı kibirli olmayın” diyen Erdoğan’a inat, AK Parti’de Veysel İpekçi gibi kibir abidesi kaç kişi vardır acaba? Bu sağlıksız kafa yapısı ile hiçbir yere varılmaz. Yeni oluşumlar neden siyaset sahnesinde yer alıyor? İstanbul, Ankara gibi metropol iller neden elden gitti? Ak Parti neden eleştirilmeye başlandı? Bu suallerin cevabı, yerel yönetimlerin beceriksizliği, vatandaşa tepeden bakmaları, burunlarından kıl aldırmamalarıdır. Gönül belediyeciliği bu olmasa gerek. Gönül yıkan, beceriksiz bürokrat ve siyasetçiler Ak Parti’ye zarar veriyor. Yeni bir dirilişle toparlanma sağlanamazsa, gemi su alıyor, bizden hatırlatması. 

Ceren Özdemir’e yapılanlar hepimizin yüreğini dağladı. Ordu’da 20 yaşındaki Ceren Özdemir’i bıçaklayarak öldüren katil Özgür Arduç, “canavarca hisle insan öldürme” suçundan tutuklandı. Katil, ifadesinde daha önce de cinayet planları yaptığını, özellikle güçsüz kadınları seçtiğini, bazı kadınları takip ettiğini ancak bu kişilerin kalabalığa karışmasından dolayı amacına ulaşamadığını söyledi. Ceren Özdemir’i 4 kilometre takip ettikten sonra öldürdüğünü söyleyen Arduç, “Yaptıklarımdan pişman değilim” dedi. Bu psikopat, toplumun yüz karasıdır. Parası olsa silah alacakmış!

“PARAM OLSA SİLAH ALACAKTIM, 

KATLİAM YAPMAK İSTİYORDUM”

Şu açıklamaya dikkat buyurun: “Bıçağı bir av malzemecisinden çaldım. Param olsa silah alacaktım ama param yoktu. Katliam yapmak istiyordum. Zıpkın çalmayı da düşündüm ama ancak bıçak çalabildim” dedi. Cani katil, genç kadının kendisinden güçsüz olduğunu değerlendirdiğini, çantasını gasp etmeyi düşündüğünü ve yaklaşık 4 kilometre takip ettiğini söylüyor. Öldürmek ve gasp fiilini birlikte planlayan psikopat, “büfeye daldım”, evin önüne geldiğinde camda birisini gördüm ve panikleyerek Özdemir’e bıçakla saldırdım” diyor. Tabi çantayı da bu panikle alamamış. Şimdi ne olacak? Ne olacak, bir süre yatar, sonra çıkar; birkaç kişiyi daha öldürür. Nasıl olsa suçun caydırıcı cezası yok. “Kısasta hayat var” diyen İslam’ın hükümleri de uygulanmıyor. En azından idam cezası olmuş olsaydı, bu tür sapık katiller belki de ölümden korkarak, öldürme fiiline yanaşmazlardı. Neyse.. Toplum olarak her kadın cinayetinde artık bu “son olsun” diyoruz ama hemen ardından bir yenisi daha ekleniyor. Allah’ın yasaları tatbik edilmediği müddetçe, kanımızı donduran bu vahşetler bitmeyecektir.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ali kemal

Yazar laikleri Kemalistleri anlamak güç demiş ardından aynı onlar gibi ak partiyi eleştirmiş? Yazar ak partiyi eleştirmekte haklı çünkü ortada bir ilkesizlik var , laikleri Kemalistlerin anlamak neden güç? Aynı şeyi onlarda söylüyor, biraz zeka katarak söylüyorlar hepsi o.
  • Yanıtla

Gerçek

İnsanlarımız İslâm şeriatına göre eğitilmeli. Laik rejim çöktü artık. Okullarda okuyanların bir kısmı terörist çıkıyor. Tam 70 yıldır.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23