Tunus'ta laik diktatörlüğe dayalı yeni bir vesayet rejimi!
Uzun yıllar boyunca diktatörlükle yönetilen Tunus’ta, "Arap Baharı" ile birlikte yaşanan ara dönemin ardından yeniden laik diktatörlüğe dayalı vesayet rejimi inşa ediliyor. Konuya dair HÜDA PAR'dan yapılan açıklamada, "İslam coğrafyasını sekülerleştirme çabalarının bir parçası" yorumu yapıldı.
YENİ AKİT/ANKARA
Uzun yıllar boyunca diktatörlükle yönetilen Tunus’ta, "Arap Baharı" ile birlikte yaşanan ara dönemin ardından yeniden laik diktatörlüğe dayalı vesayet rejimi inşa ediliyor. Konuya dair HÜDA PAR'dan yapılan açıklamada, "İslam coğrafyasını sekülerleştirme çabalarının bir parçası" yorumu yapıldı.
"Sivil görünümlü bir darbe"
HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Serkan Ramanlı'nın açıklamaları şu şekilde:
Küresel ve bazı bölgesel güç odaklarının müdahale ve desteği ile sivil görünümlü bir darbe süreci işleten Cumhurbaşkanı Kays Said, 2021 yılında parlamentoyu feshetmişti.
Çıkardığı yeni kararnamelerle hem yetkilerini genişleten hem de yürütme organını kendisine bağlayan Kays Said, yasama organını devre dışı bırakarak ülkeyi 25 Temmuz’da Anayasa referandumuna götürdü.
"Tunus'un dini İslam'dır' maddesi çıkarıldı"
Referanduma sunulan Anayasa’da, "Tunus'un dini İslam'dır" maddesi çıkarılarak yerine "Tunus İslam ulusunun bir parçasıdır." maddesine yer verildi. Ayrıca yeni Anayasa Cumhurbaşkanına denetlenemez bir güç ve geniş yetkiler tanıyor.
Neredeyse ülkedeki tüm siyasi partilerin referandumu boykot etme kararı nedeniyle referanduma katılım çok düşük oranda kaldı.
"Halkın sadece yüzde 27,54’ü sandık başına gitti"
Referandumda, seçmenlerin sadece yüzde 27,54’ü sandık başına giderek oy kulandı. Sandığa gidenlerin yüzde 94,6’sının yeni anayasaya "evet" dediği açıklandı. Ancak siyasal baskı ve dayatmaların devam ettiği bir dönemde gerçekleştirilen referanduma dair açıklanan sonuçların güvenilirliğine gölge düşmüştür. Çıkan sonuçlar diğer bütün darbe Anayasalarının referandum sonuçlarıyla birebir örtüşüyor.
"İslamî kimlik hedef alınıyor"
"Arap Baharı"nın doğum yeri Tunus, temel hak ve özgürlükler alanında elde ettiği tüm kazanımlarını bir bir kaybettiği yeni bir diktatörlük rejimi ile karşı karşıyadır. Devam eden süreç Tunus halkı açısından yeni acı ve travmalara gebe olan ve açıkça İslamî kimliğin hedef alındığı bir süreçtir.
Söz konusu Anayasa’dan, "Tunus'un dini İslam'dır" maddesinin çıkarılmış olması da bunu göstermektedir. Mesele sadece Tunus ile sınırlı olmayıp küresel sömürü ve vesayet odaklarının, yerli işbirlikçileri eliyle İslam coğrafyasını sekülerleştirme çabalarının bir parçasıdır. Tunus halkı oluşturulmak istenen diktatörlüğe karşı, birlik ve beraberliğini koruyarak meşru ve sivil yöntemlerle iradesine sahip çıkmalıdır.
