1920 ruhuna uygun kutluyor muyuz? 23 Nisan’ları yeniden düşünme vakti
Av. Süleyman Arslan, Hakkatapanmillet.com sitesindeki yazısında 23 Nisan 1920’nin anlamına dikkat çekti. Arslan, bu tarihi günün, Türk milletinin işgal ve esarete karşı yekvücut olarak kaderini kendi ellerine aldığı büyük bir dirilişi simgelediğini vurguladı. Ankara’da açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin sadece bir siyasal yapı değil, aynı zamanda imanla beslenen bir bağımsızlık iradesinin sembolü olduğunu ifade etti.
Günümüzde yapılan 23 Nisan kutlamaları çoğu zaman sadece çocuklara yönelik eğlenceler, protokol konuşmaları ve geçici süslemelerle sınırlı kalmaktadır. Oysa 23 Nisan 1920’nin ruhu, süsten ve gösteriden çok daha derin bir anlam taşır. Bu ruh; Allah’a bağlılık, milletin iradesine güven, zulme karşı onurlu duruş ve maneviyatla yoğrulmuş bir özgürlük anlayışıdır.
Egemenlik, Hakk’a Tapan Millete Aittir
“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ifadesi, 23 Nisan 1920’de sadece seküler bir anlam taşımamış; Hakk’a tapan bir milletin Allah’a dayanan egemenlik bilinciyle şekillenmiştir. Bu yönüyle TBMM’nin açılışı, sadece siyasi bir adım değil; aynı zamanda Allah’ın rızasını gözeterek millet iradesini hâkim kılma mücadelesidir.
Gelecek İçin Şuur
23 Nisan’ı yalnızca geçmişin bir hatırası değil, geleceğe taşınması gereken bir bilinç olarak değerlendirmeliyiz. Çocuklara bayram hediye etmek elbette güzeldir; fakat o bayram, şuurdan uzaksa, tarihî ve manevî köklerden kopmuşsa, asıl anlamını yitirir.
Kutlamalar süslemelerle mi sınırlı? Günümüzdeki 23 Nisan kutlamaları çoğunlukla çocuklara özel eğlenceler, renkli süslemeler ve resmî törenlerle sınırlı kalıyor. Oysa bu tarih; Allah’a bağlılık, millet iradesine sadakat, adaletsizliğe karşı duruş ve manevi değerlerle örülmüş bir özgürlük bilincini temsil ediyor. 23 Nisan’ın hakiki ruhunu sadece yaşamak değil, gelecek nesillere de hissettirmek gerekiyor.
Yeniden Düşünmenin Vakti Geldi
Bu bağlamda çağrımız nettir:
23 Nisan’ları yeniden düşünmenin, yeniden ihya etmenin vakti gelmiştir.
23 Nisan’ı; sadece çocuklara yönelik bir bayram değil, Allah’a tapan bir milletin bağımsızlık gününü idrak ederek kutlamalıyız. Egemenlik anlayışımızı yeniden o manevi temellere oturtmalı, çocuklarımıza sadece neşe değil; kimlik, şahsiyet ve şuur da kazandırmalıyız.
Av. Süleyman Arslan...
