Sizleri tanıyoruz “Prenses"ler!..
Cennetmekân Sultan 2. Abdülhamid Han’ın torunu Nilhan Osmanoğlu;
“Parlamenter sistem canımıza yetti” ve "Galatasaray'a ait olan Suada bizim" sözleri nedeniyle şu sıralar adeta linçe tabi tutuluyor.
Laikçi azınlık olayı eleştiriden çıkarıp resmen küfür ve hakarete vardırdı.
Hürriyet yazarı Gülse Birsel;
“Kusura bakma bebeğim prenses benim” diyerek muhalifleri tatmin eden bir yazı yazdı.
Gülse’nin yazısını okuduğumda aklıma,
“Nikah günü nişanlısının kahkahaları karşısında az daha bebeğini düşüren “Masum prenses” fıkrası geldi ama neyse!..
Konumuz Gülse Birsel değil..
Geçelim bu faslı!..
***
Bugün,
“Prenses” anlamına gelen "Smyrna"lı, yani İzmirli Yılmaz Özdil ile Halk TV'de yayınlanan Uğur Dündar'ın sunduğu Halk Arena'sı adlı programa telefonla katılarak, Nilhan Osmanoğlu hakkında iğrenç ötesi bir muhabbet yapan Müjdat Gezen’le alakalı birkaç hususa değinmek istiyorum!..
Bildiğiniz gibi Özdil ile Gezen, Nilhan Hanım’dan bahsettikleri o programda resmen çukurlaştılar.
Gezen’in;
“Yılmaz ben kadını beğendim yahu.” hezeyanına,
Özdil;
“Ada'yı veresin mi geldi abi?” diyerek karşılık verdi.
Kimliği, soyu-sopu ne olursa olsun, evli bir kadınla alakalı bu konuşma yenilir-yutulur cinsten değildi!..
Hele bu aşağılık konuşmanın;
Eşi birçok kez yurtdışına tek başına çıktığı iddiasıyla yayınlanan haberler sonrasında; namusuna dil uzatıldığını iddia edip, canlı yayınlarda;
“İspatlarsanız intihar ederim” diye feryat eden Uğur Dündar’ın programında gerçekleşmesi ise ayrı bir rezillik.
Belli ki Uğur Dündar;
O meş’um günleri unutmuş, başkasının namusuna dil uzatıldığında gülebilecek hale gelmiş.
Yazık!..
Çok yazık!..
***
Evli ve anne olan bir kadının iffetine dil uzatan “dümbelekçi,” ne hikmetse hep “usta sanatçı” diye pazarlanıyor ama ortada ustalığını tescil edecek bir esere rastlamak neredeyse imkansız..
Gezen’in en iyi bilinen tiplemesi “Darbukatör Bayram.”
Bir ara;
“Muzurevi” diye bir oyun sahnelemişti, onun da çalıntı olduğu Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce tescillenmişti.
Tabi bir de yayımlanamayacak kadar kötü bir filmi var Gezen’in.
Öyle ki;
Film, dünyada en kötüler arasında ilk 5’e girecek cinsten.
İsmi “Homoti”.
Uzaylı “E.T.”nin çakması...
Müjdat Gezen, kauçuktan yapılmış bir ucube kostümü yeğenine giydirip çekmiş filmi.
İnternete düşen film, dalga geçmek için izleniyormuş.
Ateist yazar Aziz Nesin, geçmişi hayli eskilere dayanan mahut filmi gördüğünde;
“Rezalet, sakın yayınlama bunu” demiş Müjdat Gezen’e...
Gezen, uzaylı karakterine “Homoti” ismini;
“efemine” yani “kadınsı” olduğu için uygun görmüş.
Anlayacağınız, Müjdat Gezen çeke çeke;
Bizim henüz varlığından dahi bihaber olduğumuz uzaylıların, cinsel sapkın olanının filmini çekmiş.
***
Bir zamanlar “çapkınlar kralı’’ diye anılan, şimdilerde ise "sapkınlıklarıyla" gündeme gelen Müjdat Gezen’in,
Rol arkadaşı olan ayıya “Pakize” ismini vermesine özel bir anlam yüklemek istemiyorum.
Fakat,
Müjdat Gezen’in de gördüğü tüm kadınlara “yükselmek” gibi bir huyu varmış.
Gezen’in “ilk aşkım” dediği kadının;
Henüz 10-12 yaşındayken, hastalanan ilkokul öğretmeni yerine geçici olarak derslerine giren “Kadriye Hanım” diye biri oluşu bunun en net ispatı.
Çocuk yaşta iken öğretmenine asılan Müjdat Gezen, daha sonraları;
Kendinden 22 yaş küçük olan ve yine kendi ifadesiyle “hısmım” dediği Leyla Hanım’la evlenme istediğini annesine açtığında ise;
Annesinin;
‘‘Terbiyesiz, sen sübyancı mısın?’’ tepkisiyle karşılaşacak kadar problemli biri.
***
Bugünlerin moda tabiriyle, geçmişe yönelik yaptığım “arkeolojik kazı”larda Müjdat Gezen’e ait rastladığım tek doğru;
“Simetri takıntısı” olan Gezen’in;
Dolmabahçe’de, Mimar Sinan’a ait bir caminin minaresinin yamuk olan ucunu
yetkililere düzelttirmesi.
Bunun haricinde neyi varsa kaldır at!..
Hazır kazıya başlamışken, biraz daha derinlere inmeye niyetlenmiştim ki;
Bir de ne göreyim!..
Bir-iki kazma sonrası resmen foseptik.
Kazmayı vurdukça lağım fışkırıyor..
Rezaletler saymakla bitecek gibi değil..
***
Bilenler hatırlayacaklardır...
Müjdat Gezen;
Bundan iki yıl kadar önce yine Halk TV’de ve Uğur Dündar’ın Halkın Arenası adlı programında canlı yayına katılmış,
CHP’nin müteveffa ilahiyatçısı Yaşar Nuri Öztürk ile “küfür”ün dibini bulmuşlardı...
Yaşar Nuri; “milletin a.. koyanların ben a.. koyacağım” demiş,
Müjdat Gezen de, Yaşar Nuri’ye destek vererek “ben yorgunum, benim için de koy” ifadelerini kullanmıştı.
Müjdat Gezen daha sonra ise küfrün dozajını artırmış,
“içkisine karışanlara” yönelik olarak;
“Ulan, siz kimsiniz de bizi sorguluyorsunuz?.. Dallamalar!.. Kimsiniz ulan?!? Kaç paralık adamsınız da bizi sorguluyorsunuz?.
(…)
Diyelim ki içki içiliyor, sana ne pe..venk!?!..” demişti.
Ardından;
“Pe..venk küfür değil, Azerice’de yol gösteren demek” diyerek adeta insanların zekâsıyla dalga geçmişti.
Hazır “Pe..venk” demişken, anlatmadan geçmeyelim;
Ateist Aziz Nesin ile Müjdat Gezen meğer "çapkınlık arkadaşı” imiş.
“Abi” dediği Aziz Nesin, Gezen’in sekreterine aşık olmuş.
Müjdat Gezen de;
Cihangir'de oturduğu evi Aziz Nesin ile sekreterine tahsis ederek, üç yıl kadar onlara orada “pe..venk”lik, yani “yol göstericilik” yapmış.
***
Hâsılı kelam,
Bu gün 73 yaşını deviren ve güya “sanatçı” kimliğiyle insanlara pazarlanan Müjdat Gezen böyle biri.
“Muhalif” olmayı küfretmek sanacak kadar zavallı.
Düşüncelerinden hiç ödün vermediğini ifade etmek için dahi;
“Bugün fikirlerinden ödün veren, yarın...” diyecek kadar “küfürbaz!..”
Uzaklarda yaşayan ve halihazırda bir anne olan kızı “Elif”in hasretiyle yanarken, başkalarının kızının, karısının “namus”una laf edecek kadar seviyesiz!..
***
Dün sohbet etme imkanı bulduğum bir tanıdığım, Müjdat Gezen’in yanında 3 yıl kadar çalışan bir arkadaşıyla arasında geçen bir sohbetten bahsetti.
Anlatılanlara göre,
Tıpkı Ak Partililere hakaret edip “aptal” dediği gibi;
Gezen;
Kendisine ait sanat(!) merkezinde eğitim gören öğrencilere de küfürler edip, hakaretler yağdırıyormuş.
Bu tip "nesli tükenesiceler" amma da çokmuş!..
Bi bitmediler gitti.
İstedikleri kadar küfretsinler.
Biz o kötü sözleri sahiplerine misliyle iade etmesini biliriz ama bu sefer de onlardan farkımız kalmaz.
Bu yüzden de onları Allah'a havale ediyoruz ve kendi pisliklerinde boğulsunlar diyoruz!..
***
Zaten biliniyordu fakat verdiğimiz örneklerle Müjdat Gezen’in ne menem biri olduğu ziyadesiyle anlaşıldı sanırım!..
Milletin namusuna dil uzatan bu zevatın, Nisan ayında yapılacak referandumda “HAYIR” oyu vereceğinden ayrıca bahsetmeye gerek yok diye düşünüyorum!..
O gün gelip de oyumuzu kullandığımızda kimlerle aynı safta yer alacağımızı aklımızdan çıkarmazsak yeterli olacaktır.
Unutulmamalıdır ki;
“Kişi dostunun dini üzeredir”(Hadis-i Şerif)
Bu duygu ve düşüncelerle herkesin Cuması mübarek olsun diyor, saygılarımı sunuyorum!..







