Takunyalı Özel!
Takunyalı Özel!
ZEKERİYA SAY
Malum zihniyetin temsilcilerinin din ve diyanetle arasında mesafe olduğu, alınlarının secdeye mecbur kalmadıkça değmediği bilinen bir gerçektir. Hatta bunu gizleme gereği de duymamışlardır. “Tek Parti” diktasının başbakanlarından Recep Peker, tıpkı komünistler gibi “Din bir zehirdir” derken… Mevkidaşı Şükrü Saraçoğlu, “Türkiye’den dini tamamen atabilmek için bize 30 sene lazım” sözleriyle, İslam’ı bu topraklardan silme arzusunu açıkça dile getirmişti.
İsmet İnönü döneminde ise bu süreç biraz tuhaftı. Bir yandan devlet eliyle İslam’a ve mukaddes değerlerimize karşı amansız bir mücadele yürütülürken, diğer yandan “Milli Şef” İnönü’nün, “Gösteriş olmasın diye Cuma namazını Çankaya’da tek başına kıldığı” iddia ediliyordu. Türkiye’de “Cuma namazına giden ilk Cumhurbaşkanı” ise Turgut Özal oldu.
DPT Müsteşarı iken, “takunya” giyip “abdest” alıyor diye malum çevrelerce “takunyalı” diye yaftalanan Özal, Başbakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı müddetince namazlarını aksatmamaya çalıştı. “Ben hep Cuma Namazı’na gittim. Konumum değişti diye gidememezlik edemem, inancımdır. Başka türlü tefsir edilmesin” diyerek, amacının takıyye yapmak değil, inancının gereğini yerine getirmek olduğunu söyledi. Buna rağmen laikçi kesim onu, “gizli bir oyun oynamakla” ve eninde sonunda “siyasal İslam yönünde faaliyet göstermekle” itham etti.
İbadetlerine dikkat ettiği için hedef tahtasına oturtulan, hatta “linç” edilen siyasilerin başında ise hiç kuşkusuz Merhum Necmettin Erbakan geliyor. Hoca’nın, Milli Selamet Partisi yıllarında Malatya’ya giderken havaalanında abdest almasını çarpıtan mütareke medyası..
Kasım 1987’de, partisinin Mardin’de düzenlediği mitingi sırasında kürsünün önüne battaniye serip ikindi namazına duran Hoca için; “Erbakan’ın açık hava namazı” başlığını atarak, farz ibadeti eleştiri konusu yaptı.
Hoca’nın, Sultanahmet Camii’nde kıldığı Cuma namazı sırasında yaşanan izdihamı “Namaz şov” olarak niteleyen şerefsiz basın…
“Başbakan” olduktan sonra Erbakan ve arkadaşlarının Refah Partisi binasında “cemaatle namaz kılmasını” da çarpıtmaktan çekinmedi.
Yine, “Erbakan” plakalı Mercedes önünde çekilen secde fotoğrafı üzerinden benzeri görülmemiş bir kara propagandaya imza atan malum gazeteler, bir gezisinde uçakta akşam namazının iki rekat sünnetini “seferi” olduğu için kılmayan Hoca ve arkadaşlarına, “Akşam namazı 5 rekât olduğu halde, Erbakan ve heyettekiler 3’er rekât kıldılar!” sözleriyle ders vermeye kalkıştı.
1997 yılında, Beyoğlu Belediyesi tarafından Taksim Parkı’na kurulan “Ramazan Çadırı”nda teravih namazı kılan Hoca için bu defa;
“İstanbul, Fatih, Ayasofya’da namaz kıldığı zaman fethedilmemiş de, Necmettin Efendi, Taksim’deki şov çadırında namaz kılınca fethedilmiş..” şeklinde iğrenç satırlar kaleme alındı.
Refah Partisi’nin kapatma davası sırasında üç gün süren savunması yüzünden Anayasa Mahkemesi’ne seccade, hurma ve helva götüren Erbakan Hoca’nın, mahkeme binasının zemin katındaki bir odada namaz kılması da o dönem “dikkat çeken” bir olay gibi gösterildi.
Yine aynı gazeteler…
Normal ezanla, Cuma hutbesi öncesinde okunan “iç ezan” arasındaki farkı bilemeyecek kadar cahil oldukları halde, “İmam efendi Başbakan’ı beklemek için ezanı 15 dakika geç okutmuştur” şeklindeki açıklamalarla, cami imamının, “Ümmetin Lideri” konumundaki Başkan Recep Tayyip Erdoğan’a torpil geçtiği iftirasını attılar…
Evet!
Her fırsatta, Allah’ın emrettiği farz ibadetleri yerine getirmeye çalışan samimi Müslümanları “takıyyecilik” ile itham eden ve “mürteci” yaftası vurmaya çalışan malum zihniyet, ne hikmetse kendilerine yakın birisi namaz kılıp, abdest alsa acayip sevindirik oluyor.
Mesela!..
“Dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Kudüs ziyareti sırasında, “Haremüşşerif”te namaz kıldığında, malum zihniyete çok “samimi” gelmişti.
Mübarek Ramazan ayında “bira” içmekte sakınca görmeyen Muharrem İnce’nin, CHP›nin Cumhurbaşkanı adayı olduğu dönemde camiden çıkmamasını ve “15 yaşımdan beri her gün Cuma namazı kılıyorum. Bu gizli saklı bir şey değil” şeklindeki “gaf”ını bile hoş görmüşlerdi…
Siyasete girmeden önce Umreye gittiğini fakat gösteriş olmasın diye bunu herkesten gizlediğini söyleyen Kılıçdaroğlu’nun bu tavrını bir “erdem” olarak gören aynı kesim…
2019 seçimleri öncesi cami cami dolaşan CHP’li İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun seçim ayarlı ibadetlerini de “Huzur Duası” ifadeleriyle manşetlerine taşımıştı.
31 Mart 2019 yerel seçimlerinde CHP’den Beyoğlu belediye başkan adayı olan ÖDP’nin eski Genel Başkanı Alper Taş da katıldığı bir TV programında, “Bana parti içerisinden Cuma namazına git dediler” diyerek, CHP’lilerin kendisini zorla namaza götürmeye çalıştıklarını iddia etmişti.
Her fırsatta manevi değerlerimize karşı çıktıkları halde ufukta sandık göründüğünde camiye koşan takıyyeciler için “Ben daha Müslüman’ım diye yarışacaklar” tespitinde bulunan merhum Kadir Mısıroğlu’nu haklı çıkaracak bir gelişme de dün yaşandı.
CHP’den istifa ederek kurduğu ve Allah’ın lanetlediği eşcinsel sapkınlığa alan açan “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” safsatasına programında yer veren Yeni Parti’nin kuruluşunu ilan etmeden önce Hacı Bayram-ı Veli Camii’nde Cuma namazı kılan Özgür Özel›in bu defa abdest alırken çekilen görüntüleri servis edildi.
4-6 yaş arası Kur’an Kursları için “ortaçağ karanlığı” dediği halde Özel’in kamuya açık alanda, kameraların önünde abdest alırkenki halini görünce, aklıma “Takunyalı Özel” demek yerine…
Başkan Erdoğan’ın malum zihniyete yönelik söylediği şu veciz sözü geldi: “Biz dini yaşarız, tüccarlığını siz yaparsınız.”