“Şapşalizm!..” Yamak mı, yoksa ajan mı?
Yılbaşı gecesi Reina'ya düzenlenen saldırıda 39 kişinin öldürülmesi en basit tabirle vahşi bir katliamdır!…
Saldırıdan yara almadan kurtulan bir mağdurenin;
“Yapacak bir şey yoktu, Muhammed’in Allah’ına sığındım o anda” sözü olayın dehşetini özetlemeye yetiyor!..
DEAŞ’ın üstlendiği saldırının failinin yakalanması için güvenlik güçlerinin çalışmaları sürerken…
Bazı mahfiller de, halkı provoke ederek muhtemel bir kalkışmanın fitilini yakmakla meşguller.
Okmeydanı’nda Halkevleri isimli sözde STK’nın mensupları, halkı isyana teşvik ederken,
“Sanatçı” kisvesine bürünmüş bazı provokatörler de olay karşısında sağduyusunu muhafaza eden milleti aşağılamakla meşgul.
Bu gayretkeşlerden biri de, önceki gece Kıbrıs’tan sınır dışı edilerek İstanbul’a getirilen ve gözaltına alınan Modacı Barbaros Şansal…
Gezi eylemlerinin “duran adam”larından biri olan Şansal, Reina saldırısından sonra harekete geçti.
“Şapşal;”
Kıbrıs’ta paylaştığı “yeni yıl” mesajı(!)nda;
“2017’de hepinize g…n” (…) 'B... boğul Türkiye' sözleriyle Türk milletine hakaret etti.
***
Peki kimdir bu Barbaros Şansal?!..
Kendi başlattığı akıma “Şansalizm” diyen Barbaros Şansal;
Uzun yıllar modacı Yıldırım Mayruk ile çalıştığından dolayı kendisine "terzi yamağı" diyor.
Şansal, 2000 yılının sonlarına doğru İzmir’de düzenlenen bir defile(!)de Deniz Akkaya adındaki mankeni podyuma belden yukarı çırıl çıplak çıkardığı marjinal defile ile adını duyurdu.
Aldığı yoğun eleştirilerden olsa gerek;
Daha sonra düzenlediği bir başka defilede, güya “Filistin'deki vahşete dur demek” amacıyla podyumda Filistin bayrağı ile yürüyerek, muhafazakârlara şirinlik yapayım derken mandepsiye basmıştı.
Çünkü, Filistin bayrağı ile yürüyeceğim derken, Ürdün bayrağıyla yürümüştü..
Savunmak istiyorum dediği Filistinlilerden bihaber olduğu ortaya çıkmıştı..
Murathan Mungan‘ın da dediği gibi;
“Türkiye’de her şey olabilirsiniz... Ama rezil olamazsınız...”
Şansal, bu skandaldan sonra verdiği bir röportajda, “Çağırsalar Filistin için çarpışırım” diyerek durumu toparlamaya çalışmıştı.
Haddizatında kendisini "antimilitarist" olarak niteleyen Şansal, "Psikosomatik bozukluk” yani Homoseksüel olduğu gerekçesiyle askere alınmamıştı.
Türkiye’de asker dahi olamayan bir eşcinsel, Filistin’de nasıl çarpışacak doğrusu merak ettim.
Farz edelim gitti ve çarpıştı…
Ne diyecekti İsrailli askerlere;
“Kahrol düşman al sana bombe” mi?
Tamam,
Filistin ordusunun “top”a, tüfeğe ihtiyacı var diye düşünmüş olabilir ama o top, bu top değil!..
***
Konuyu sulandırmadan devam edecek olursak;
Barbaros Şansal “İslam” ifadesine nüfus cüzdanında dahi tahammül edememiş, din hanesinden kaldırtıp yerine “seçilmemiş” ibaresini yazdırmıştı.
Sonrasında ise, Ateizm Derneği’nin kuruluşunun birinci yıl dönümünde düzenlenen bir yürüyüşte “Ateist olmanın bir özgürlük değil hak olduğunu” anlatırken rastlamıştık kendisine.
Yeni yeni tanınmaya başladığı yıllarda;
“Benim için din, dil, ırk farkı yoktur.” diyen Şansal gitmiş,
Yerine;
“Orduevlerinde türban, sakal, sarık ve cübbenin serbest olması yetmez; kerhanelerde de serbest olmalı ki çarşafla evden çıkıp takside değişmek zorunda kalmasınlar...” diyecek kadar “alçak” biri gelmişti.
***
“200 bin yıl önce oluşan genetik bozukluk sonucu insanoğlunun konuşmaya başladığını” iddia eden Ateist Şansal;
Ne hikmetse konuşmak fiili yerine, sürekli küfretmeyi tercih eden biri...
2009 yılında Atatürk havaalanında erkekler tuvaletine girdiği için bir görevli tarafından uyarıldı diye tüm Türkiye’den özür bekleyen yamak,
“Ölen askerlerimiz için şehit diyorlar. bunlar b*k yoluna gitti Niyazi lafını bilmiyorlar” twitini atmakta hiçbir beis görmüyordu.
***
Geçmişe yönelik haber taraması yaptığımda gördüm ki;
Barbaros Şansal meğer sıkı bir Reina müdavimiymiş…
Reina denilen gece alemi mekanında bir sürü rezalete imza atmış..
Bir gece Reina’da eğlenirken ayakları hava alsın diye ayakkabılarını çıkaran Şansal, bir de bakmış ki 300 Avroluk ayakkabıları yok...
Çalınmış!
39 kişinin katili sivillere ateş ederken ortadan kaybolankorumalar,
Haliyle Şansal’ın ayakkabısını da bulamamışlar
Şansal, ayakkabılarının bulunamamasını fırsat bilerek, kutsal mabetlerimiz olan camilere hakaret etmiş;
“Birileri orayı (Reina’yı) cami zannedip, pabuç çalıyor!..” demiş..
***
Yılbaşı gecesi Reina’ya yapılan saldırı sonrası attığı twitte;
"işletmecisi ve tüm çalışanları alevi olduğu için, noel baba kılığındaki sünni müslümanlar istanbul'da silahla insanları taradı, özeti budur." diyerek,
mezhepler üzerinden provokasyon denemesi yapan Şansal;
2008 yılında Reina’da düzenlenen Yaza Merhaba Partisi’ne;
sarıklı, cüppeli, potinli ve şalvarlı bir kostümle ve elinde içki kadehiyle katılmış; “Ben sosyetenin müftüsüyüm. Alevilik in, sünnilik out” demiş,
Ateist olmasına rağmen sözüm ona mezhep eksenli espri(!)ler yapmış.
***
Yakın tarihte Girne’den ev alarak burada yaşamaya başlayan ve sürekli Türkiye aleyhinde “atıp-tutan” Şansal’ın, Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nden birçok kişiyle görüştüğü iddia edilmişti.
Türk vatandaşlarının “vize” ile geçebildiği Rum kesimine, Şansal’ın kolaylıkla girip çıkabilmesi, burada da Rum dostlarıyla Türkiye aleyhindeki toplantılara katılması nedeniyle bir dönem hakkında; “Rum Ajanı” olduğuna yönelik haberler çıkmıştı.
Son olarak;
11 Mayıs 2015 tarihinde Lefkoşa Ercan Havalimanında üzerinde 6 gram uyuşturucu ile yakalanarak Kıbrıs’ta bir ay hapis cezasına çarptırılan Şansal, bu olaydan sonra Türkiye yerine Kıbrıs mahkemelerinde yargılandığı için memnun olduğunu ifade etmişti.
***
Görüldüğü gibi Barbaros Şansal, bir modacıdan çok bir “ajan-provokatör” gibi davranıyor.
Yaptığı rezaletlerin haddi-hesabı yok…
Her fırsatta İslam’a ve Müslümanlara hakaret eden bu ahlaksız modacının, sadece yılbaşı gecesi yaptığı hakaretler için yargılanması “sığ” kalır.
Çok yönlü bir araştırmaya tabi tutularak, ipinin hangi kapıya bağlı olduğu, kime hizmet ettiği ortaya çıkarılmalı.
Haklı olarak;
“Psikosomatik bozukluk tanısı konulan birini bu kadar ciddiye almaya ne gerek var?” diyebilirsiniz ama,
Size, “sineğin de küçük olduğunu ama mide bulandırdığını” hatırlatmak isterim..
Güzel ülkemiz içeriden ve dışarıdan tazyikli saldırılara maruz kaldığı ve her gün şehitler verdiğimiz şu günlerde,
Ülkemize b.k atmaya kalkışanlara gerekli cevaplar en sert şekilde verilmeli…
Hazır Prof. Celal Sengör;
“İnsanlara dışkı yedirmek işkence değil” demişken, o b.kları sahiplerine yedirmeliyiz!..







