--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Pizza Gate: “Pedofili mi?”…“Psikolojik Harp Metodu mu?..”

Zekeriya Say
Zekeriya Say

8 Kasım’da yapılan ve Donald Trump’ın kazandığı seçim öncesi Amerika’da konuşulan en ciddi skandal, Hillary Clinton’ın e-postalarının sızdırılmasıydı.

Federal Soruşturma Bürosu (FBI) Direktörü James Comey, seçimlere günler kala soruşturmayı tekrar gündeme getirmiş, fakat “bir şey bulunamadı” diyerek kapatmıştı.

Ardından, seçimlere 24 saat kala ortaya yeni bir iddia atılmış, Clinton'un epostalarını sızdırdığı iddia edilen FBI ajanı Michael Brown'un evinini yakıldığı, karısı ve çoğu ile birlikte kendisinin de öldürüldüğü ileri sürülmüş, sonrasında ise bu haberin asparagas olduğu ortaya çıkmıştı.

Seçimden bir ay önce, yani 10 Ekim 2016’da, John Podesta’ya ait elektronik postalarda Hillary Clinton’ın kızı Chelsea Clinton’ın, Clinton Vakfının çalışanlarından birini intihara sürüklediği de iddia edilmiş, fakat bu da iddiadan öteye gitmemişti.

***

Seçim öncesi bunlar yaşanırken, seçim sonrası da tartışmalar bitmedi. Amerika’da yaşananlar, Süleyman Demirel’in  “24 saat siyasette çok uzun bir süredir” sözünü destekler nitelikteydi..

Seçimden hemen sonra bizdeki “Gezi olayları”nı andıran, Tump karşıtı gösterilerin çıkması, California’nın, Amerika’dan ayrılıp bağımsız bir devlet kurması anlamına gelen “Califrexit”  tartışmaları; “ABD’nin 44. Başkanı siyahî olacak” diyen Bulgaristanlı kâhin Baba Vanga’nın, “45. Başkan seçilecek ama yemin edemeyecek” iddiasını gündeme getirdi.

Tüm bunlar olup-biterken Barack Obama da veda ziyaretlerine başladı. Obama, Atina’daki temasları kapsamında Yunan halkına hitaben gerçekleştirdiği konuşmasında, selefi Donald Trump’a ilginç bir göndermede bulunarak  “Amerikan demokrasisi, tek bir kişiden daha büyüktür” dedi. Ocak ayında Başkanlık görevini devredecek olan Obama, belli ki Trump’a;  “Amerika’nın yerleşik düzeniyle oynama” mesajını veriyordu.

Yukarıda da dediğimiz gibi, son günlerde Amerika’da 24 saatte çok şey oluyor.

Seçimin bitmesi, Trump’ın zaferi, tartışmaları daha da alevlendirdi..

Eylem ve gösterilerden sonra “skandal”lar da patlak vermeye başladı.

"Pizza Gate” adlı bu skandalda, kayıp çocukların istismara uğrayıp, eğlence adı altında öldürülmüş olabilecekleri konuşuluyor!..

***

Geçtiğimiz aylarda Almanya Federal Asayiş Dairesi 9 bin çocuğun kaybolduğunu ve bu çocukların organ mafyasının eline geçmiş olabileceğini iddia etmişti. Bu çocukların “Pizza Gate” skandalına istismar edilip, öldürüldüğü konuşuluyor.

Hillary Clinton’ın seçim kampanyasının destekçilerinden birinin sahip olduğu pizza markası aracılığıyla pedofilipartilerine kurban olarak satıldığı yönünde iddialar var.

Pedofili skandalına adı karışanların arasında kimler yok ki?

Barack Obama’dan tutun da, Clintonlar’a, John Podesta’dan, kardeşi Tony Podesta’ya kadar bir sürü isim.

İsterseniz skandalın detaylarına girmeden önce, hazır  Obama’da Yunanistan’da açıklama yapmışken “pedofili”nin tarihçesine bir göz atalım:

Antik Yunan’da; erkek-kız çocuk ayırımı vardır. Yunanlılarda yetişkinlerin erkek çocukları sevmesi âdeti vardı. Bedence sağlam ve güzel çocuklar özel bir sevgi ve koruma altına alınırdı. Yetişkin bir adam bir gençten hoşlanırsa ve genç çocuğu severse sosyal, maddi-manevi bütün sorumluluklarını üstlenir, onun öğretmeni ve manevi babası olurdu. Bu tür adetler zamanla cinsel tacizlere dönüşmüş, böylece pedofili (sübyancılık) denilen sapkınlık, salgın bir hastalık halini almıştır. Bu sapkınlık zamanla öyle bir hal almış ki, sonunda genç çocuk kendine sevgili edinemezse ayıplanmaya, toplum tarafından dışlanmaya kadar vardırılmıştır.”

***

"Pedofili”ye maalesef dünyanın her yerinde rastlamak mümkün.

Birara, Hollandalı pedofililer, Hayırseverlik, Özgürlük ve Farklılık (NVD) adıyla parti kuracaklarını açıklamış, eşcinsel evlilikleri doğal karşılayan Hollanda’da bile halkın yüzde 82’si "durdurun bunları" diye ayağa kalkmıştı.

Bilindiği gibi yakın tarihte “Pedofili” skandalının en büyüğü Vatikan’da patlak vermiş, Katoliklerin 265’inci papası Benedictus;  her ne kadar “Tanrı bana söyledi” dese de,

kendisi gibi din adamı olan kardeşinin, Almanya’da “150’den fazla çocuğun, rahiplerin tecavüzüne uğramasına göz yumduğu  iddiası” nedeniyle 598 yıl sonra papalıktan istifa eden kişi olarak tarihe geçmişti.

Bu konuyla alakalı örnekleri sıralamak mümkün, ama bu iğrençlikleri hatırlamanın kimseye faydası yok.

(Bu ifadeden sonra bazı Kemalistler bize son zamanlarda yaşanan birkaç çirkin örneği sıralayacaktır. Onlara İzmir Urla’daki skandalı hatırlatıp, sapık yarıştıracak halimiz yok. “Sapık” sapıktır. Allah topunun belasını versin)

***

İzniniz olursa  "Pizza Gate”e geçmeden önce “pedofili” skandalına adı karışan derin ABD’nin temsilcisi John Podesta ve kardeşi Tony Podesta hakkında küçük bir parantez açmak istiyorum.

Malumunuz;

Fethullah Gülen Amerika'ya 1999 yılında gitti. Yani, Bill Clinton'ın 2'inci başkanlık döneminde. Son olarak Gülen ile Clinton bağlantısı ise FETÖ’cülerin, Hillary Clinton’ın başkanlık kampanyasına beş yüz bin ila 1 milyon dolar arası bağış yaptığının tespit edilmesiyle gündeme gelmişti. FETÖcüler 15 Temmuz darbe girişiminden sonra bozulan imajlarını düzeltmek için John Podesta (Bill Clinton’ın eski özel kalemi)’nın kurucusu olduğu lobi şirketi Podesta Group ile anlaştılar. Şirketin kurucusu John Podesta, Hillary Clinton’ın seçim kampanyasının başındaki adamdı. Şirketin başında ise kardeşi Tony Podesta var.

Yani Podesta kardeşler, Fethullah Gülen ve mankurtlarının darbe sonrası aklanmasından sorumlu.

Tabi, FETÖ’cülerin “sapık”lara anılması size garip gelmesin…

Çünkü FETÖcüler hakkında ortalıkta dolaşan o kadar çok iddia var ki...

Mesela;

Locaefendi’nin akıl hocası FBI Ajanı John Edgar Hoover’ın “homo” olduğu ortaya çıkmıştı.

Ayrıca Gülen’in kardeşi ve yeğeni, 15 yaşındaki zihinsel engelli bir kız çocuğuna cinsel istismar suçundan halen tutuklular..

Yazının bu kısmında, FETÖcüler tarafından öldürülen gazeteci Haydar Meriç’in;

 Gülen’in yaşadığı cinsel sapıklıkları kitaplaştıracağını iddiasını, sanırım duymayan kalmamıştır.

Rezillik üstüne rezilli!k.. Say say bitmiyor!..

Sonra, “yazın çok uzun” diye kızıyor okuyucu…

***

Evet, Amerika'daki skandala gelecek olursak;

İki gündür konuşulan “Pizza Gate” skandalını kısaca hatırlatayım..

“Amerika’nın önde gelen zenginleri ve siyasetçileri için düzenlenen sapkın partilerde çocukların öldürülerek kurban edilmesi ve cinsel istismarda bulunulmasından bahsediliyor.

Bu sapkın eğlenceler için istenen çocukların “comet pizza”  adlı paravan şirketin sahibi James Alefantis tarafından temin edildiği iddiasından dolayı skandala “Pizza Gate” adı verilmiş. Şirketin sahibi James Alefantis de Hillary Clinton 'ın bağışçılarından..

Çocukları sapıklara pazarladığı iddia edilen bu pizzacının, maillerde;

“karışık pizza, peynirli makarna” gibi şifreli kelimeler kullandığı söyleniyor.

Halihazırda skandala karışan Comte Pizza adlı şirketin logosu da pedofilik simgeler barındırıyormuş.

Şimdilik bu iddialar sadece birer komplodan ibaret… Henüz netleşmiş bir durum yok.  

***

Hatırlarsanız, yazının başında “Amerika’nın Türkiye’ye benzemeye başladığı”ndan bahsetmiştim.

Bu benzemeyi size bir örnekle açıklayayım:

Amerika’daki “Pizza Gate” adlı pedofili skandalı, bizde 28 Şubat’ta  sahnelenen “Fadime Şahin-Müslüm Gündüz” ve “Ali Kalkancı- Emire Ersoy” olayına çok benziyor.

Bildiğiniz gibi, 28 Şubat sürecinde; televizyon ekranlarında ve gazetelerde sürekli taciz-tecavüz haberleri verilerek,“Psikolojik Harp Metodları” devreye sokulmuş, oluşturulan algı sayesinde mevcut REFAHYOL iktidarı alaşağı edilirken, seçmenler de gık'ını çıkaramayacak hale getirilmişti.

Bu örneği ABD’ye uyarlayacak olursak;

Cumhuriyetçiler karşısında hezimete uğrayan Demokratların, seçim sonrası “pedofili” skandalı ile gündeme gelmesinin nedeni, muhtemelen Trump karşıtı protesto gösterilerini durdurmak maksatlı. Bu iddiayı ortaya atanlar belli ki Trump’ın başkanlık koltuğuna oturamama ihtimalinden korkuyorlar. Bu yüzden de her yolu denemeyi mubah görüyor olmalılar..

Peki, "Neden bizdeki gibi çarpık ilişkiler değil de, pedofili gibi aşağılık bir iddia kullanıldı?" derseniz..

Çünkü 2010 istatistiklerine göre Amerika’da yılda 84767, günde ortalama 365 kadın tecavüze uğruyor.

“Kadınlara tecavüz”ün kanıksandığı Amerika’da, “muhaliflerin dikkatleri ancak çocuklara karşı iğrenç saldırı iddialarıyla çekilebilir” diye düşünülmüş olabilir.

Seçimin mağlubu olan Clintonlar'ın partisi Demokratların aday ve bağışçılarının bu skandala adının karıştırılmasının başka mantıklı bir izahını göremiyorum. Eğer kısa süre içinde Amerika'daki sokak eylemleri biterse ben haklı çıkarım!..

Yok eğer gösteriler devam edip, konu kapanırsa “komplo” derim..

Bu arada da Clintonlarla olan iltisakı yüzünden fıldır fıldır kaçacak delik aradıklarını düşündüğümüz Gülencilerin telaşı,  ABD'de yaşanan "Pizza Gate" skandalı ise, görelim bakalım neler olacak?!..

Zekeriya Say Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle