--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

“Obama, Trump ve Hindi metaforu!..”

Zekeriya Say
Zekeriya Say

Amerika’nın 44. Başkanı Barack H. Obama, 8 yıllık görev süresinin ardından bugün, halefi Donald Trump’a görevi devredecek.

Obama, iki dönem ikamet ettiği Beyaz Saray’a veda ediyor.

Amerikalılar, Obama’yı yaptığı uzun ve pahalı tatillerle hatırlayacak.

Biz ise, Müslümanlara karşı desteklediği teröristlerle ve katillerle hatırlayacağız…

***

Gazeteler;

Önemli biri vefat ettiğinde haberin sonuna ölen kişinin biyografisini yazarlar.

Ben de, bugün itibariyle “medeni ölü” haline gelecek olan Obama’nın kısaca özgeçmişinden bahsetmek istiyorum.

İsterseniz, sekiz yıl ABD başkanlığı yapan Obama kimdir? kısaca hatırlayalım:

Dünya,

Obama ismiyle 2007 yılında, adaylığını ilan ettiğinde tanıştı.

2008'de yapılacak seçimlerde, “Demokratlar”ın iki adayından biri;

“Saksafoncu Bill”in karısı Hillary Clinton, diğeri de Barack H. Obama’ydı...

Obama;

Kenyalı “siyah bir baba” ile Amerikalı “beyaz bir anne”den dünyaya gelmişti.

Anne ve babası, Obama henüz “2 yaşında”yken boşandı.

Bir süre babasıyla birlikte Kenya’da yaşadı.

Sonra, ver elini Amerika!..

Önce Illinois Eyaleti Senatörü, ardından ise 2008 ve 2012’de olmak üzere üst üste iki kez ABD Başkanı seçildi.

Obama, bu noktaya elbette kolay gelmemişti.

Henüz genç bir lise öğrencisiyken, “maymun” sesleri çıkaran sınıf arkadaşları tarafından;

“Baban kimseyi yedi mi?” sözleriyle aşağılanmış, hor görülmüştü.

***

Obama’nın diğer bir handikabı ise annesiydi.

Antropoloji alanında doktora yapan anne Stanley Ann Dunham, romantik ve  pragmatik bir beyazdı.

Dünya’yı sömüren ülkesi Amerika gibi, menfaatçi bir kadındı.

İki evliliğini de yabancılarla yapan anne Dunham;

Her ikisinde de başarısız olmuş, bu iki evliliğinden doğan iki çocuğunu ailesi ve arkadaşları büyütmüştü.

İşte bu yüzden Obama,

Gerçek manada annesine ait bir evlat” olamamıştı.

Kim bilir?

Belki de;

Obama’nın, geçtiğimiz Eylül ayında kendisine “sürtüğün oğlu” diye küfreden Filipinler Devlet Başkanı Rodrigo Duterte’ye karşı sessiz kalmasının altında bu kopukluk yatıyordu!..

 ***

Obama “başkan” seçildiğinde dünya genelindeki Müslümanlar, ismindeki “Hüseyin”den dolayı sevinmiş, “Katil Amerika”nın işgallerinin sona ereceği ümidine kapılmıştı.

Ülkemizde de durum farklı değildi!..

Van’ın Gürpınar İlçesi Çavuştepe köylüleri, Obama’nın 44. ABD başkanı seçilmesini, 44 kurban kesip davul zurna eşliğinde halaylar çekerek kutlamıştı.

Öyle ya;

Yıllarca otobüse arkadan binip-inen, derisinin renginden dolayı ötekileştirilen, fakat gel zaman ABD’ye “Başkan” olabilen siyah adam;

“Yes we can” diyordu!..

(Evet, yapabiliriz)

Dediği gibi de oldu;

Sekiz yılda dünya’nın içine yaptı!.”

Bugün geldiğimiz noktada, ABD’ye olan nefret, hiç olmadığı kadar yüksek…

Müslümanlar artık ABD’ye güvenmiyorlar!..

Özellikle de “Sünni Müslümanlar!..”

***

Obama, dünyanın “aptal” diye tanıdığı, “tek haneli IQ”ya sahip George W. Bush kadar olamadı!..

Bush en azından bir yere saldırmadan önce, ya yalan söylüyor!..

(Irak’a saldırmak için ortaya attığı “Kimyasal silah” yalanı)

Ya da;

 Afganistan’ı işgal etmek için, 11 Eylül’de ülkesinin ticaret merkezi olan “İkiz kule”lerini yolcu uçaklarıyla yerle bir ediyordu.

Obama ise;

 İnsanların gözünün içine baka baka, tek bir kurşun sıkmadan İslam coğrafyasını kan gölüne çevirdi

Bugün;

Suudi Arabistan, Mısır, Irak, Suriye, Ürdün, İran, Yemen, Libya, Tunus, Cezayir, Pakistan ve Afganistan’da kaos ve iç savaş hakim!

Dünya’da bunlar yaşanırken, Amerika’daki “siyahi”ler için de durum pek iç açıcı değil!..

Amerikan polisi;

Obama’nın son yılında 500’ün üzerinde siyah derili sivili öldürdü.

Siyah bir başkanın iktidarında, bu kadar siyah gencin öldürülmesi sizce de normal mi?

***

“Derin Amerika”nın siyah çocuğu Obama’nın;

Geleneksel olarak “Şükran Günü” öncesinde düzenlenen törende affettiği “hindi”leri saymazsak, sekiz yıl boyunca kimseye pek bir faydası olmadı…

Tabi bir kişi hariç!..

Bildiğiniz gibi Obama, dün;

Beyaz Saray'da düzenlediği son basın toplantısında, görevini Trump’a devretmeden önce, Amerikan ordusuna ait Irak ve Afganistan savaşının gizli bilgilerini ve diplomatik yazışmalarını WikiLeaks’e sızdırdığı gerekçesiyle 2013’te casusluktan mahkûm edilen eski asker Chelsea Manning’in cezasını hafifletti.

35 yıl hapis cezasına çarptırılan Manning, 17 Mayıs 2017'de serbest kalacak.

Obama giderayak yaptığı bu affı;

"Cezasını çektiğini düşünüyorum. Gönlüm rahat" sözleriyle savundu.

Bu durumu salt bir “af” olarak değerlendirmek elbette yeterli değil..

Belli ki, Obama;

Amerika’nın “sır”larını sızdıran bir casusu affederek, görevi devralacak olan selefi Trump’a;

“Ülkesindeki münferit casusları affetmesi” yönünde mesaj vermek istemişti.

Malum;

Şu anda Amerika’da bulunan en azılı “casus” şüphesiz ki, firari mankurtlarını da yanında toplayan FETÖ lideri Fethullah Gülen’den başkası değil!..

ABD’deki seçim sürecinde;

Obama’nın partisi “Demokratlar”ın adayı Hillary Clinton’a yüklü miktarda bağış yapan Gülen’in;

Trump seçildikten sonra Amerika’dan ayrılacağı konuşuluyordu.

Bu durumda, Gülen’in 20 Ocak’a kadar tabanları yağlayıp, Amerika’dan kaçmış olması gerekiyordu.

Fakat FETÖ lideri Gülen’in, tam aksine;

Pensilvanya'daki malikanesinden 2.5 kilometre uzakta, kilise manzaralı yeni bir bina satın aldığı ortaya çıktı..

Demek ki; söylendiği gibi ortada Gülen’i “tehdit” eden bir durum söz konusu değilmiş..

Aksine;

Trump ile Obama arasındaki devir-teslim töreni yaklaştıkça, Gülen sohbetlerinde eskisinden daha sert söylemlerle yer vermeye başladı.

Hatta son sohbetinde, açık açık siyasi suikastlar işlenebileceğinden bahsetmekte bir beis görmedi.

Buda bize gösteriyor ki;

Amerika’da kimin başkan olduğunun pek bir ehemmiyeti yokmuş!..

Önemli olan, Amerika’nın âli menfaatleri…

Gülen ve mankurtları;

Amerikan pragmatizmine bu şevkle hizmet ettiği sürece,

“Şükran günü hindileri” gibi, daha çok kabarıp kabarıp Türkiye’yi tehdit edeceğe benziyor!..

Ne diyelim?

İnşallah, Allah bize Obama’yı aratmaz!..

Biz de o “hindi”lerin tüylerini teker teker yolarız!..

Zekeriya Say Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle