Kâbuslarınızı da Türkçe göreceksiniz!..
“Türkiye dandik bir ülke değil. Türkiye, bölgenin en önemli, en demokratik, en stratejik ülkesi.”
Bu sözler;
“Cumhurbaşkanına ve kurul halinde çalışan kamu görevlilerine, görevlerinden dolayı hakaret” ettiği gerekçesiyle gözaltına alınıp, “Türkiye Cumhuriyetini terörle ilişkilendirmeye çalıştığı gerekçesiyle" tutuklanan, Suriye asıllı Baasçı yazar Hüsnü Mahalli’ye ait.
Yıllar önce söylemişti bu sözleri.
Hüsnü Mahalli, kendisini;
“Dünyada ne kadar ünlü, bilinen, gazete-televizyon varsa hepsinin Arapça yayınında çalıştım” diye tarif eder. Yani, “fırıldak” diye tabir edilen, doğru dürüst bir yerde dikiş tutturamayanlardan!..
Ailesi Halepli!..
20 yaşında gelmiş Türkiye’ye. 47 yıldır burada yaşıyor.
“Artık rüyalarımı Türkçe görüyorum” demişti.
Erzurum’dan evli!..
Eşi Jale Hanım’ın babasını;
“O dönem, gaz, yağ, şeker bulunmuyordu. Onları bulur, getirirdim; gözlerine girmiştim yani. Bir de Suriye'den çay getirirdim. Aile Erzurumlu, çayı çok severler. O çaylarla kandırdım” demişti.
Ne desem bilemedim!..
Her isteyene kız vermemek, soyunu sopunu iyi araştırmak gerek!..
Bu sözler Erzurumlulara ders olsun!..
***
Mütareke basını, bugünlerde destek verse de, birkaç gazeteciyi Suriye’ye götürüp Esad’la görüştürdüğü için Mahalli’ye düne kadar; “Baasçı, ajan” diyordu.
Mahalli, her ne kadar “Baas karşıtıyım” dese de; Beşşar Esad iktidara geldikten sonra Suriye'ye girmeye başladığını itiraf etmişti.
Yani, “zarfa değil mazrufa bakmak” lazım.
Malum medyanın kalemşörleri; 15 Mart 2011’de, Suriye’de başlayan iç savaş sonrası, tıpkı kendileri gibi Esad’ın yanında pozisyon alan Hüsnü Mahalli’ye; “Milli” diyecekler ama arşivlerden utanıyorlar.
O yüzden;
Şimdilik; “İyi gazeteciydi, öngörüleri çok isabetliydi, ne derse çıkıyordu” diyerek, sahipleniyorlar!..
Hazır yeri gelmişken;
“2020 yılında Kürt devleti kurulacak” öngörüsünü de not edelim ki, olur da o güne kadar hapisten çıkarsa, PKK’nın siyasi uzantısı ile aynı yatağa girenler, bu tahmini tutmadığı için Hüsnü Mahalli'ye teessüflerini bildirmeyi unutmasınlar!..
***
2006 yılında İsrail ile ilişkilerimiz gerildiğinde, “Ben Türkiye’yi savunuyorum, ya onlar?” dediği için; o dönem Basın Konseyi Başkanı olan Oktay Ekşi’nin “Ne idüğü belirsiz yazar” dediği Hüsnü Mahalli’nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret etmesinin tek bir izahı var;
O da;
“Cinsini sevdiğim(!) cinsine çekti, sahibi Beşşar Esad’a benzedi de ondan!..
“Baasçı” olmasa, Erdoğan yerine, 2011’den beri yaklaşık 500 bin kişi öldüren, 4 milyon kişiyi de vatanından eden katil Esad’a küfrederdi.
Mahalli, istediği kadar Baasçı olmadığını iddia ededursun;
Suriye ve Türkiye'de çifte vatandaş statüsüne sahip olan, rüyalarını Türkçe görüp, Türkçe düşünen, kendi ifadesiyle “Ben bir Türk'üm, Türkiyeliyim” diyen biri, Türkiye’ye “emperyalist” der mi?
Diyemez!..
Dedirtmemek lazım!.
20 Ekim 2016’da Yurt gazetesine verdiği mülakatta, Mahalli’nin;
“IŞİD’i kuranlar Türkiye’den girdi. Türkiye, Suudi Arabistan, Katar, ABD, Fransa gibi emperyalist ülkeler para verdi.” hezeyanına, röportajı yapan Ülkü Çoban’da çok şaşırmış olsa gerek;
“Türkiye emperyalist ülkeler arasında mı?” sorusunu sorma gereği duymuş.
Aynı soruyu; Hüsnü Mahalli’ye güzelleme çeken gazetecilere de sormak lazım!..
Sahi siz de, Türkiye’nin emperyalist bir ülke olduğuna inanıyor musunuz?
Eğer öyle ise;
3 milyon mülteciyi kabul eden bir ülke, nasıl emperyalist oluyor, izah eder misiniz?
***
Hayatı “fırıldaklıkla” geçen, rüzgara göre pozisyon belirleyenler gazeteci de olsalar, çok şükür hak ettikleri muameleyi görüyorlar..
Hüsnü Mahalli’nin de, dediği gibi;
“Türkiye dandik bir ülke değil!”
Öyle dışarıdan gelip,
Rüyalarını Türkçe görüp, Türkçe düşünmek;
Milletin oylarıyla seçilmiş ilk cumhurbaşkanına hakaret etme hakkı ve ayrıcalığını kimseye vermez.
Eğer vatandaş olarak kalmak istiyorsanız, öncelikle haddinizi bileceksiniz!..
Yok, illa “küfredeceğim” diyorsanız; değil rüyalarınızı, kâbuslarınızı dahi Türkçe görürsünüz, bilesiniz!..







