--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

“Hayır”, Sana N’oluyo Latif Abi!..

Zekeriya Say
Zekeriya Say

Ak Parti’nin kurucularından olan, bir dönem MKYK üyeliği yapan, 58 ve 59’uncu hükümetlerde ise Başbakan Yardımcılığı görevinde bulunduktan sonra istifa eden Abdüllatif Şener, dün;

“Milli Anayasa Hareketi(!)”  tarafından Antalya'da düzenlenen bir panele katılmış ve Meclis’te kabul edilip, referanduma sunulacak olan anayasa değişikliği paketi hakkında “ucube” benzetmesi yapmış.

Şener ayrıca,

“Böyle bir düzenlemenin bu ülkede yaşayan hiçbir vatandaşa bir faydası da yoktur.” demiş.

Latif Abi’nin;

Henüz kabul edilip, yürürlüğe girmemiş bir “Anayasa değişikliği”nin kimseye bir faydasının olup-olmayacağını önceden kestirmesine şaşırdım desem yalan olur.

Çünkü Abdüllatif Şener’in kalp gözü(!) açıktır.

Onun bir konu hakkında fikir beyan etmesi için illa bir yaşanmışlık olması gerekmez.

Siz soruyu sorarsınız, o cevabı anında yapıştırıverir!..

Mesela;

“Hiç içmediği, tadını bilmediği halde şaraptan çok iyi anlar."

Az bir şey mi bu?!..

Değil elbet…

Latif abi, özellikle rengini çok severmiş şarabın.

Belli ki renklere karşı bir zaafı var...

Bu yüzden olsa gerek, oyunun rengini de erkenden belli etti.

Peki, başka neyden anlar Latif abi?!..

Mesela Fethullah Gülen’den de, FETÖ terör örgütünden de çok iyi anlar..

26 Aralık’ta;

AKP’de FETÖ’ye bulaşmayan benden başka kimse yoktu” demesi de “tevekkeli değil”di.

 İktidarda 14 yılı geride bırakan bir partiden yalnızca Latif Abi’nin “FETÖ”ye bulaşmaması hakikaten büyük bir öngörü(!)ydü.

Haliyle,

FETÖ hakkındaki sözleri mütareke basınından yoğun bir alaka gördü.

Fakat gerçek farklıydı…

Evet,

Abdüllatif Şener hakkında daha fazla “latife” yapmadan, mahut yalanı yüzüne çarpalım.

Aslında FETÖ konusunu daha önce yazacaktım fakat “özel” bir nedenle bugüne sarktı.

Hazır,

Latif abi, gündeme gelebilmek için bol kepçeden sallıyor.

O halde, gecikmeli de olsa,  “FETÖ’ye bulaşmadım” olayının aslını anlatayım, istiyorum.

Nasıl olsa, Nisan ayında yapılması düşünülen “Anayasa Değişikliği referandumu” hakkında önümüzde uzun bir süre var.

Bu konuyu daha çok tartışırız!..

***

Abdüllatif Şener;

 26 Aralık 2016’da, FETÖ'ye bulaşmadığı hususunda kesinlikle yalan söylüyordu..

Çünkü Şener, “FETÖ’ye bulaşmayan” değil, istediği halde "bulaşamayan” belki de “tek” kişidir!..

Öyle ki,

Fethullahçı alçaklar dahi tenezzül edip, Latif  Abi'ye yüz vermemiştir.

Bunu nereden mi çıkardım?!..

Efedim;

Abdüllatif Şener, Ak Parti’den istifa etmeden yaklaşık bir hafta önce, 5 Temmuz  2008’de “yeni bir siyasi oluşumun sinyalini” ailesi ile birlikte hafta sonu tatilini geçirmek için geldiği Bolu’nun Abant ilçesindeki Abant Palace Otel’de vermişti.

O sırada otelde ne olsa beğenirsiniz?!..

Fethullah Gülen’in emrindeki Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın  “Aydın devşirdiği”Abant Platformu Toplantıları”ndan biri yapılıyordu.

Hadi buna "tesadüf" diyelim...

Kendisi dışındaki “tüm Ak Partililerin FETÖ’ye bulaştığını” iddia eden bir siyasetçi, o sırada otelde Gülencilerin organize ettiği bir toplantının yapıldığını öğrendiğinde ne yapmalıydı?..

Tabi ki, tatili orada keserek otelden ayrılmalıydı.

Peki, Latif Abi ne yaptı?

Öğle yemeği sırasında vakfın yöneticilerine giderek;

“Katılımcıların hepsi çok değerli insanlar. Buraya kadar gelmişken, öğleden sonraki oturuma katılıp arkadaşları bir selamlamak isterim” dedi.

Şeytana papucunu ters giydiren FETÖ’cüler; “cin olmadan adam çarpmaya kalkışan” Şener’in konuşma isteğini veto ederek, yeni bir siyasi oluşumdan önce,

“Fethullah Gülen’in desteği benimle” mesajını vermesine imkan tanımadılar..

Böylece, Abdüllatif  Şener de, FETÖ’ye “bulaşmayan” değil, istediği halde  “bulaşamayan” belki deilk kişi unvanının sahibi oluyordu.

***

Ah Latif abi ah!..

“İçmediğin şaraptan anlıyorsun” ama, yıllardır içinde bulunduğu siyasetin “si”sinden bile haberin yok!..

Kabul et, artık sen bitik birisin!..

Geçliğinde “Humeynici”, üniversite yıllarında “biraz komünist” oldun..

Yıllarca siyaset yaptığın, hatta Maliye Bakanlığı’na kadar yükseldiğin  “Milli Görüş” kadrolarını eleştirip; “Refah Partisi’nde (RP) misafir gibiydim” dedin..

Harem-selamlıktan hoşlanmam..” deyip,

Evlendiğinizde eşinizin başörtülü olmamasından dolayı sıkıntıya düşmekten” korktun.

“Sonradan eşiniz kendi isteği ve rızasıyla örtününce, derin bir oh! çekip.” takiyenin dibine vurdun..

Kendi kurduğun “Türkiye Partisi”ni bırakıp bağımsız aday oldun, fakat hemşehrilerini bile ikna edemedin...

Şimdi de kalkmış;

Üyesi bulunduğun partileri kapatan eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş ile “ÜAK Başkanı” iken size kök söktürmeye çalışan CHP Antalya Milletvekili Mustafa Akaydın'a neden “HAYIR” demeleri gerektiğini anlatıyor,

Bir nevi “Tereciye, tere satıyorsun!..”

Latif abi, hem demezler mi adama?

Madem siyasetten bu kadar anlıyordun, o halde partini neden kapattın?

Sana naçizane bir tavsiye;

Bence artık siyaseti bırak,“çok iyi anladığını” iddia ettiğin “şarap”la ilgilen…

Hem,

Bugünlerde siyaset öğretmeye çalıştığın adamların, şarap hakkındaki tavsiyelerine daha çok ihtiyaçları olacak!.

Zira,

Önlerinde onları bekleyen büyük bir referandum hezimeti var!..

Zekeriya Say Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle