Evlilik düzenlemesi ve CHP’nin histerik muhalefeti!..
Türk Medenî Kanunu yürürlüğe 4 Ekim 1926 tarihinde girdi. 1938 yılına kadar, evlilik yaşı; kızlarda 17, erkeklerde ise 18’di.
1938’de, yani CHP’nin tek parti sultasında yapılan bir düzenleme ile evlilik yaşı, kızlarda 15’e, erkeklerde 17’ye düşürüldü.
Kızlarda 15 olan asgari evlilik yaşı bazı hallerde 14’e kadar düşebiliyordu.
Her dönem tartışılan bu kanun, Bülent Ecevit’in başbakanlığındaki 57. hükümet tarafından 01 Ocak 2002’de bugünkü haliyle yürürlüğe girdi.
Yani, 1926'da Atatürk’ün riyasetinde, kızlarda 17 olarak belirlenen, sonrasında 1938’de 15’e, özel durumlarda 14’e kadar düşürülen evlilik yaşı, Bülent Ecevit tarafından 2002’de 18’e çıkarılmış oldu.
***
Eğer erken evliliğe “tecavüz”, bu yasaya da tıpkı CHP’liler gibi “cinsel istismar yasası” diyeceksek,
Öncelikle; “tecavüz”ün 1926 yılında bizzat CHP’liler tarafından yasal hale getirildiğini kendilerinin de kabul etmesi lazım.
Hatta 1926’da başlayan “resmi tecavüz”, Atatürk’ün ahir ömründe yani 1938’te, bizatihi CHP tarafından yapılan tadilat ile 14 yaşa indirildi.
CHP’lilerin jargonuyla ifade edeceksek, “yasal tecavüz” sizin genlerinizde var!..
***
Hazır CHP döneminde yürürlüğe sokulan Medeni Kanundan bahsediyoruz, isterseniz evlilik yaşı mahkeme tarafından nasıl 14’e indiriliyordu, bir-iki örnekle izah etmeye çalışalım..
Vereceğim örnekler, insanın midesini bulandıracak cinsten..
Affınıza sığınarak popüler iki örneği aktarayım:
Geçtiğimiz Haziran ayında 80 yaşını dolduran şarkıcı Gönül Yazar, katıldığı bir TV programında;
Evlenmesi ve sahneye çıkabilmesi için doktordan, 14 yaşında “histeri krizi raporu” aldığını söylemişti.
“Histeri krizi raporu” nedir? Sorusunun cevabını yine kendisinden dinleyelim..
“Evlenmezse krize girer. Cinsel ilişkiye girmeden yaşayamaz" raporu.
14 – 15 yaşında bir kızın evlenmesini pekâlâ tartışabiliriz.
Fakat gencecik yaşta bir kızın bu raporu almaya mecbur bırakılmasını hangi akıl ve izana sığdırabilirsiniz..
Tabi, Kemalist iseniz o ayrı!...
Peki, bu raporu yalnızca Gönül Yazar mı almış?
Elbette Hayır!..
Karşılaştığım diğer bir örnek ise;
İlki 14’ünde olmak üzere, toplamda 8 evlilik yapan Yeşilçam oyuncusu Ahu Tuğba..
Tuğba, o yaşta evlenilmesi yasak olduğu için, tıpkı Gönül Yazar gibi “Histeri krizi raporu” almak durumunda kalmış..
Ahu Tuğba, Savaş Ay ile yaptığı röportajda, bu durumu anlatırken, aradan geçen yıllara rağmen, utancını
“-Tövbe, aziz mübarek günde.” diyerek, dile getiriyordu...
***
2002’de yürürlüğe giren Medeni Kanun ilk kez gündeme geldiğinde gazetemiz Akit, evlilik yaşının yükseltilmesinin sıkıntılarına değinmiş, “kız kaçırmalarının artıracağı”na yönelik önemli uyarılar yapmış, fakat dinleyen olmamıştı.
Aydın Doğan’a ait gazeteler ise, o günlerde “Artık daha medeniyiz” diye manşet atıyorlardı..
Aslında onların medeni(!)leşme dedikleri şey, yozlaşmanın başlangıcıydı..
Hürriyet gazetesinde 2005 yılında açıklanan bir ankete göre;
Türkiye’de gençlerin onda 4’ünün flört ederek evlenmeyi tercih ettiği ortaya çıkmıştı.
Dünkü gazetemiz Akit’te, Hürriyet’in o dönem başında olan Ertuğrul Özkök’ün eşi Tansu ile 15 yaşında sevgili olduğunu, 17’sinde ise evlendiklerini hatırlatmıştı.
Söz konusu anketle ilgili görüşleri sorulan, o dönem Hürriyet’te, şimdilerde ise Sözcü gazetesinde yazan Bekir Coşkun;
Gençlerin, görücü usulünü terk edip, bir flört döneminden sonra evlenmesini “Karpuz metaforu” ile anlatmış;
Coşkun; “karpuzu parmağıyla yoklayan, eliyle okşayan ve gerekiyorsa bir delik açıp tadına bakan bir erkek toplumunun karısını görmeden alması”nın (…) geride kalmasına “sevindirici bir şey” demişti.
Tabi, Be-Kir Coşkun’un bu dediklerini yapmak için uzun bir flört ve zina dönemi geçirmek lazım..
***
O anket ile ilgili en çirkin açıklamayı ise, yine dönemin Hürriyet yazarından Hadi Uluengin yapmıştı..
Uluengin;
“Ergenlik çağına gelmiş olan kızının, sevgilisiyle yatmaya karar verdiğini” kendisinin ise;
“AIDS ve hamilelik tehlikelerine dikkat etmesi kaydıyla, kızının özgür ve sorumlu olduğu cevabını ver”diğini ballandıra ballandıra anlatmıştı.
Okuyucuları, Uluengin’in bu yazısı nedeniyle kendisine “pezevenk” demiş!..
Okuyucu-yazar arasına girmek bizim ne haddimize..
***
Son söz olarak;
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş ve bazı milletvekilleri tarafından verilen
önerge ile yaklaşık 4 bin aile mağduriyetten kurtulacak!..
Fakat CHP “histerik” davranıp, düzenlemenin karşısında yer alıyor.
Oysa CHP'liler “erken evlilik” düzenlemesini, “tecavüz serbest bırakılıyor” yalanıyla manipüle ederken,
Aslında bu yönde bir düzenlemeyi ilk önce CHP İzmir milletvekili Özcan Purçu’nun 11 ay önce, CHP Afyonkarahisar Milletvekili Burcu Köksal'ın da 9 ay önce meclise taşıdığı ortaya çıktı.
Eh, zaten çelişkilerin partisi CHP’nin bu dönekliği de kimseyi şaşırtmadı.
İşin üzücü kısmı ise;
CHP’nin tazyikli muhalefeti nedeniyle, Başbakan Binali Yıldırım’ın,
“Meclisteki tasarıyı komisyona aldık” diyerek, geri adım atması.
Sanki 14 yıllık iktidarında; AK Parti, CHP ile bir konuda uzlaşmış da bu konuyu kendi aralarında halledecekler.
Bence geri adım atmadan, kangren halini alan bu sorun yasa ile düzenlenip, ailelerin mağduriyetine son verilmeliydi.
Zaten, Cumhurbaşkanı Erdoğan da, dün akşam yaptığı açıklama ile “geniş bir mutabakat içerisinde sorunun çözülmesinde büyük fayda gördüğünü” ifade etti.
“Geniş mutabakat”ın sağlanması içinde, CHP’den ziyade STK’lar ve Kadın Derneklerinin görüşlerinin sorulması bence daha mantıklı.
***
Zaten durumu içinden çıkılmaz hale getiren, bugün CHP içinde asimile olan DSP değil mi?
Yasanın hazırlanmasında etkin rol alan isimlerin arasında, bugün ÇYDD’nin başında olan ve 2002’de Bülent Ecevit tarafından “Bağımsız Adalet Bakanı” olarak atanan Aysel Çelikel var.
Sürekli “Atatürk’ün partisiyiz” diyerek, Atatürk’ün koyduğu kanunlara aykırı hareket eden CHP, bu konuda kendi haline bırakılmalı..
Ak Parti, “Kim ne der?” diye düşünmeden bu sorunu ivedilikle çözmeli.
Yoksa bu yara kanamaya daha çok devam eder!..
“Vatan, Bayrak ve Namus” triumvirasını benimsemiş bir milletin, genç yaşta evlenmek için doktora başvurup “Histeri krizi raporu” alacağını sanıyorsanız, yanılırsınız!..







