Diyanet’in $’dan vazgeçmesi güzel ama yetmez!..
15 Temmuz’da tankları durduran aziz milletimiz, şimdi de Türkiye’ye diz çöktürmek isteyenlerin kalkıştığı “ikinci darbe girişimi” olarak nitelendirilen “dolar operasyonu” karşısında dimdik ayakta duruyor.
Esnafların, bozdurduğu doların makbuzunu gösteren müşterilerine kendi ceplerinden vaat ettikleri hediyeler karşısında duygulanmamak mümkün değil!..
Elbette dolarla mücadele bununla sınırlı değil.
Başta Borsa İstanbul olmak üzere, TMSF ve birçok kurum, bu saldırı karşısında Türk lirası kullanacağını söyleyerek safını belli etti.
Dolar ile mücadeleyle alakalı olarak, Güneş Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Turgay Güler’in Diyanet İşleri Başkanlığı'nda yaptığı çağrıda da çok önemliydi…
Güler, Diyanet'e yaptığı çağrıda; “Hac ve Umre için dolardan vazgeç, TL yi tercih et" ifadelerini kullanmıştı.
Sağ olsun Diyanet dün itibariyle gerekli açıklamayı yapıp, “Hac ve Umre ücretlerinin TL olarak tahsil edileceğini” duyurdu.
***
2016 itibariyle 1 milyon 760 bin kişinin aday olduğu Hac farizası için Suudi Arabistan’ın Diyanet’e verdiği kontenjan yaklaşık 60 bin civarındaydı. Konaklama türlerine göre değişen hac fiyatları ise 3 bin 750 dolardan başlayıp, 6 bin 800 dolara kadar çıkmıştı.
Hac’da durum böyle iken, 1050 dolardan başlayan Umre ziyaretinde, 2016 rekor yılıydı.
Bu yıl resmi olarak 450.000, gayrı resmi yoldan gidenlerle birlikte 500.000 kişinin umre yapması öngörülüyor.
Resmi olarak Umre yapan 450 bin kişinin ise ödediği bazı mecburi(!) giderler var.
Bu gider kalemlerini şu şekilde sıralayabiliriz;
50 $ Diyanet kartı ücreti.
50 $ Arabistan vize ücreti.
57 $ Diyanetin tahsis ettiği din görevlisi için ödenen ücret. (Kafile 19 kişiye ulaştığında Diyanet otomatik olarak bir imam-hatip tahsis ediyor, masrafı da umreciler arasında pay ediliyor. Tabi imam efendinin Diyanet’ten harcırah aldığını hatırlatmakta fayda var.)
6 $ + 13 TL TÜRSAB Acenteler birliğine hizmet ve sigorta bedeli (Bu rakam herhangi bir Avrupa ülkesine yapılacak seyahatte 10 TL’yi geçmiyor)
500 $’dan başlayıp, sömestr tatilinde ise 630 $’a kadar çıkan uçak biletleri (Hemen hemen aynı mesafedeki; İtalya, Fransa, İspanya gibi destinasyonlara 100 -200 $’a bilet bulanabiliyor)
Evet rakamlar böyle!..
Buradan da anlaşılacağı gibi, Diyanet’in sadece dolar kullanmayı bırakması yetmiyor. Ayrıca gerekli revizyonu yaparak, fuzuli masraflarda da düzenlemeye gitmesi lazım.
Örneğin; işe 57 dolarlık “din görevlisi” masrafını umrecilere ödetmekten vazgeçerek başlayabilir. Tabi umre organizasyonu yaptığına göre, uçak biletleri için de alternatifler üretip, fiyatları aşağı çekmek de Diyanet’in vazifeleri arasında.
***
Son olarak beni rahatsız eden küçük bir şikâyetimi de dile getirmek istiyorum;
Umre kampanyası afişleriyle süslenen camiler hiç hoş gözükmüyor.
Buna bir de, Cuma ve Bayram gibi cemaatin yoğun katılım gösterdiği namazlarda, vaiz ve imam hatiplerin birer satış elemanı gibi duyurular yapmaya mecbur edilmelerini de ekleyebiliriz.
Diyanet’te durumlar böyle iken,
Açık-saçık kadın fotoğraflarıyla hazırladıkları reklamlarla, içkili otellere turist taşıyan tur şirketlerinin; bazı ünlü hocaların boy boy afişleriyle Umre turizmine de el atmalarının önüne geçilmesi gerekiyor.
Bu şirketlerin Umre organizasyonu yapması, tıpkı 11 ay çıplak kadın fotoğrafları basan gazetelerin; Ramazan ayında promosyon olarak Kur’an-ı Kerim dağıtması gibi absürt kaçıyor.
Tabi bir de;
Böyle yoğun müşteri potansiyeli olan Umre turizminde, haksız rekabet koşulları arasında ezilen ve sesini duyuramayan samimi şirketlerin de “imdat” çığlıklarına kulak verilmeli, diye düşünüyorum!..







