• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Yüksel Tokur
Yüksel Tokur
TÜM YAZILARI

'Her gelen lider daha zayıf olacak ve parti çökecek'

28 Temmuz 2026
A


Yüksel Tokur İletişim:

"Her gelen lider daha zayıf olacak ve parti çökecek”

YÜKSEL TOKUR

Aslında her şey Beylikdüzü Belediye Başkanı Sülün Ekrem’in İBB Başkanlığına aday gösterilmesiyle başlamıştı. Bunu daha iyi anlamak için, öncesine bakmamız gerekiyor..

Ülkemizi kimin idare edeceğine Türk halkı değil, onlar karar vermeli. Türkiye’yi şahlandıracak, güçlendirecek bir lideri elbette istemezler. Kullanmaya, yönlendirmeye elverişli idareciler onların gözdesidir.

Biliyorsunuz… Bu güçlerin son umudu, FETÖ darbe girişiminin başarısızlıkla sonuçlanmasıyla bir gecede suya düşmüştü.

Korkulu rüyaları Recep Tayyip Erdoğan indirilecek, gerekirse öldürülecek; yerine “Ben 15 Temmuz’da Başbakan olacağım” diyerek, adeta darbeyi –belki de istemeyerek- deşifre eden Meral Akşener oturtulacaktı.

Onların bir hesabı varsa, Allah’ın da bir hesabı vardı. “Erdoğan devrilecek, kaçacak” diyenlerin hepsi birer birer devrildiler.

Bu sefer sahaya sürdükleri figüran çok yetenekliydi! Her dalda oynuyordu. Kâh Eyüp Sultan’da Yasin Suresi okuyor, umreye gidiyor; kâh içki masalarında, yerde, gökte âlem yapıyordu.. Yalan konuşurken yüzü kızarmaz, pişkinlikte kimse eline su dökemezdi.

Kayda değer hiçbir başarısı olmamasına rağmen; bol reklâm ve göz boyama, onu perde arkasında destekleyen güçlerin de yardımıyla iki defa İBB koltuğuna oturmayı başardı!


Çok güçlü para desteği olmadan, bu işlerin gerçekleşmesi mümkün olamazdı. “İstanbul nimet, nimet” derken paranın kaynağını da istemeden söylemişti. Şimdilerde; usulsüzce, hovardaca alınan/harcanan paralar için yargıda hesap veriyor. Aslında veremiyor..

Delege satın alıp Kemal Kılıçdaroğlu’nu indirerek, yerine kukla genel başkan Özgür Özel’i oturtturdu. Hedef; belediye başkanlığından, direkt Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmaktı.
Daha doğrusu, Ukrayna’nın Zelenski’si gibi oturtulacaktı..

Artık; vizyonsuz, programsız, projesiz Özgür Özel’in tek hedefi ülke sorunları değil, yüz kızartıcı suçlardan yargılanan Sülün Ekrem’i Silivri’den kurtarmaktı. Para sorun değildi. Çünkü musluklar daha kapanmamıştı! O da olmazsa; yeni üye kayıtları, yeni bağışlar ne güne duruyor?!?..

Mutlak Butlan’la partinin başından şutlanınca, bataklığa sürüklediği CHP’yi “Ekrem’i kurtarma aparatı” olarak kullanmayacaktı. Zira; Kılıçdaroğlu partide şaibeli isim istemiyor, arınmayı işaret ediyordu.

Derken; üst akılın yönlendirmesiyle yeni parti kurup, yandaşlarıyla asırlık parti CHP’den ayrıldılar.
Zaten; Kemal beyin isteği de bu değil miydi? Arınmak tereyağından kıl çeker gibi oldu!


Namazla ilgileri olmadığı halde; partisini böldüğü Atatürk’ü taklit ederek Cuma namazını Hacı Bayram Camii’nde kılmaları; ardından Anıtkabir ziyareti, dini ve Atatürk’ü istismardan başka bir şey değildir.

Öyle değil mi; kabir ziyaretinde kadeh tokuşturan yeni rakıcı Özel?!?..

Eee… İş Bankası da artık yok.. Altı oksuz da ne kadar yol alırlar; göreceğiz.. Ahbap Çavuşların, pardon Yeni Parti’nin ömrü, asrın yolsuzluk, vurgun sanığı Ekrem’in para musluklarını kısmasına kadar olur.

Hem; artık onu cilâlayıp, Cumhurbaşkanı adayı olarak sahaya sürenlerin de gözdesi olmayıp, ölü yatırım olduğu için kapatırlar musluğu! Zaten “yardım çığlıklarını” da duymamışlardı.

Şimdi; tarihçi yazar Kadir Mısıroğlu’nun yıllar önce CHP hakkında söylediği: "Her gelen lider daha zayıf olacak ve parti çökecek" öngörüsüne katılmamak mümkün mü?..

Kukla Özgür
Ak Parti’yi devirecekti, asırlık CHP’yi bitirdi. Niyet/kısmet meselesi işte..

Acaba; “deli” diye yaftaladıkları üstat, yoksa “veli” miydi?!?..

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23