Böyle olur trafik polisinin Cuma hutbesi!
Böyle olur trafik polisinin Cuma hutbesi!
YÜKSEL TOKUR
Günlerden Cuma olup; bir cami imamı, Cuma namazı için görevlisi olduğu camiye giderken kaza geçirir.
Cuma namazı için toplanan cemaat imamın gelemeyeceğini anlayınca aralarında: “Vakit de geçiyor, ne yapalım?” diye konuşurlarken; cemaat arasında olan İmam Hatip Lisesi mezunu bir trafik polisi Cuma namazını kıldırabileceğini söyler.
İlk sünnetler kılındıktan sonra, trafik polisi hutbe için minbere çıkar. Hamd ve salavat olan arapça kısımları okuduktan sonra, mesleğinden örneklerle çok ilginç bir hutbe okur.
İnternette sıkça kullanılan bu hutbe; hikâye mi, gerçek mi kesin olmasa da, verilen örnekler ahiret yolunda her bir Müslüman için altın öğütler olmuştur.
İşte; trafik uygulamalarından örneklerle sunulmuş hutbenin başlıkları..
“Tövbe ruhsatlarınızı yenileyin”
Aslında; tövbe ruhsat –izin/kolaylık- değildir. Tövbe; bilerek/bilmeyerek nefse ve şeytana uyarak işlenen günahlardan duyulan pişmanlık olup, Allah’tan samimi bir pişmanlıkla özür dilemektir.
Burada kardeşimizin kastı; günah işlediysen –istismar etmemek şartıyla- tövbe kolaylığı ruhsatı olabilir.
“Takva kemerlerinizi bağlayın”
Araçlardaki emniyet kemeri; kaza anında kişileri koruyup, zarar görmesini engellemek için kullanılır.
Sakınmak/korunmak anlamına gelen takva; Allah sevgisi, saygısı ve sorumluluk bilinciyle hareket ederek, O'nun emirlerine uymak, yasaklarından kaçınmaktır.
“Günah hızınızı yavaşlatın”
Kalbine dünya sevgisi yerleşmiş, nefsine ve şeytana esir olmuş bir kimse, artık günah işleme hızı konusunda kendisini kontrol edemez.
Bu yolun sonunda –eğer günah hızını azaltıp/bitirip yavaşlamazsa- kaza kaçınılmaz olur ve sonu cehennemde biter.
“Niyet lastiklerinizin havasını kontrol edin”
Araçlardaki lastiklerin hava basınç seviyesi belli bir derecede olmalı. Yoksa güvenli bir yolculuk yapılamaz.
Dinimizde de ameller niyete göredir. Yani kalbimizdeki ihlasa göre değer görür. Öyleyse, gösterişe kaçmadan, samimi bir niyetle amellerimizi yapmalıyız ki; Allah katında değer kazansın.
“Kalp motorunuzu temizleyin”
Araçlardaki motor çalışarak güç üretir ve bu güç tekerleklere intikal ettirilerek aracın hareket etmesi sağlanır.
İşte; kalbimizdeki iman da sağlam olursa, o iman bizi harekete geçirerek ibadetlere sevk eder. İbadet için kişiyi ateşlemeyen bir iman zayıftır.
“Kur'ân'ın işaretlerine uyun”
Yoldaki trafik işaretleri can ve mal güvenliğimiz içindir. Uyarsak kazasız yolculuk yaparız. Uymazsak zararı yine biz çekeriz.
Kur’an da; dünya ve ahiret için birçok uyarıcı, müjdeleyici âyetlerle doludur. Uyan cennete, uymayan cehenneme gider.
“Din yolunda, istikamet şeridinden ayrılmayın”
Doğru olmayan bir kimsede; namaz da kılsa oruç da tutsa hayır yoktur. O kadar önemli ki; “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” (Hûd, 112) âyetinin ağır sorumluluğu için Peygamber Efendimiz: “Beni ihtiyarlattı buyurmuştur.”
“Dikkat edin; önünüzde ciddi bir kontrol noktası var”
Evet ileride; yani ölümden hemen sonra başlayacak olan sorguya çekilme, devamında kişinin sevap/günah durumuna göre cennet veya cehennemde ağırlanması durumu var.
Yazık ki; eksiği olanlar için geri dönüp telafi etme durumu olmayacaktır.
“Şunu iyi bilin ki; ‘Kirâmen Kâtibin’ meleklerinin radarından asla kurtulamazsınız”
Yoldaki radarlar araçların hızını kaydeder. Benzer şekilde; herkesin yanında, yaptıklarını ve konuştuklarını kaydeden iki melek bulunur. Ahirette “Amel Defteri” olarak ahirette elimize verilecek olan bu kayıtlardan asla kaçış yoktur.
“Kuralları ihlâl ederseniz, ceza faturasını cehennemde ödersiniz”
Dinimiz İslam, dünya ve ahiret yolunda kurallar koymuştur. Nasıl ki, insanların yazıp uygulamaya koyduğu yasalara/kurallara uymayanlara ceza uygulanıyorsa; dinin kurallarına uyanlar cennetle mükâfatlandırılır, uymayanlar cehennemle cezalandırılırlar.