Yanlış yapanlara “dik dur, eğilme” demedik, demeyiz
Bu köşeden çok defa: “Rüşvet, yolsuzluk, ahlâksızlık, emanete hıyanet kimden, hangi parti veya kuruluşta olursa olsun hepsinin yaptığı yanlıştır. Ucu nereye giderse gitsin hesap sorulmalıdır. Yolsuzluklara, ahlâksızlıklara göz yumulup normal karşılandığı zaman toplumsal çürüme başlar ve artık önüne geçilemez bir hâl alır.” diye yazmıştım.
Eski Bakan Fatma Betül Sayan hakkında çıkan “fon vurgunu” iddiası ülke gündemine oturdu.
İddia şu: Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya, Özata Denizcilik hisselerindeki işlemlerden kısa sürede milyarlarca liralık gelir elde etti.
İddiaların ardından Kaya, soruşturmanın selameti için, AK Parti’de yürüttüğü görevlerden istifa etti.
YATIRIM FONU NEDİR, NASIL ÇALIŞIR?
Yatırım fonu; birden fazla yatırımcının parasını hisse senedi, tahvil, altın gibi varlıkların ortakça işletildiği bir havuz sistemidir. Bunların içindeki hisseler değer kazandıkça, fonun prim payı da o oranda yükselir.
Mesela; Beş yüz bin liralık bir hisse satın aldınız; o hisse kâr etti ve yatırımınız katlanarak bin TL oldu. Yatırımcı fiyatı artan payını daha yüksek tutarak, kâr oranını daha da büyütebilir.
Eski bakan da böyle yapmış. Buraya kadar olanı mevzuata uygun. Burada mevzuata uymayan, kısa süredeki astronomik kazanç.
Bu arada; satın aldığınız hisse zarar da edebilir.. Anlayacağınız; birilerinin kazancı, birilerinin kaybı oluyor. Yani; kumar gibi riskli bir durum söz konusu, o da ayrı konu..
“BİZDEN” DİYEREK SAHİP ÇIKILMADI
AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş; “fon soruşturmasında, süreçte manipülasyon yapanlar kim olduğuna bakılmaksızın hesap verecek” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konunun takipçisi olduğunu belirten Elitaş: “Süreçte hiçbir ayrım gözetilmeksizin gerekli adımların atılacağını, kim varsa, bizden veya başkaları. Bu işte manipülasyon yaptıysa, bilerek giriş tarihini, çıkış tarihini bilerek o 4-5 aylık süre içerisinde 1 lirası 10 lira olanlar, 10 milyon lirası 100 milyon lira olanlar, milyar olanlar varsa bunlar hesabını verecek kardeşim.” ifadesini kullandı.
Gördünüz mü?.. Bazıları gibi İstanbul’dan Antalya’ya, Uşak’a, Bolu’ya uzanan hırsızlık ve ahlaksızlıkları delillerle ispat edildiği ve itiraf edildiği halde, hiç birini partisinden atamayan –sadece Uşak Belediye başkanı günler sonra ihraç edilmişti- hırsız ve tecavüzcüleri için “bu davalar siyasi” deyip, "aklama mitingleri" düzenlemeyi siyaset sanıp asırlık partiyi batıranlar..
Hele hele; gırtlağına kadar yolsuzluklara bulaşmış olanları; “yedirmeyiz, arkandayız, daha seni Cumhurbaşkanı adayı göstereceğiz” diyecek kadar aklı-ı selimden, adaletten şaşmadık.
HANİ OPERASYONLAR SİYASİYDİ?
25 yıldır iktidarda olan AK Parti, tek bir iddiada ile yıllarca Bakanlık yapmış ve halen parti genel başkan yardımcılığını yürüten kişinin istifasını alıyor ve "aklan da gel" diyor.
Demek ki; yolsuzluk, ahlaksızlık yapan CHP’lilere, Süleymancılara yapılan operasyonlar “siyasi” değilmiş.
“Temiz siyaset” yapmayı öğrenemedikten sonra; adın “yeni” olmuş, “eski” olmuş ne çıkar!
Bir de; ipi başkalarının elinde iken, adının “Özgür” olmasının anlamsız kalması da öyle.
Temiz ülke, temiz siyasetle mümkün.
Öyleyse; akın akın “temiz eller” operasyonlarına devam..







