THY- Noukşot

Padişahın yetkileri sınırsız mıydı?

22 Ağustos 2018 Çarşamba

Bugün Amerika ve Avrupa’da kavram olarak “özgürlük” var, ama acaba toplumsal sınıflar eşit olarak bunun nimetlerinden yararlanabiliyorlar mı?

Meselâ sokaklarda yatmak zorunda olan çulsuz biriyle bir işadamına, ya da mevki-makam sahibi birine, demokrasi, aynı imkânları sunuyor mu?

Ya da şöyle düşünelim: Demokrasinin çulsuza verdiği hakla (tabii ki bu insana verilen değerle ölçülür) seçkine verdiği hak aynı mı?

“Hayır” diyor, Fransız tarihçi Ch. Seignobos: “Batı’nın eşitliği nisbidir. Aslında her alana müthiş bir eşitsizlik hakimdir. Ülkemi (Fransa) ele alacak olursak, evvela “asiller” ve rahipler” sınıfını görürüz. Onların alt katında üç sınıf daha var: Burjuva (Bourgeosie), Vilen (Vilain) ve Sarf (Serf yani esir ya da köle)...

“Asillerle rahipler, eski dönem boyunca tüm haklardan ve nimetlerden yararlandılar. Yeni döneme gelince: Demokrasi yine bu zümrelere çalıştı, çünkü mekanizmaya hakimdiler, geçişi diledikleri gibi ayarlayıp, mekanizmayı istedikleri gibi işlettiler.”

Böylece asiller ve rahipler sınıfı hem yönetime hakim oldular, hem de ekonomiye. Bazı istisnalar hariç tutulursa, alt tabakaların başarı şansları hiç olmadı.

Hatta bazı sınıfların hayvanlar kadar bile hakları yoktu. Bütün angaryalar alt sınıfların boynundaydı. Derebeyleri topraklarını satmak istediklerinde “kelle” hesabıyla köylüleri de satışa sunarlardı.

Köylü, derebeylerine ait topraklarda, bedava çalışmak zorundaydı. (Buna Corvé=angarya denirdi) Kaçmak istediğinde dövülür, işkenceye tabi tutulur, hatta vurulurdu.

“Köylüler, köylerinin sahibi olan derebeyinin her arzusuna, hiçbir savunma hakkı olmaksızın, boyun eğmek zorundaydılar. Çünkü isterse derebeyi onları yargılayabilirdi ve hüküm kesindi. Köylülerin ise başvurabilecekleri bir merci yoktu.” (Ch. Seignobos, Le Moyen Age, Paris 1907)

“Savaş güncel işlerdendi. Prensler, asilzadeler, şövalyeler durmaksızın bir birlerine savaş ilân ederler, savaş sebebiyle köylülerin ekinlerini mahvederler, hayvanlarına ve kalan ürünlerine el koyup kalelerine çekilirlerdi.” (Aynı eser, s.236)

“Derebeyinin kendi malikânesindeki köylüler üzerinde ne gibi hakları varsa, şehirliler üzerinde de aynı hakları vardı. Bu haklar içinde halkın gözlerini oydurmak, burunlarını kestirmek, elleriyle ayaklarını kestirip o vaziyette kalabalığa teşhir etmek gibi kanlı uygulamalar olağan sayılırdı.” (a.g.e. s. 241)

 Fransız Enstitüsü üyesi Funck-Brentano’nun “La société au moyen âge isimli eserinde köylülerin “namuslarına sahip çıkma” haklarının bile olmadığını yazar:

“Halkın derebeylerine karşı aile namuslarını koruma hakları bile yoktu. Çünkü gelinle damat, gerdeğe girmeden önce davetlileriyle birlikte derebeyinin şatosuna gitmek ve gelini derebeyine sunmak zorundaydılar. Derebeyi isterse gelinle sabahlayabilir ve hiç kimse bunun hesabını soramazdı. (La société au moyen âge, Paris 1937, s.51)

Aynı dönemde, hatta daha öncesinde Osmanlılarda “eşitlik ilkesi” tüm hayata hakimdir. Lois Gardet’in deyişiyle, “Bütün mü’minler kanun nazarında eşittir, çünkü kardeştirler.” (Padişahlar, toplumda “imtiyazlı sınıflar” oluşmaması için eşlerini cariyeler arasından seçmiş, “akrabalık” bağı ile saraya bağlanıp bu bağ sayesinde halkı ezecek bir sınıf oluşmamasına her zaman dikkat göstermişlerdir)

Bunun kolayca sağlanmasının sebebini inanç sisteminde aramak lâzım: İnancın gereği olarak Osmanlılarda “imtiyaz=ayrıcalık” yoktur. Tabiatiyle “asiller sınıfı”ndan, ya da hıristiyanlıktaki gibi “ruhban sınıfı”ndan söz edilemez.

 

YORUM YAZ

  • Huseyin İcenHuseyin İcen2 ay önce
    Fransız derebeylerinin yetkileri sınırsız mıydı? Olmalı yazının başlığı.
  • Uğur VelioğluUğur Velioğlu2 ay önce
    Sınırsız özgürlük diye bir şey olmaz, yoktur. Benim özgürlüğümün başladığı yerde padişahın özgürlüğü biter. Padişahın özgürlüğünün başladığı yerde de benim özgürlüğüm biter. O yüzden sınırsız özgürlük diye bir şey olmaz. Örneğin ben adam öldürme özgürlüğü istiyorum. Gidiyorum padişahı öldürmek istiyorum (haşa). Böyle özgürlük olmaz çünkü öldürdüğüm padişahın yaşama özgürlüğünü elinden almış olurum. Padişahın özgürlüğünün başladığı sınırı geçmiş olurum. O yüzden padişahlara sınırsız özgürlük diye bir şey olmaz. Mahkeme önünde herkes eşittir.
  • Ahmet tunç Ahmet tunç 2 ay önce
    Ermeni ve rum artığı tarihçiler elinde genç nesiller nasıl hırpalandı. Ecdadımıza ne kadar sövdük. Allah affetsin. Adalet hakim olmasaydı tarihin altın sayfaları ortaya çıkar mıydı. Romanlarınzla bize tarihi ve ecdadı sevdirdiniz. Allah sizden razı olsun.
  • M.EminM.Emin2 ay önce
    O hâlde bu nevi yazıları okumaya mahal yok Burak bey kardeş.. zahmet etmeyiniz... Üstadım lütfen bu konuya devam ediniz.. selâmlar,iyi bayramlar..
  • BurakBurak2 ay önce
    ... Hangi devlet demişki ben adaletsizim, padişahın astığı astık vb....