--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

“Mücahidin-i fisebilillah”

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu

Sultan Alparslan’ın komuta ettiği Selçuklu Ordusu ile Romanos Diogenes’in komutası altındaki Bizans Ordusu Malazgirt Meydanı’nın iki yakasında kümelenmişti.

Bizans İmparatoru’nun gayesi Selçukluları Asya’ya sürmek, Alparslan’ın çabası ise Anadolu’ya tutunmaktı…

Yıllardan 1071, aylardan ağustos (26 ağustos), günlerden Cuma idi…

Önce Cuma namazının sünneti kılındı. Hatip hutbeye çıktı ve Halife’nin gönderdiği duayı okumaya başladı:

“Allahım! İslâm’ın sancaklarını yükselt. Sana kulluk için gelen mücahidlerini yalnız bırakma! Alparslan’ı düşmanlarına karşı muzaffer kıl ve onun askerlerini meleklerin ile kuvvetlendir, zira o, Senin rızanı kazanmak için varlığını, canını ve her şeyini fedadan çekinmiyor. Senin yolunda, Senin için savaşıyor. Sen onu koru, düşmanlarını kahret!”

Namazdan sonra Sultan Alparslan kefene benzeyen bembeyaz bir elbise giydi. Sonra yere diz çöküp secdeye gitti. Ardından ellerini açtı:

“Ey Rabbim! Seni kendime vekil yapıyor, azametin karşısında yüzümü yere sürüyor ve senin uğrunda cihad ediyorum.”

Kalktı, komutanlarına ve askerlerine şöyle hitap etti:

“Ey askerlerim! Bugün burada Allah’tan başka sultan yoktur. Emir ve kader tamamıyla O’nun elindedir… Şehit olursam üzerimdeki beyaz elbise kefenim olsun… Beni izlemek isteyenler gelsinler. Geri dönmek isteyenler serbestçe dönsünler. Onlara hiçbir ceza verilmeyecektir. Bugün burada ne emreden bir sultan, ne de emir alan bir asker vardır. Ben de sizlerden biriyim ve sizinle birlikte savaşacağım.”

Bu konuşmasından sonra atının kuyruğunu bağladı. Okunu-yayını atarak kılıcını çekti. “Bismillah hücum!” diye bağırdı ve düşman üzerine atıldı.

Bütün bunlardan dolayı, Malazgirt Zaferi “İslam referanslı” bir zaferdir.

***

Zaferden sonra Müslüman-Türk unsurların Anadolu’ya göçü başladı. Anadolu’ya gelenlerin arasında Osmanlı Devleti’ni kuracak atom çekirdeğini ruhunda taşıyan Kayı Aşireti de vardı.

Onları cezbeden, Sultan Alparslan’ın “Anadolu’yu Müslümanlaştırma” çağrısı ile Bizans’ın fethini haber veren Peygamber müjdesiydi.

Ahlat’da bir süre molalanıp Bizans’ın üzerine yürüdüler. O yürüyüşün özünde Osmanlı Devleti’nin tüm çabalarını özetleyen bir kavram saklıydı: “İ’la-i Kelimetullah”.

Ak Şemsüddin, fetihten iki gün sonra Ayasofya’da kılınan Cuma namazı öncesinde yaptığı konuşmada bu amacı vurguluyor, genç padişahı “Mücahidin-i fisebilillah” (Allah rızası için savaşan) ilân ediyordu…

Yani Bizans’ın fethi de, “İslam referanslı” bir fetihti…

***

Dandanakan, Niğbolu, Kosova, Varna, Preveze, Çanakkale… Bu savaş ve zaferlerin içinde Osmanlı Devleti’nin başka dinlerden mensupları da var, ama özünde İslâm’a hizmet anlayışı yatar.

Laikliği anayasa hükmü haline getiren Atatürk bile, Çanakkale’yi anlatırken, düşman mevzilerine birkaç metre mesafeye mevzilenmiş olan Mehmedciklerin durmadan Kur’an-ı Kerim okuduklarından bahseder…

***

Bu millet, yüzyıllar öncesinden, imanı bayrama dönüştürmüş bir millettir. 15 Temmuz işgalini de imanı sayesinde kırmıştır. 

 

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle