Geleneksel ailemizi kaybettik

12 Eylül 2018 Çarşamba

Osmanlı’da aile temel değerdir. Toplum bu eksene oturmuştur.

En geniş ve belirleyici anlamıyla, aile, Osmanlı toplumunun temel direğidir.

Bu yüzden önemsenmiş ve öncelenmiştir. 

İsveçli Prof. Gaston Jezz’in, “Türk Milletinin elinden âile nizâmını alınız, geriye pek bir şey kalmaz” demesi bu yüzdendir.

“Osmanlı aile hayatındaki güzellik, nezâhet ve samimiyet, zannetmiyorum ki, başka bir yerde olsun. Osmanlı’daki İslâmî hayat, huzurlu bir hayatın zirve noktasıdır. Birbirine sevgi-saygı ile bağlıdırlar. Bayramlarda, kandillerde küçüklerin büyükleri ziyareti, büyüklerin küçüklere iltifatı şiir gibi bir hayatın ipuçlarını veriyor. 

“Osmanlı aile hayatı güzelliklerle doludur. Toplumsal yapı edebiyatla süslenmiştir. Hayat şiir gibi yaşanmaktadır. Bütün bunları ailede öğreniyorlar.” 

“Ben Batılı bir âile hukuku profesörü olarak diyorum ki; Türk milletinin elinden âile nizâmını alınız, geriye pek bir şey kalmaz.”

Anne babadan evlada şefkat ve muhabbet, evlattan ana-babaya sevgi, saygı ve itaat Osmanlı dinamiğinin özü idi. 

Dilerseniz 19. Yüzyılda İstanbul’da yaşamış Fransız gezgin A. Brayer’in bu konudaki tespitlerine kısaca bir göz atalım:

“Erkeklerde ve kadınlarda evlat sevgisi çok derindir. Türklerin hafta tatiline tesadüf eden Cuma günü ve bilhassa Ramazan ve Bayram günleri sokaklarda Müslüman Türk’ün göğsünü kabartan oğlunun elinden tutup ağır ağır gezdirdiği, çocuk yorulunca kucağına aldığı, daima devam ettiği kahvede yanına oturtup şefkatle hitap ettiği, evladına tam bir ana özeniyle baktığı, ihtiyarlarından gençlerine kadar bütün diğer Müslüman Türklerin de çubuklarını bırakıp çocuğa alakayla baktıkları ve ilerde (İnşallah) ihtiyarlık desteği olacak bir oğul sahibi olduğu için babayı tebrik ettikleri görülür... 

“Bu şefkat tezahürlerine başka memleketlerde de tesadüf edilir; fakat arada dağlar kadar fark vardır! Birtakım boş menfaat kaygıları, eğlence düşkünlükleri, çok defa kadınların da iştirak ettikleri ticari muamele gaileleri, kısacası başka memleketlerin her şeyleri çocuklara karşı şefkatlerini azalttığı halde, harem hayatı bilakis bütün bu hislerin bir merkezde toplanıp artmasını temin etmektedir. 

“İşte bundan dolayı Türkiye’de çocuklar yetişip adam oldukları zaman analarıyla babalarını yanlarında bulundurmakla iftihar ettikleri ve küçükken onlardan gördükleri şefkate mukabele etmekle bahtiyar oldukları halde, başka memleketlerde çok defa çocuklar olgunluk çağına girer girmez analarıyla babalarından ayrılmakta, mali menfaatleri hususunda onlarla çekişe çekişe münakaşa etmekte ve hatta bazen kendileri refah içinde yaşadıkları halde onları sefalete yakın bir hayat içinde bırakmakta ve zavallılara karşı adeta yabancılaşmaktadırlar.” 

Ailede nelerin değiştiğini, geleneksel yapının hangi istikamete kaydığını ve bu yüzden toplumumuzun neler kaybettiğini sanırım bu ifadelerde görebiliyoruz.

 

YORUM YAZ

  • ahmet yağmurahmet yağmur2 ay önce
    Toplumumuzun günümüzdeki hali de bu değil mi?"...çok defa çocuklar olgunluk çağına girer girmez analarıyla babalarından ayrılmakta, mali menfaatleri hususunda onlarla çekişe çekişe münakaşa etmekte ve hatta bazen kendileri refah içinde yaşadıkları halde onları sefalete yakın bir hayat içinde bırakmakta ve zavallılara karşı adeta yabancılaşmaktadırlar."
  • AnneAnne2 ay önce
    Sayın Hocam çok önemli konulara değiniyorsunuz. Bir farkındalık oluşturuyorsunuz. Öncelikle ailelere sonra eğitimcilere çok iş düşüyor. Çocuklarımızla en azından akşam yemeğinde sofrada buluşup günün kritiğini yapmalıyız. Onları önemsediğimizi, ailenin bir parçası olduklarını hissettirmeliyiz. Selam ve dua ile...
  • AbdullahAbdullah2 ay önce
    Aileye gereken önem verilmeli, aksi batıya döner
  • maraşlımaraşlı2 ay önce
    Neden insanlar herşeyi devletten bekler anlam veremiyorum. Devlet gelipte senin ailenimi kontrol etsin bu tembellikten başka bir şey değil , önce tv denen fitnevizyonu bir kaldır evinden , sonra aile reisi olarak akşam sohbet ortamı oluşturup aileni başına topla , tamam yasalar ithal bize hitap etmiyor ama sen aileni bu yasalarla yönetmiyorsun. Bence herşey insanın kendisi ile başlar. Önce nerde yanlış yaptım diye bir araştır. Osmanlı veyahut Türk aile yapısı oluşturmak elimizde ama önce şu elimizden telefon oyun cihazlarını bir bırak , Allahın adının anılmadığı evlerin durumunu biliyorsunuz. Ailenle topluca bir gün namaz kıl ve Allah cc yardım dile bakalım ne değişiyor. Lütfen kuru kuruya eleştirmeyi birakıp önce kendimizden başlayalım düzeltmeye , zaten sonunda toplumda kendiliğinden düzelir. selametle
  • yusuf toygunyusuf toygun2 ay önce
    ama eğitim seviyemiz arttı...bu yeter.
  • Devleti ebed muddetDevleti ebed muddet2 ay önce
    Sayın yazar.Türk aile yapısını korumak için öncelikle ailelerin köklerine bir dinamit gibi koyulan ve geleneklerimize, ahlakimiza, yaşayişimiza kısacası ne örfi hukukumuza ne de şer'i hukukumuza uyan şu ucube ve garabet olan 6284 sayılı kanunu tamamen kaldirmak gerekir.İste o zaman boşanmalarin da , kadın cinayetlerinin de , kadına karşı şiddetin de önüne geçilir,yuvalar dağılmaktan kurtulur.selametle
  • Semih Semih 2 ay önce
    Sayın yazar zaten elimizde kala kala kör topal da olsa bir ailemiz kalmıştı ....ben hakkımı helal etmiyorum bu baskanada hukumetede haram olsun bu zulmü görüpte kasten seyirci kalanlara.