--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Zafer ayı ve düşündürdükleri

Yaşar Değirmenci
Yaşar Değirmenci
4

Ağustos ayı, Anadolu’nun kapılarını barışa ve adalete açan şanlı milletimizin, hakkı hâkim kılma yolunda kazandığı nice zafere şahittir. İmanımız ve istiklâlimiz, vatanımız ve istikbâlimiz için nice zor zamanları göğüsledik. Sabrettik, canla başla mücadele ettik ama hiçbir zaman yılmadık, yıkılmadık, ümitsizliğe kapılmadık. Allah’a güvendik ve O’nun yardımıyla Ağustos ayı, tarihimizde bir zaferler geçidi. Her yönüyle bereketli bu ay; Malazgirt’ten, I. Kosova, Mohaç, Çaldıran, Mercidabık, Anafartalar ve Başkumandanlık Meydan Muharebesi’ne kadar nice zaferlere; Mora, Girit, Magosa, Revan gibi nice fetihlere sahne oldu. Bu zaferleri kılıçlar ve kılıç gibi zekâlar ile tarihe mührünü vurdu. 

Şanlı tarihimiz şahittir ki ecdadımızın gayesi, kuru bir kavga, basit bir cihangirlik davası değildir. Cennetmekân ecdadımız “ya muzaffer olur gayeme ulaşırım; ya da şehit olur cennete girerim” düşüncesiyle sefere çıkmıştır. Allah! Allah! nidalarıyla, biraz sonra öleceğini bile bile ve en ufak bir tereddüt göstermeden vatanını müdafaa etmiştir. İ’lâ-yi kelimetullah yani Allah’ın sözünü yüceltmek, adalet ve merhameti bütün cihana hâkim kılmak için zaferden zafere koşmuştur. İçinde bulunduğumuz Ağustos ayındaki nice zaferlere bizi ulaştıran, işte bu ruhtur. Malazgirt’te, Mohaç’ta, Sakarya’da, Büyük Taarruz’da, bütün terör örgütleriyle ve şer güçleriyle mücadelemizde hep aynı ruh vardır.

Bizi biz yapan, bizi millet yapan değerlerin etrafında sımsıkı kenetlenmektir. Unutmayalım ki Allah Teâlâ’nın yardım ettiğine galip gelecek hiçbir güç yoktur. 

Sağlam iman, salih amel ve güzel ahlakı kuşanarak yeryüzünde adalet, barış ve huzurun hâkim olması gayesiyle din, iman, millet, vatan ve mukaddesat uğruna canını feda edenlerin tarih sahnesinde ölümsüzleştikleri eşsiz destanlar yazan bu milletin evlatlarıyız. Zaferler açıkça göstermektedir ki, tarihimize mührünü vuran bu asil mücadele, direniş, diriliş ve fetih ruhuyla gerçekleşmiştir. Milletimizin en büyük dayanağı ve gücü, Allah’a olan sarsılmaz imanı, esareti asla kabul etmeyen yüksek karakteri, mukaddesatı ve değerleri uğruna mücadele etmeyi en büyük şeref sayan inancı olmuştur. Bu ay ve günler ‘merasim (tören) günleri olmaktan çıkarılıp eğitim sistemimize, gençlerimizin iç dünyalarına, zihin yapılarına işlenmeli değişime, ‘dijital işgal’e karşı kendi ruh köklerine bağlı olarak ‘BİZ’ kalarak değişmelidir. Büyük bir inancın, azmin, fedakârlığın, umudun ve yeniden dirilişin sembolü olan tarihimizdeki zaferler, elbette bugüne dair bizlere oldukça önemli görev ve sorumluluklar yüklediği için bu sorumlulukların idrakiyle hareket etmeliyiz. Dolayısıyla, bu coğrafyada bir asır önce nelerin yaşandığını, niçin İstiklal mücadelesinin yapıldığını ve nihayetinde zaferin nasıl elde edildiğini bütün yönleriyle derinlemesine okumak, okutmak tarih şuuru vermek, zaferin arka planındaki yüksek iman, uğruna milli mücadele verdiğimiz değerleri diri tutarak nesillerimize anlatmak bizim en önemli görevlerimizdendir.

Bu meyanda, birlik ve beraberlik duygularını pekiştirerek ortak değerlerimiz etrafında kenetlenmek, bu değerleri koruyan ve yaşatan bir bilince sahip olmak, her daim milletimizin ve devletimizin huzur ve refahı için çalışmak, bu cennet vatanda yaşayan bizlerin düne, bugüne ve yarına karşı en büyük sorumluluğudur. Nitekim Ağustos ayındaki kazanılan zaferler, milletçe kenetlendiğimizde, şuur, azim, sabır ve kararlılıkla mücadele ettiğimizde bütün zorlukların üstesinden geleceğimizin en açık göstergesidir. Alpaslan’ın özetlediğim şu sözü ve duası yazdıklarımı özetliyor âdeta.  ‘Biz, tertemiz, bid’atten uzak Müslümanlarız. Allah rızasını kazanmak için kefenimizle yola çıkmış insanlarız. Bu sebepledir ki, Allah Teâlâ bize yardımını esirgememiştir.’ “Allah’ım İslâm sancağını yükselt ve İslâm’a yardım et. Sultan Alparslan’ın senden dilediği yardımı esirgeme. Ordusunu meleklerinle destekle. Niyet ve azmini hayır ve başarıyla sonuçlandır. Allah’ım o nasıl senin sözüne uyup şeriatının korunmasında gevşeklik göstermeden buyruğuna uymuş ve düşmanlarına bizzat karşı koyarak dinine hizmet için gecesini gündüzüne katmış ise, sen de ona zafer nasip et. Dualarını kabul et. Kaza ve kaderini onun için iyi ve hayırlı bir şekilde tecelli ettir. Onu öyle bir koruyucu ile kuşat ki düşmanlarının her türlü hilelerini def etsin.”

Ecdadımız, Allah’a olan imanları, vatana olan sevdâları, bu mukaddes toprakları asırlarca korumuş, zulme ve zalime karşı kahramanca mücadele etmiştir. Yegâne emeli, mabedinin göğsüne namahrem eli değdirmemek olan bu aziz millet; haysiyet ve onuruna hiçbir zaman halel getirmemiştir. Tarih boyunca nice Ağustos ayına damgasını vuran Malazgirt, Otlukbeli, Çaldıran, Mercidâbık, Mohaç, Sakarya ve Büyük Taarruz zaferleri buna şahittir. 

Bu kutlu zaferler göstermiştir ki, gayret müminlerden, zafer Allah’tandır. O’nun rızasını kazanmak, yeryüzünde iyiliği hâkim kılmak için çarpan yürekler asla esaret altına alınamaz. Hakk’a tapan milletimizin birlik ve beraberliğine göz dikenler, rezil ve zelil olmaya mahkûmdur. Yurdumuzun üstünde tüten en son ocak sönmeden bu bayrak inmeyecek, bu ezanlar dinmeyecektir. İlim, irfan ve hikmet orduları ile gaza ordularının ittifakıdır ordunun zaferleri. Bugün de ülkemizi baskı altına alma ve İslam coğrafyasını kuşatma girişimleri karşısında zafer bilinci kuşanmamız gerekmektedir. Zafer bilinci, zorluklar karşısında sabır ve sebat göstermektir. Kökü derinlerde olan ulu bir çınara benzeyen bu toplumu içten içe kemiren çekişmeleri, tartışmaları, ihtirasları bir kenara bırakmaktır. Kardeşliğimizi sarsmak ve muhabbetimizi bozmak isteyenlere karşı müteyakkız olmaktır.

Aziz milletimiz, dün en ağır şartlara rağmen yedi düveli dize getirdiği gibi, bugün de feraseti ve Allah’ın inayetiyle hainlere geçit vermeyecektir. Dün 15 Temmuz işgal girişimine göğsünü siper ettiği gibi, bugün de ekonomik ve teknolojik her türlü saldırıya korkusuzca karşı koymasını bilecektir. Nihayetinde hak ile bâtıl arasındaki savaşın adı, zamanı, zemini ve şartları değişmiş olsa da değişmeyen tek bir gerçek vardır ki, o da;

 “Ey iman edenler! Eğer siz Allah’a, Allah’ın dinine yardım ederseniz, O da size yardım eder. Kendinize itimadınızı artırır, ordunuzu güçlendirir, devletinizi ayakta tutar, itibarınızı yüceltir. Sizi kararlı, sabırlı ve azimli hale getirir, ayaklarınızı kaydırmaz.” (Muhammed 7) ilâhî fermanıdır. “Gevşeklik göstermeyin, üzüntüye kapılmayın. Eğer inanmışsanız şüphesiz en üstün olan sizsiniz.” (3 Âli İmran 139) ayetine gönülden bağlanalım. Milletimizin bekası uğruna, Allah’a olan sadakatimizi, teslimiyetimizi ve tevekkülümüzü pekiştirelim. Direniş, diriliş ve var oluş ruhunu hep canlı tutalım. 

Bütün bunların ışığında düşündüğümüzde günümüzde putlaştırılan Batı kaynaklı kavramları bırakalım. Kendi aslî değerlerimizle kuşanalım. Hiçbir zafer dinden bağımsız kazanılamaz! Dinsiz zafer olmaz/olmamıştır. Demokrasinin, laikliğin katkısıyla olan bir tek başarı (zafer değil) yoktur. Sahte kahramanlarla da kazanılan zafer de yoktur. Olmaz, olamaz!

Rabbim her hal ve şartta bizleri muvaffak kılsın. Zaferlerde, fetihlerde buluştursun. Dirilişimizi, direnişimizi kaybettirmesin.

 

Yorumlar

(4)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Musab

29 Ağustos 2021 20:29

BİSMILLAH RABİM onlardan razı olsun o zaferler bütün inananlara RABİMİN Yardımıile aiittir ADEM babamızdan cedimiz RESULULLAHTAN bu zamana kadar olan zaferler yine bütün inananlara aiittir rabim bötün islam şehit ve gazilerinden razı olsun tahkiken NEMUTLU MÜSLÜMANIM DİYE BİLENE. saygı hürmet lerimle esellamün aleyküm.

Aismail

29 Ağustos 2021 14:53

Allah'ım tüm bu zaferleri kazanan komutan ve askerlerinden Mustafa Kemal ATATÜRK'den ve askerlerinin mekanı cennet olsun ve nur icerisinde yatsınlar, Allah'ım hepsinden razı olsun,inkarcilarida Allah'ım bildiği gibi yapsın. Aminnn.. .

haydar önal

29 Ağustos 2021 07:36

1879 fransız ihtilali insanlara neyi kazandırmış onu iyi anlamak lazım. İnsanların düşünce sistemini Allahın dini gibi gösterilip, Allahın dini ile ilgisi olmayan düşünceyi yok etmek ve refah seviyelerini yükselmek için yapılmış. Kazanılmış hiç bir zaferin arkasında sahte kahramanlar yoktur. Sahte kahramanlarla zafer kazanilmaz inancı yoktur. Nihal Adsız ne demiş " Kahramanlık ileri atılıp, geriye donmemektir. " Zaten böyle inanca sahip olmayanları Allah zafer 'e. eristirmez. Allahın vahyi devamlı iniyor, teknolojinin bu kadar gelişmesini insanların düşüncesine bağlama, İsmail peygambere ılık açma,düğme ve elbise dikmeyi, peygambere zırh yapmayı kim öğretiyor YÜCE ALLAH. Peygamberimiz (s.a.v.) zamanında atom teknolojisimi vardı. O zaman da nükleer tesisi kim anlardı. Peygamberimiz (s.a.v.) atom yapısını biliyomu idi. Bunları o zaman ki insanlara anlatsa kimse anlarmiydi. Dini yazıları çok yazıyorsun onun için yazıyorum.

Vatandaş

29 Ağustos 2021 06:04

Anafartalar ,Sakarya ,Büyük Taarruz, Başkumandanlik meydan savaşlarının komutanı sahte kahraman mı?Allah ondan razı olsun.

Yaşar Değirmenci Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle