--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Suriye’de galip gelen fetih ruhu oldu

Yaşar Değirmenci
Yaşar Değirmenci
12

Suriye’de galip gelen fetih ruhu oldu

YAŞAR DEĞİRMENCİ

Fetih ruhu taşıyanların hayali her zaman gerçektir! Uğruna yaşanılır ve ölünür! Suriye’de yaşananları hemen herkes kendi düşüncelerine göre değerlendirir, tarihi açıdan bakmayı önemsemez, aidiyetini, kimlik ve kişiliğini unutur, medeniyetimizden habersizse her kafadan bir ses çıkar. Ağzı olan konuşur. Katliamların, caniliklerin, bütün vahşetlerin yaşandığı, kendi ülkesinin insanlarına akla hayale gelmeyen insani tarafı kalmamış putperest Esad’ın yaşattıklarına ses çıkartmayanlar da bu ülkede yaşayan, yaşadıkları zulümden dolayı ülkelerini terk eden ‘Göçmenler’e de her türlü yanlış ve kötü davranışları gösteren de bu güruh! Çok kısa hatırlayalım yapılanları. Bosna’da katliam yapıldı, Batılı BM askerlerinin gözetiminde. Irak’ta 1,5 milyon insan katledildi, Irak içinde kitlesel göçler, Irak dışına göçler ve sürgünler yaşandı. Bütün bunlar da, “Irak’a demokrasi getireceğiz” denilerek yapıldı.

Suriye’de yaşanan katliamlardan kurtulmak için Suriye nüfusunun yarıya yakını ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. Ama işte olanlar oldu. Bütün teorileri, senaryoları, analizleri alt üst ederek, bütün karamsar, kötümser yorumları çiğneyerek, hatta aklı bile aşarak özgür Suriye’nin bayrağını Şam’ın Emevi Meydanı’nda gururla dalgalandırdılar. “Allah ol der ve olur.” Muhalifler sonunda Şam’a girdi. Esad ülkeyi terk etti, ülkede bayram havası yaşanıyor. Sabır-sebat azim-gayret. Sonuç: Şehadet ve Zafer!

Batı uygarlığının ve Güçler Cephesi’nin, kendileri dışındaki bütün medeniyetlere, kültürlere, milletlere ve ülkelere karşı başlattığı bir savaş dünyanın bütün bölgelerinde mevcut. Tabii en fazlası da bizim sınırlarımızda durmadan, ara vermeden devam ediyordu. Bu şeytani güçler ayrıca, devletleri sınırlayan hukuki düzenlemelerin hiçbirine bağlı olmadıkları için her türlü insanlık dışı yöntem ve çılgınlıkları denemekten çekinmezken ‘Fikrî Şizofren’ hastalığı taşıyanlar da bunlara ses çıkarmazlar, onlarla mücadele ve mücahade edenlere ‘terörist’ diyecek kadar da alçalırlar. Sol’un aydını geçinen üstelik Kültür Bakanlığı da yapmış, batasıca Batı’nın uygarlığıyla zihinleri işgal edilmiş yazarının Cumhuriyet Gazetesi’ndeki yazısının bitiş cümlesi ‘Bu istikrarsız denge durumu ise çok daha fazla kan ve gözyaşı dökülmesine neden olabilir. Türkiye’nin bir an önce Atatürk’ün “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” politikasına geri dönmesi gerekmektedir.’ O kadar şizofrenik hâl ki kanlı ihtilâllerin yapıldığı her hareketin sloganı, pankartı ‘yurtta sulh, cihanda sulh’ idi. Onları “leküm dinîküm veliyedîn” de bırakırken gelelim bizim düşüncelerimize...

Allah’ın vaadinin gerçekleşme anına şahit olmak.  Fetih sürecinin başlangıcından vardığı noktaya kadar yaşananların tecellisi, ifadesi bu. Allah’ın müminlere apaçık bir fethi müyesser kılması, onların geçmiş ve gelecek günahlarını affetmesi, onların üzerindeki nimetini tamamlaması ve onları sırat-ı müstakim üzere hidayete erdirmesi ve onları güçlü bir zaferle taçlandırması onun vaadi ve sünnetidir. Suriyeli mücahitler yıllardır devam etmekte olan tarihin kaydettiği en zalim, en vahşi ve en insanlık dışı suçların faili bir rejimi; azimleriyle gayretleriyle, Allah’a güvenmeleriyle, sebeplere de çok iyi sarılmalarıyla alaşağı ettiler. Azgın iktidarı uğruna kendi halkını en acımasız şekilde katleden, zindanlarda çürüten rejim ve başındaki zalim Esad; firavunlar, nemrutlar, vahşi barbar istilacılar gibi tarihteki yerini aldı. (Tabii ilahlık taslayan Nemrut’un sinekle gebertildiğini bilemeyerek) Son elli altmış yılda bütün korkunçluğuyla yaşayan insanlar açısından bu zamanlar hiç bitmeyecek zannettiler.Zalimler; bir tanrılık mutlak egemenlik iddiasıyla, bu diktatörlük azgınlıklarının, cehennemin şubelerinin de kendi elinde olduğunu vehmeder. Kurdukları hiçbir zaman değişmeyecek, bitmeyecek bu düzen, hiçbir zaman tükenmeyecek bir zulüm enerjisi olarak alıştırıla alıştırıla kabullenebilir çaresizlikler olarak yerleştirildi. Oysa Allah’ın fethi müyesser olduğunda işte böyle kısa bir süre içinde bütün iklim, bütün atmosfer, bütün hava bir anda değişiverir. Önce Haleb’in kurtarılmasıyla, ardından her bir şehrin teker teker düşmesinin ardından değişen hava, Esad’ın devrilmesiyle yeni bir hükumetin de kurulmasıyla değişti. Bir anda yıllardır açmayan “fetih güneşi” doğdu. Yaşadıklarımız, Osmanlı’nın durdurulması ama bitirilememesinin kaçınılmaz sonuçlarıdır. Türkiye’nin liderliğinin; dünya terör devletlerinin bile kabullendiğinin tecellisidir.

Suriye üzerinde İngilizlerin de, Fransızların da planları var. Amerikalıların ve Rusların da.

İran, emperyalistlerin maşası olarak Suriye’ye yerleştirildi. Türkiye’yi kuşatmak ve Şiî yayılmacılığını hızlandırarak bölgeyi öncelikle akîdevî açıdan bozmak için İran da bölgeye yerleştirildi. Osmanlı’dan boşalan/boşaltılan vatan toprakları; önce İngilizler ve Fransızlar, sonra Amerikalılar ve Ruslar tarafından paylaşıldı/paylaştırıldı. Ancak, bu durum böyle gidemezdi gitmedi de. Bu fethi gerçekleştiren mücahidler Peygamber Efendimizin Mekke’nin fethinde yaptıkları “fetih ve savaş ahlakı”nın izini sürerek gerek savaş sırasında yaşarken gerekse hükümeti kurup tebliği yayınlarken de vahye dayanan izi sürdüklerini gösterdiler, fetih neymiş, nasıl yapılırmış dünyaya da öğretecekler.

Tek tek fethedilecek mazlum, mahzun şehirler. Yarın Beyrut, ertesi gün Ramallah, Gazze, ötede Kahire, beride Amman. Sonra özgürlük sancağı Kudüs’te, Mekke’de, Medine’de dalgalanacak. Kırarak dökerek değil, yaparak, onararak yürüyecekler; kinle nefretle değil, şefkat ve merhametle ilerleyecekler. Sevgi medeniyetini yeniden kuracaklar. Batı’nın merhametsizliği karşısında insani olanı yüceltecekler. Işığın vahiy’den geldiğini cihana hatırlatacaklar. Kendi İslâm medeniyetini taşıyacaklar. Hayalini kurmadan yaşayamayız. 

Bir hayal ama uğruna yaşanılacak, uğruna ölünecek bir hayal. Fetih ruhu taşıyanların hayali.

Yorumlar

(12)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Cafer EREN

13 Aralık 2024 18:39

Kaleminize kuvvet. Tam fetih rûhunu aksettiriyor.

Kanber 2

11 Aralık 2024 16:15

İNSANLARA MERHAMET ETMEYENE ALLAH'TA MERHAMET ETMEZ Peygamberimiz Hz Muhammed (sav) "İnsanlara merhamet etmeyene Allah da merhamet etmez” (Buhârî, “Edeb”, 18) derken tüm insanlığı merhamete çağırmıştır. O (sas), Birbirinizden nefret etmeyin, Birbirinize haset etmeyin, Birbirinize sırt çevirmeyin. Ey Allah'ın kulları, kardeş olun! (Buhârî, Edeb, 62) öğüdünde bulunmuştur. 1-Türkiye’yi kuşatmak ve Şiî yayılmacılığını hızlandırarak bölgeyi öncelikle akîdevî açıdan bozmak ve Cehennem kütüğü katil Eset katliamını hızlandırmak için emperyalistlerin maşası olarak Suriye’ye yerleştirilen İRAN ve suç ortakları 2- Yine; Cehennem kütüğü katil Esed'in katliamlarını desteklemek için Suriye'ye çağırılan, Rusya. Çağrılmadan gelen ABD ve emperyalistlerin tasmalı köpeği PKK terör örgütü Suriye'ye çağırılarak; 1 milyona yakın mazlum Müslüman insanlar birçok yöntem ve varil bombalarıyla, yakılarak yok edilmiş. Birçok Müslümana tecavüz edilmiş. on binlerce mazlum Müslüman insan kasaphanesi gibi cezaevlerinde, adeta 72 çeşit işkence göre göre katledilmiş. tecavüze uğramış, aklını kaybetmiş, sağlığından olmuştur. Milyonlarca mazlum Müslüman Suriyeli insanlar Dünyanın çeşitli ülkelerine kaçarken, yollarda denizlerde boğularak can vermiştir Rabbimizin Nisa suresinin 93. Ayetinde"Kim bir mümini kasten öldürürse onun cezası cehennemdir. Orada ebedi olarak kalacaktır. Allah ona gazap ve lanet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır." Buyurmaktadır. Bu gazabı ve cehennemi İran yönetimi, taraftarları ve destekleyenleri, Rusya yönetimi ve destekleyenleri, ABD-İsrail yönetimi ve destekleyenleri ile PKK ve destekleyenleri ebediyen çekeceklerdir inşAllah. Bu saydığım ülke ve gruplardan; İran? katil Esed, PKK ve Rusya'nın halipürmelali bugün dahi ortadadır. Hüsrana uğramışlardır. Allah binbeter etsin. Bu Mazlum müminlere kol kanat geren, merhamet eden, 13 yıldır ensarlık yapan, Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğindeki; Türkiye'mizin yüzü ak, yolu açık olarak hem dünya hem ahiretini kazanmış durumdadır.

herşeyi cihad ruhuna baglıyorsunuz ya

11 Aralık 2024 15:55

hastayım size

.....

11 Aralık 2024 16:58

Cihatçılar da ABD ve İsrail projesi....

M. Seyfeddin Ulucak

11 Aralık 2024 15:18

Daha hiç bir şey belli değil. Acele karar vermeyin!...

Hikmet Yılmaz

11 Aralık 2024 14:24

Nihayet gerçekleri gördün. Son paragrafta belirttiğin gibi özgürlük sancağı Kudüs,Mekke ve Medine'de yakında dalgalanır inşallah. Bu hayasız ve korkak Suud'lara para kazandırmak için Umre ve Hac yapanlarada yazıklar olsun..

Okur

11 Aralık 2024 14:02

Nazım Hikmet yazdığı şiirleri yüzünden Moskova'ya kaçtığındada "pis Komünist kaçtı" diye onlarca yıl kutlamıştık

Nahit sazoglu

11 Aralık 2024 13:25

Sayın yazar çok güzel bir yazı sizi tebrik ediyorum gizli dünya devleti BM NATO IMf dünya Bankası UNESCO İsrail'e çalışmaktadır rockfeller Rothschildler Yahudilerin lobisi siyonizmdir kökleri dışarda olan zararlı yapilar lions rotary kulüpleri mason locaları acilen İçişleri bakanlığı tarafından kapatilmali siyon protokolleri devam ediyor

EDEN

11 Aralık 2024 13:13

FETİH RUHU DEDİĞİN İSRAİL Mİ TEK FETH EDEN O GOLAN TEPELERİNİ FET ETMİŞ HATA İLHAK ETMİŞ FİLİSTİN GİBİ

Israilin karşısında mı yanında mı?

11 Aralık 2024 08:14

İsrail ve ABD memnun ise o fetih ruhu değildir hocam.

Ali

11 Aralık 2024 06:14

İsrail'de fatih ruhu taşıyormu üstad. Zira kendileri hemen Suriye'deGolan tepelerini topraklarına kattı....

Yaşar Değirmenci Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle