--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Sakın hainlere taraf ve taraftar olma!

Yaşar Değirmenci
Yaşar Değirmenci
12

Sakın hainlere taraf ve taraftar olma!

Yaşar Değirmenci

Mü’min, Allah’ın dostlarını dost, düşmanlarını da düşman bilir. Onlar Allah’a düşmanlık yaptıkları müddetçe onlarla muhabbet gösterisi içinde olmaz/olamaz. Çünkü hem Allah’tan yana olmak hem de O’nun düşmanlarıyla hemhal olmak mü’min tavrı değildir. Bu olsa olsa münafıklık hastalığı olur.

Mü’min; imanı için yaşayan, dünyaya gelişini imtihan için bilen, ebediyete kadar iman/küfür mücadelesinin bitmeyeceğinin şuurundaki adamdır. Mü’min kâfirle, münafıkla, Allah ve Rasulünün düşmanlarıyla ne pahasına olursa olsun beraber hareket edemez, birlikte olamaz. Hele kendi menfaati için din kardeşlerinin karşısında bulunamaz. Kendisini feda eder, dinini feda etmez. Kendisi çiğnenir, düşer, vurulur ama dini çiğnetmez, dinini düşürmez, dinine imanına, Peygamberine vurdurtmaz. Menfaatler çatıştığında onları tercih edemez, onlara yaranmak ve benimsenmek için müdahanede bulunamaz. Hangi mülahaza ile olursa olsun bu hakikat örtülemez. Bizden istenen, akidemizin gereğini yerine getirmek ve imanımızı zedeletmemektir. Mü’minler var iken, onlarla beraber dinimize hizmet etme imkânı duruyorken, kendi din kardeşlerini bırakıp, ellerinden gelse Müslümanları bitirecek insanlardan, nasıl medet umulabilir? Bu sebepledir ki Müslüman’dan istenen, küfrün ve şirkin etkisi altında kalmadan Müslüman olarak yaşayıp, ölmektir. Müslüman’ın imanın şerefini korumakta yanlışa düşebileceği noktalara karşı uyarılmasındaki hikmetlerin kavranması şarttır. İman ve küfrü iki ayrı cephe olarak görmek, bu cepheler arasındaki sürtüşmenin ebediyete kadar süreceğini, sürtüşmenin genellikle savaşlardan çok, kültürler arası sürtüşmeler olarak ortaya çıkacağını idrak etmek demektir. Kâfirlere karşı imanın vakarını kaybetmenin her çeşidi, mü’min için tehlikedir. Mü’min kendini korumalı, çevresinin mü’min çevre olmaktan uzaklaşmasına karşı hassas olmalıdır. Çünkü mü’min, bir kere erimeye yüz tuttuktan sonra geri dönüşü zor olan bir yola girer. Yanlışını kabul etmez yahut her yanlışına yeni bir mazeret üretir. Mü’minlerin karşısında, onların yanında olmaları, büyük bir faciadır. Kâfirlerin zulümlerine yardımcı, sömürülerine âlet olmaları, onları över duruma gelmeleri de bu faciayı gittikçe derinleştirmektedir.

Dünyayı istasyon gibi görmekle ebedî karargâh gibi görmek arasında muhakkak fark olacaktır. Mü’minlerle mü’min olmayanlar, bir toplumun içinde beraber yaşayabilirler. Bunun dinî bir engeli yoktur. Aynı trende yolculuk yapabilir, aynı handa iş yeri işletebilir hatta bir şirketin iki ortağı da olabilirler ama bu hiçbir zaman bir mü’min ile öbür mü’minin beraberliği gibi olmamalıdır. İman gibi bir fark, onu taşıyanla taşımayan arasında hayatın içinde görülebilecek kıvamda değilse Allah’ın bizden beklediği iman olmaktan uzaktır. En azından böyle bir iman, iman kavramının içini doldurmaktan uzaktır. Bu mesele, Kur’an’da çok açık bir şekilde görülebilir. İman ve imansızlık iki ayrı cepheyi ifade eder. Bu iki cephe arasında -medeni ölçüler dairesinde kalması istenmiş olsa bile bir ihtiyat ve temkin sınırı yahut bölgesi muhakkak korunmalıdır. Aradaki mesafenin gittikçe kaybolması, mü’minler açısından tehlike oluşturmaktadır. Rablerinin emrine ve ikazına rağmen onlarla aradaki buzları eritmeleri, son derece dostane tavır sergilemeleri düşündürücüdür. Çeşitli âyetler, mü’minleri bırakıp kâfirleri dost edinenleri azapla müjdelemiş münafıklar olarak göstermiş, müteakiben de ‘Onların yanında bir şeref ve üstünlük arayışında mı’ oldukları sorulmuş, bütün şeref ve üstünlüğün Allah’a ait olduğu hatırlatılmıştır. Âyetler, açıkça mü’minleri bırakıp, kâfirlerle iç içeliği münafıklık olarak öne çıkarmaktadır.

Mümin kâfir ilişkilerinde mutlak yasak olan kâfirin küfrünü, müşrikin şirkini, münafığın nifakını, mülhidin ilhadını sevmektir. Açıktır ki küfre muhabbet küfürdür. Aynı yasak mü’minlere karşı bir faaliyette onlara destek vermek, onları sırdaş ve yoldaş edinmek konusunda da geçerlidir. İnsani ilişkiye Kur’an-ı Kerim herhangi bir yasak getirmemiştir. Onlarla ticaret yapılır. Aldatılmaz, kötülük yapılmaz. Herkese olduğu gibi onlara da iyi davranılır. Müslüman olmaları için dua da edilir. Fakat onları kâfir iken şerefli kabul etmek caiz değildir. Şu âyetler bizler için bir şey ifade etmiyor mu? 

(Mü’minleri bırakıp da kâfirlerin dostluğu ile onur duyanlar, onların yanında izzet, şeref mi arıyorlar? Bilsinler ki, bütün izzet ve şeref yalnızca Allah’a aittir.) (4 Nisa 139) 

Nisa 105. Âyetindeki ‘Sakın hainlere taraftar olma!’ ikazı

(İzzet ve şeref isteyen, bilsin ki, izzet ve şerefin hepsi Allah’ındır.) (35 Fatır 10)

Yorumlar

(12)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Vatansever

24 Ocak 2025 17:02

Mümin olmanın şuuruna ermeyi Rabbim bizlere de nasip etsin. Küfrün adet ve yaşantısına özenen ve hatta fiilen bu yasantiyi kutsayan ancak adı Müslüman olan çok sayıda insanımız var. Keşke ayeti kerimenin emrettiğini bilseler ve öylece de yaşasalar. İşte bu dünya insanlığınin kurtuluşu olacaktır.

Nadir

24 Ocak 2025 12:00

Nisa 105 te ki,"sakın hainler e taraf olma"buyruğu başlığı altında ki yazı çok güzel gerçekten... Kur'an'a ve sünnete ve bu iki kaynağın sahih meşru anlamı olan sahabe icmaina göre hainler kâfirler anlamındadır.itikadi peygamber ve ashab gibi olmayan inancında itikadında yolunda dindarlığı da hayatında küfür şirk olanlar Araf 172-173 kalu bela ayeti ile şirk işleyenlerin mazereti olmadığı ayetinde ki buyruklara karşı gelenler hainler anlamını taşır.İmanin en sağlam kulbu tarafı nin Allah cc için düşmanlık etmek dostluk etmek olduğunu buyurur Resulullah sav... dost yani itikadı inancı peygamber ve ashab gibi olanlar müslümanlar olduğu ve düşmanların ise tam tersi olarak inancı itikadı yolu peygamber ve ashab gibi olmayanlar gayri müslim olanlar kâfir gâvur olanlar olduğu da bilinir kabul edilir.Hainlerin tarafı olmamak onlara Kur'an ve sünnette emredilen muameleyi yapmak zorunluluktur.Aksi takdirde kişiyi hain yapar.mumtehine 1 de Allah cc ve müslümanların düşmanı hainleri dost edinmemek yani dindaş sırdaş yardım içinde olmamak istenmektedir.mumtehine 4 tede bu hainlere düşmanlara nasıl davranilacagi hükümleri va'z edilmiştir

Okur

24 Ocak 2025 11:14

Heykel, mezar (Anıtkabir) gibi şeylere saygı duyan Türk milletine mü'min diyebilirmiyiz ? Müslüman Kürtler "yok" sayılıp katledilirken susan Türk milletine mü'min diyebilirmiyiz ? Esad'ın Suriye'de yaptıklarını kınarken yüz yıldır Türklerin Kürtlere yaptığını görmeyen Türklere mü'min diyebilirmiyiz?

Peki okur kürtler in bazısının Marksist batı taşaronlugu yapan örgütlere yardım edenlere

24 Ocak 2025 12:51

Yahu ne kadar ırkçı kokuyor bu yorum.. Osmanlı sonrası türk kürt arap ayrımı yapılmadan emperyalist lerin kurduğu duzenlerde uzlaşa uzlaşa yaşayanlara mümin müslüman denir mi sen buna kafa yor ve kendine gel.. emperyalist sistemler Allah'a isyan etmekte

Vatansever

24 Ocak 2025 17:06

Arkadaş, bir kere sap ile samanı karıştırıp fikir diye beyan etmişsin. Müslümanlar illa kardeştir. Ancak, Türklerin Kürtleri yüz yıldır öldürdüğü iddiası tamamen yalandır ve dinsiz pkk nın ifade tarzıdır. Bölücülük yapmak büyük günahtır.

Hikmet Yılmaz

24 Ocak 2025 10:51

İslam aleminin en tehlikesi Suud'lar. Onlara para kazandırmak için Umre ve Hac yapanlara yazıklar olsun...

Hikmetsiz papağan gibi

24 Ocak 2025 13:25

Yahu emperyalist kâfirlere siyonist lere laf yok . Ancak sırf hristiyanlarin İsa as ve salih zatların ruhundan istiğase istane rabıta tevessül yapmalarına benzer Sufilige vahdeti vucudcu sufiler e ve şia gibi peygamber dışı kişileri masum günahsız İsmet sahibi sirattan geçirici şefaatçi olağanüstü güçleri olduğu inancı na sahip sufiler e karşı olanlara düşmanlık etmek.. İslam'a dön Hikmet bul emi!!

Orhan

24 Ocak 2025 17:10

Sana yazıklar olsun. İşi gücü bırakıp Müslümanların ibadeti ile uğraşmayı görev bildiniz. Sokak ağzı ile konuşmayı bırakın artık. İyice sevimsiz olmayın.

Doğruya doğru

24 Ocak 2025 10:39

DEMEKKİ SİYONİST KAPİTALİST KAFİRLERİ ve MÜNAFIKLARI DOST VE MÜTTEFİK KABUL EDİP ONLARLA İŞ BİRLİĞİ İÇİRESİNE GİREREK MÜSLÜMANLARI BİRBİRİNE DÜŞÜRMEK YERLERİNDEN YURTLARINDAN ETMEK ÇOK BÜYÜK VEBALMİŞ..hELEDE BU KAFİRLERDEN ÜSTÜN CESARET ÖDÜLLERİ ALIP ONLARA bop EŞ BAŞKANLIĞI YAPMAK..VAY VAY VAYVAY..

.....

24 Ocak 2025 09:49

Sayın yazar kim hainlerle ,siyonistlerle iş birliği içinde Allah belasını versin...

MUZAFFER..

24 Ocak 2025 07:51

ELİNE SAĞLIK, ALLAH C.C MÜSLÜMAN LARA DERS VERİYOR, MÜSLÜMAN KİME NİYE HİZMET EDİYORSUNUZ MÜSLÜMAN DİYOR TEFRIKAYA DÜŞMEYİN BİRLİKTE RAHMET VARDIR DİYOR MÜSLÜMAN......KAFİRLER MÜNAFIKLAR YALANCI LAR BELİ DİNİ İSLAM DÜŞMANLARI BELİ DİR.....MÜSLÜMAN MÜSLÜMAN, CUMA GÜNÜN RAHMETİNDEN ÜMMETİ MUHAMMED'İN SAV BİRLİĞİNE VESİLE OLMASINI ALLAH C.C DİLERİM AMİN......

Okur

24 Ocak 2025 03:44

Sünni mezhebindeki Kürtlerin Türkiye, Irak, İran ve Suriye'de bir devlet kurmalarına karşı çıkmaklamı mü'min olunur yoksa desteklemekle mi?

Yaşar Değirmenci Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle