--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İslam, hayatı kuşatan bir dindir!

Yaşar Değirmenci
Yaşar Değirmenci
10

 

Miladi yılbaşı hazırlıkları, noel kutlamaları, ölçüsüz ve dengesiz hayatın içine sokulan israf, özenti, lüks ve konfor düşkünlüğü, vs bana hutbelerde dinlediğim bazı hususları hatırlattı. Kendi değerlerimizden, uzaklaşmanın, kendi kutsallarımızla irtibatsız olmanın sonuçları bunlar. Alıştırıla alıştırıla hassasiyetimizin/duyarlılığımızın kaybolduğu günleri yaşıyoruz.

Yüce dinimiz İslam’ın temel inanç esaslarından biri de peygamberlere imandır. İlk insan ve ilk Peygamber Hz. Âdem’den son Peygamber Hz. Muhammed Mustafa aleyhisselama kadar bütün peygamberlere iman etmek, inancımızın gereğidir. Peygamberler, Allah’ın kutlu elçileridir. Onlar, Yüce Rabbimizin emir ve yasaklarını insanlara bildirmek için gönderilmişlerdir. İnsanlık, hak ile batılı, doğru ile yanlışı, iyi ile kötüyü birbirinden ayırt etmeyi onlardan öğrenmiştir.

Bütün peygamberler gibi Hz. Îsâ da İslam’ı tebliğ eden bir peygamberdir. O da, Allah’tan başka ilah olmadığını, kulluk ve itaatin yalnızca tek olan Allah’a yapılması gerektiğini insanlığa haber vermiştir. Bizler, Yüce Rabbimizin gönderdiği bütün peygamberlere iman ettiğimiz gibi, Hz. Îsâ’nın da Allah’ın kulu ve elçisi olduğuna iman ederiz. Bütün peygamberleri sevdiğimiz gibi onu da severiz. Bununla birlikte Hz. Îsâ’ya dayandırılarak tarihi süreç içinde ortaya çıkan; onun tebliğ etmediği ve Cenâb-ı Hakk’ın razı olmadığı hiçbir batıl inancı, tutum, davranış ve sembolü kabul edemeyiz, hayatımızın bir parçası haline getiremeyiz.

Milletleri güçlü kılan, onları emin adımlarla geleceğe taşıyan temel unsur; milli ve manevi değerlerine bağlı kalmalarıdır. Kendi değerlerinin yerine başkalarının değerlerini, kendi sembollerinin yerine başkalarının sembollerini benimseyen milletler ayakta duramazlar. Kendi medeniyetini unutup yabancı kültürlerin etkisi altına giren toplumlar; tarihlerini, dillerini, dinlerini ve kimliklerini kaybederler.

“Kim bir kavme benzerse o da onlardandır.” uyarısı hepimiz için önem arz etmektedir. Bu sebepledir ki, dinimiz ve geleneğimizle hiçbir bağı olmayan, İslam dışı geleneklerden kalan figürlere özenmek, onlar gibi giyinmek, onlar gibi hediyeler dağıtmak, inancımıza aykırıdır, yanlıştır.

İnsanları hak ve hakikate davet eden bir peygamberin doğumu, onun getirdiği değerlere aykırı olarak kutlanamaz. Dolayısıyla helal haram ölçülerine riayet edilmeyen ve mahremiyet sınırlarını aşan her türlü eğlence ve davranış, inancımıza aykırıdır, günahtır. Ayrıca hangi sebeple olursa olsun, masumları katledenlere destek verenlerin sattıkları ürünlerle hediyeleşmek, başta Gazze şehitlerimiz olmak üzere bütün şehitlerimizin kemiklerini sızlatacak kadar ağır bir vebaldir. Şu hususu da asla unutmayalım ki, kötülüklerin anası olan alkolü, ocakları söndüren kumarı, aile ve toplumu temelinden sarsan zinayı, aklı ve iradeyi devre dışı bırakan uyuşturucu maddeleri, mutsuzluktan başka getirisi olmayan piyango ve diğer şans oyunları gibi haramları, yılbaşı kutlamaları dâhil hiçbir eğlence ve kutlama helal ve meşru hale getiremez.

Müslümanların, değerleri ve inançlarıyla uyuşmayan söz konusu yanlışlara düşmelerinin sebebi; dünyevileşmeleridir, ilahi ölçülerden uzaklaşmalarıdır. Sevgili Peygamber Efendimiz bu hususta bizleri şöyle uyarmaktadır: “İçinizden öyleleri olacak ki, önceki kavimlerin âdetlerini karış karış, arşın arşın takip edecekler. Hatta onlar bir kertenkele deliğine girseler bile peşlerinden oraya girecekler.”

Öyleyse, bizi biz yapan ve bizi ayakta tutan değerlerimize sımsıkı sarılalım. Dinimizde asla yeri olmayan batıl inançlardan, yanlış tutum ve davranışlardan kendimizi, ailemizi, gençlerimizi ve çocuklarımızı koruyalım. Unutmayalım ki, Allah ve Resulüne her haliyle tâbi olanlar; dünyada huzura, ahirette ebedi kurtuluşa ulaşacaklardır.

“Sen onların geleneklerine, hukuklarına tâbi olacak, hayat tarzlarını benimseyecek kadar onlara aşırı tavizler versen bile, yahudiler ve hristiyanlar asla seni tercih edip sana boyun eğmeyecekler, Senden asla hoşnud olmayacaklardır. Allah’tan gelen, Allah’ın hidayet kaynağı, hidayet rehberi ile öğrettiği dinin tek doğru ve hak din olduğunu söyle. Sana vahiy ile gelen bu kadar bilgiden sonra, onların şahsî arzu ve ihtiraslarına uyacak olursan, andolsun ki, seni Allah’ın azabından koruyacak ne bir koruyucun, bir dostun, ne bir yardım edenin bulunur.” (2 Bakara 120)

 

Yorumlar

(10)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ali Karakeseli

30 Aralık 2024 02:48

Hayatı kuşattığı doğru. Güçlü olduğu yerlerde insanların hayatlarını 4 bir yandan kuşatır ve kendi gibi olmayana hayat hakkı vermez.

Kanber

29 Aralık 2024 20:09

Selamlar hocam. Allah razı olsun. Ağzınıza sağlık. Hakikatler çok güzel dile getirmişsiniz. Ama çok üzgünüm Çok üzgünüm ki gençliğimiz esaret altında. Emperyalizmin fikir ve kültürel işgali altındalar.

Nedim

29 Aralık 2024 18:20

Yorumumu neden yayinlamadinz.ibadet kavramını âlimlerden anlattığım.. faydalı olur lütfen yayınlayın

Nedim

29 Aralık 2024 17:24

Yazının başlığı olarak yazarın,"İslam, hayatı kapsayan bir dindir"tercihi ile ilgili benim kafamda İslamın İbadet merkezli bir din olduğu belli. ' i.

TürkOğlu

29 Aralık 2024 15:06

Çam ağacı süslemek tamamıyla Türk adetidir.Eski Türklerde yerin göbeğinden göğe kadar bir ağaç tasavvur ediliyor. Bu hayat ağacı. Sümerlerde de var. Bir ucunda göktanrısı duruyor. Türklerde güneş kutsal ama tanrı olarak kabul edilmiyor. 22 Aralık'ta güneş yeniden fazla olarak dünyayı aydınlatmaya başlayacak. Günler uzamaya başlayacak. Türklerin göktanrısı gün ile geceyi tanzim ediyor gökte. Sözde gün ile gece sürekli münakaşa halinde. 22 Aralık'ta gün geceyi yeniyor. Bunu "Yeniden doğuş bayramı" Türkler kutluyorlarmış.

Hasan

29 Aralık 2024 13:07

İşgal eden yani

DAHİ

29 Aralık 2024 13:06

KISITLAYAN CEHENEME ÇEVİREN OLMASIN SANAT MÜZİK RESİM HEYKEL GÜLMEK SÜSLENMENİN DAHİ YASAK OLDUĞU

Okur

29 Aralık 2024 12:40

Yazar bey siz hangi İSLAM dinini bize anlatıp öğretmeye çalışıyorsunuz acaba merak ediyorum.İşinize geleni mi yoksa kitapta emredilenimi.Fakirler normal müminlerden 500 sene evvel CENNETE girecek diyen FAKİRLİĞİ öven kendileri LÜKS bir hayat yaşayan Diyanet başkanı ne onun emrindeki Müftü,Vaiz,İmam ve müezzinlermi bizi aydınlatacak.İMAM VERİR TALKINI ,KENDİ YER SALKIMI....veya İMAMIN DEDİĞİNİ YAP GİTTİĞİ YOLDAN GİTME.Hangisini yapalım sence.Canını sıktım aama hakkını helal et.

Örümcek adam

29 Aralık 2024 09:25

Sadece hayatı değil beyni de kuşatıyor.

Alkan

29 Aralık 2024 08:35

Sayın yazar ab ne girmek için hangi tavizler veril ondanda bahsetsene. Mesela İstanbul sözleşmesi başlı başına bir garabet. İktidar İstanbul sözleşmesini iptal ettik dediğinde alkışladınız. İstanbul sözleşmesi iptaledildi diye tepinfn laik kemalistlere ozamanki bakan İstanbul sözlesmesindeki kanunve düzenlemeler meri kanunlarda mevcuttur kaldırılmadı derken kadının beyanı esastır hak lımı haksızmı olduğuna bakılmadan uygulanmaktadır. İkincisi günümüzde hani sebeble olursa olsun masum insanları katledenlere destek verenlerin sattıkları urünlerle hediyelesmek başta gazze şehitlerimiz ve diğer şehitlerimizin kemiklerini sızlatırken israille ticaret Filistine ihanettir diyenleri eleştirenler özlem zengin ve Ali turanın israille yapılan ticaret in itirafına nediyeceksiniz.israille ticaret gazze ve diğer şehitlerimizin kemiklerini sızlatmıyormu.

Yaşar Değirmenci Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle