• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Serdar Arseven
Serdar Arseven
TÜM YAZILARI
24 Nisan 2015

24 Nisan!..

“Soykırım –yalanlarının- 100’ncü yıldönümü”nde  Ermenilerin korkunç “diaspora” kampanyası ile karşı karşıya kalacağımız belliydi.

Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı “yok edilmesi gereken lider” ilan eden Siyonist odakların, bu kampanyaya tam destek vereceklerini yazıp duruyorduk.

Paralel Yapı’nın bu işleri karıştırmak için elinden geleni yapacağı, yaptığı da ortadaydı.

Kış kışlığını yapıyor da arkadaş, biz ne yapıyoruz?..

Ben ne yaptığımı söyleyeyim; özellikle 2013 başından beri sürekli olarak bu konuya dikkat çekmeye çalışıyorum.

“2015’E DİKKAT, 2015'E DİKKAT!”

Bu çerçevede yazıyorum.

Bundan dolayı da diasporanın “fişlediği” yazarlar arasındaki özel yerimi almış bulunuyorum.

Türküyle, Kürdüyle (...), Anadolu Müslümanlarına karşı dünyada bir nefret dalgası oluşturmaya ve Anadolu’yu topyekün soykırımcılıktan mahkûm ettirmeye gayret eden “terör yandaşları” benim için yazmışlar ki;

“Serdar Arseven, Gezi olaylarına dair iddialarda bulunduğu yazısında ‘iftiracı Ermeni diasporası ile dahildeki işbirlikçileri 1915 olaylarının 100. Yılında Türkiye’yi dağıtmak için büyük hazırlıklar içindeler...’ diyerek Ermenileri ve Kürtleri hedef gösteriyor, düşman ilan ediyor.”

Biz yıllardır “Terörist Ermenilerin” (Terörist olmayan Ermenilere selam olsun) Türk, Kürt demeden yüzbinlerce Müslümanı katlettiklerini, dünyadaki bütün arşivlerin bu durumu kanıtladığını, “sağduyulu Ermenilerin” de bu gerçeği teslim ettiğini yazıp dururken...

Beni Ermenileri ve Kürtleri hedef göstermekle suçlayanların hedefi beni hedef göstermektir. (Kral cümle oldu ha!)

Varsın olsun, biz hedefte kalırız da...

Türkiye’nin kuyusu kazılırken, bizim “sivil toplum örgütlerimiz” –filan- ne yapıyor...

Elde o kadar çok belge var ki, bütün arşivlerimiz açık, “Taşnak Arşivleri” hariç dünyadaki bütün arşivler açık, bu alanda sayısız kitap kaleme alınmış...

 Anadolu’yu soykırımcılıkla suçlayanların ellerinde hiçbir somut bulgu yok.

Adamların bütün suçlamalarında temel dayanak olarak kullandıkları Mavi Kitap’ın yazarı Arnold Toynbee, bir başka kitabı olan “Hatıralar”ında, “İngiliz hükümetinin beni kullandığını sonradan anladım. Yalanlara alet olmuşum” yollu laflar ediyor.

Demek ki, 

Adamların “temel” kitapları çürük!..

Soykırımcı Ermenilerin iddiaları neresinden tutulsa elde kalıyor.

İşte bugün 24 Nisan;

 bizim de peşine takıldığımız gün, (sözde) Ermeni Soykırımı’nı anma günü.

Peki, 24 Nisan neyin, hangi olayın yıldönümü?..

Ermenilerin “tehcir” edildiği yani “göçe zorlandığı” gün müdür 24 Nisan?..

Hayır, değildir.

Sevk ve İskân Kanunu  (Tehcir Kanunu) 27 Mayıs 1915’te çıkmıştır.

Eğer diasporanın –filan- derdi gariban Ermenilerin ölmesi, öldürülmesi olsaydı, sözde ‘Soykırım Günü’ için “27 Mayıs”ı tespit etmeleri gerekirdi.

Hayır, öyle yapmadılar, “24 Nisan”da karar kıldılar.

Ermenilerin “öldüğü” 27 Mayıs (1915) tarihini değil de, Ermeni teröristlerin topluca tutuklandığı 24 Nisan (1915) tarihini “esas almaları” ne mânâya gelir?..

Gayet net:

“Bu adamlar için ÖLEN, ÖLDÜRÜLEN gariban Ermenilerin hiçbir önemi yoktur.

Onlar için önemli olan ‘İdeoloji’dir... 

Onun için, garibanların tehcire tabi tutulduğu değil de, ‘teröristlerinin tutuklandığı günü esas alırlar ‘soykırım iddiaları’ için!”

Sağlam bir propaganda faaliyeti ile yanımıza alabileceğimiz nice “Ermeni” var da aslında...

Yapacak çok iş var da...

“Bizde” iş yok!..

İyice “muhafazakâr”laştık mı ne!.. 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23