Yapay zeka bir cumhurbaşkanınız olmasını ister miydiniz? İlginç bir tartışma doğrusu…
Bu aralar yeni moda yapay zeka.. Ne denli bizleri ikna edici bir özelliğini masaya yatırır ve kendi kendimizi telkin ederiz bilinmez ama, yapay zeka ile ilgili müthiş gelişmeler yaşanıyor dünyada… Yapay zekanın hızla gelişimi dünyayı deyim yerindeyse ikiye bölmüş vaziyette.. Bu noktada yapay zekaya dini bir kılıf uydurmak isteyenler bile var…
Özellikle dünya basınını yakından takip edip, çeşit çeşit makaleleri okumaya çalıştım. Bunlar arasında en çok dikkat çeken ve sizlerin de takdirine bırakacağım bir kişi var. O da yapay zeka alanının öncü isimlerinden olan İngiliz-Kanadalı bilgisayar bilimcisi, yapay sinir ağları konusundaki çalışmalarıyla tanınan ve 2013'te Google Brain projesine katılmış, daha sonra ise 2018 Turing Ödülü'nü Yoshua Bengio ve Yann LeCun'la birlikte almaya hak kazanan Geoffrey Hinton…
Daha nice bu konular hakkında kafa yoran bilim insanları var kuşkusuz ama Hinton’un özellikle BBC’ye verdiği röportajına kulak verelim istiyorum: Hinton diyor ki; “Birkaç hafta önce, İngiltere’nin en büyük tüketici eksenli şirketlerinden birinin patronunun yanındaydım. Bu yönetici, bir müşteri şikayetinin dökümünü ChatGPT’ye yükledi ve o anda belirlediği birkaç kurala göre de şikayeti yanıtlama talimatı verdi. Yaklaşık bir dakika sonra ekranda oldukça ikna edici bir yanıt belirdi. Bana söylenene göre, chatbotun sağladığı yanıt, yüzde 85 oranında isabetliydi. Bu bir insan çalışandan beklenen standartın yalnızca biraz altında bir oran. Ancak bir çalışanın şirkete maliyeti ile sohbet robotunun maliyeti göz önüne alındığında bu oranlar daha dikkat çekici oluyor. Denemeden çıkacak iyi sonuç, müşteri danışmanlarının üretkenliğini de artıracak şekilde, yapay zekanın başa çıkamadığı, kalan yüzde 15’lik orana odaklanmakta olabilir. Yapay zeka teknolojisinin merkezinde olduğu Geniş Dil Modelleri de giderek daha etkili hale geliyor. Bu teknoloji, yetişkin bir insan zekası seviyesinde olmasa da bu noktaya uzak da değil. İlerlemeler beklenenden daha hızlı gerçekleşiyor ve bu teknoloji, katlanarak gelişme noktasına yaklaşıyor olabilir. Değişimin benimsenme hızı da göz önüne alındığında, bu yıl içinde bile bir istihdam şoku görülebilir” diyor..
Bu konuda öylesi çılgın yorumlar yapılıyor ki, özellikle; Elon Musk uyarıyor, Birleşmiş Milletler uyarıyor, hatta yapay zeka araştırmaları yapan bir enstitü olan Deepmine uyarıyor… Yapay zekanın bir gün, kötülerin eline geçtiği zaman, insanlığın başına gelebilecek felaketlerin sorumlusu olabileceği noktasında ciddi çalışmalar yapıyorlar.
Michihito Matsuda da onlardan biriydi… Tokyo’nun batısındaki bir bölgede belediye başkanlığına aday gösterilen yapay zekayı desteklediğini açıklamıştır. Belediye başkan adayı Robot Al, “Herkese fayda sağlayacak adil ve dengeli politikalar” vaadinde bulunmuş, seçmenlerden bilgi toplayacak bir yapay zeka adına aday olduğunu açıklamıştır.
Tam da yapay zekanın seçimlerde kullanıldığı bilgisini paylaşmışken, ülkemizin seçime az bir zaman kala, yüzlerinizde tatlı bir tebessüm oluşturmak için şu soruyu da sormak isterim...
Dünyadaki tüm dilleri konuşabilen, tarihi olayları eksiksiz olarak bilip verimli bir şekilde analiz edebilen, dünyanın herhangi bir ülkesindeki bir olaydan anında haberdar olup hızlıca ekonomik önlemler alabilen, ülkedeki tüm vatandaşları anlık izleyebilen ve problemlerine çözümler üretebilen bir yapay zeka cumhurbaşkanınız olmasını ister miydiniz? Ya da şöyle beyin loplarımızı harekete geçirelim…
Türkiye’deki herhangi bir şehirde bulunan tarım arazisindeki doğa olayına ya da bir ülkenin ekonomisindeki anlık değişimlerden, bir spor müsabakasının gidişatına bağlı yüksek oranlı sonuç tahminlerine kadar bir çok insan üstü faaliyeti hızlıca bilebilecek bir insansı teknoloji mekanizması ortaya çıkarılabilir mi? Sonuçları düşünüldüğünde insanlık adına ne denli faydalı olabilir?
YAPAY ZEKA CUMHURBAŞKANI İSTER MİYDİNİZ?
Bu noktada hakikaten aklımızın ve mantığımızın giderek sarmal bir hale girdiğini söylememiz mümkün… Ve yine, yapay zekadan oluşan bir başkanın 7/24 çalışacak ve rasyonel kararlarla farklı stratejiler geliştirmesi sizce olabilir mi? Bu sorular elbette çoğaltılabilir, yada bir film sahnesinin çok izlenen bölümleri de oluşturulabilir…
Özellikle yapay zekanın iş kollarındaki çeşitliliğe vuracağı damga ise şimdiden en büyük merak konusu.. Düşünebiliyor musunuz? Her gün yoğun bir trafikle iş yerlerine koşan insanlar yerine, oturdukları yerden komutlarla işletilen yapay zeka modları önümüzdeki senelere damga vurabilir!
Şu aşamada zaten yapay zeka kavramı için hem ülkemizde hem de dünyada en önemli tartışılan konu istihdama vuracağı sekte olarak masaya yatırılıyor..
Tam bu esnada şu soru da sorulamaz mı? Politikacılar ve üst düzey yöneticiler, yapay zekanın gelecekte insanların işlerini yok edip etmeyeceğini daha fazla tartışmaya ve farklı senaryolara karşı yaptıkları mücadele sonrası yapay zeka gelecekte politikacılar ve yöneticileri de işlerinden ederse peki ne olacak? Hiç düşündünüz mü?
Elbette şunun altını çizmek lazım..
Yapay zeka teknolojisi şu aşamada henüz yetişkin bir insan kadar zeki olmadığı bilinen bir durum..Yapay zeka bazı sektörlerde de hızlı yaşama adaptasyon sorununu atlatabilir, ama unutulmamalı ki, yapay zekanın da uyum sürecini de düşünürsek daha çok bu tür makaleleri ve araştırmaları masamızda irdelemeye devam edebiliriz..
Diyanet TV’deki bir programda ‘Yapay Zeka ve Din’ konusu masaya yatırılmıştı. Uzmanlar özellikle askeri alanda yapay zekayı içeren robot teknolojisi ciddi manada kullanılıyor. Kendini görünmez kılarak uçabilen bir takım aygıtlar yapılabildiğini, radarların fark edemediği hava araçlarının yapıldığını ve kullanıldığını biliyoruz. Bunun, insanlık için nasıl bir faturayı, nasıl bir bedeli önümüze çıkaracağını iyi hesaplamamız gerekiyor. Acaba yapay zeka full otonom konumuna kavuştuğu zaman veya kendi bağımsız konumunu elde ettiği zaman, insanın failliğini iptal eden, insanı devreden çıkaran bir aygıta mı dönüşecek sorusunu da zihnimizin bir kenarında tutmalıyız ifadelerine yer vermişlerdi…
Prof. Dr. Adnan Bülent Baloğlu yaptığı yorumlarda şunları kaydetmişti: “Yapay zeka kendi kararını kendi alabilen otonom bir aygıt olacaksa, nihai noktada bu insanlık için ciddi bir tehdittir. Bunun altını kalın bir çizgi ile çizmemiz gerekiyor” uyarısında bulunmuştu. Yine aynı programda Prof. Dr. Aslan Gülcü de, “Siberpunk denilen bir edebiyat türü var artık. Bu siberpunkçılar, fütüristler “ilerde yapay zeka ne yapacak, ne yapmayacak” diye başlıklar yazıyorlar. Onlarla ilgili de romanlar yazıyorlar. Yani insanlık yapıyor. Yapay zeka dini diye. Çünkü yapay zekanın kendisi yapmıyor henüz. Yapay zeka, bir dinle ortaya çıkmış değil; ama şuan bir din çalışması içerisinde olduğunu da biliyoruz. Yapay zekâ şuan bir din yazılımı yapmak üzere. Şüphesiz din yazılımı yapan bu teknoloji yapay zeka dinini de yakın zamanda ortaya çıkacaktır” iddiasında bulunmuştu…
Ve en önemlisi de bazı teknoloji devlerinin ısrarla üstüne bastığı pesimist bir anlayış hâlâ konuşulurken, yapay zekanın önümüzdeki yüzyıllara nasıl damga vuracağı ise şimdiden büyük bir merak konusu oluyor… Yine yapay zekanın özellikle işletilmesi yani sektörler arasındaki dağılımda söz sahibi olmasından ziyade, yapay zekanın kullanımını bilen birinin şu andaki istihdama daha büyük bir darbe vurması an meselesi olabilir…
Kesinlikle şu olgu da düşünülebilir; yahu yapay zekayı sadece istihdam adına mı yoksa geleceğin vizyoner mesleklerinin oluşması adına mı tercih edeceğiz? Bu soruda bence cevaplanması gereken en ciddi soru olarak karşımızda durmaktadır… Yapay zekanın ülkemizi tamamen ele geçirmesini açıkçası ben şu aşamada düşünmüyorum… Ama yapılan teknoloji hamlelerinde de gördüğümüz üzere, bazı teknolojik gelişimlerin giderek büyüdüğünü ve yine pilotsuz uçan hava araçlarından tutun da vatmanı olmadan raylarda giden metroları düşündüğümüzde yapay zekanın daha da aktifleştirilerek ilerlemesi de haliyle genç kuşaklar için bir fırsata dönüşebilir…
Uzun lafın kısası; insanların yerine tamamen geçecek yapay zeka gelir mi gelmez mi bilinmez ama, biz eğitim anlamında ve teknolojik gelişmelerle hemhâl olarak daha da gelecek kuşaklarımızı zenginleştirmeliyiz. Sözün özü; gelecek artık teknolojinin kılcal damarlarında beynimize doğru adım adım ilerlemektedir…
Selam ve Dua ile…







