• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Türkiye'deki LGBT’yi istihbarat örgütleri besliyor!

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Türkiye'deki LGBT’yi istihbarat örgütleri besliyor!

"Ailem Güvende” operasyonlarından rahatsız olan yapıların finans kaynakları ve yurt dışı bağlantıları yeniden gündeme geldi. Hukukçular “Yabancı fonlar ve istihbarat bağlantıları sıkı denetlenmeli, gerekirse bazı kurumlara fon yasağı getirilmeli” uyarısında bulundu.

"Ailem Güvende” operasyonlarından rahatsız olan yapıların finans kaynakları ve yurt dışı bağlantıları yeniden gündeme geldi. Hukukçular “Yabancı fonlar ve istihbarat bağlantıları sıkı denetlenmeli, gerekirse bazı kurumlara fon yasağı getirilmeli” uyarısında bulundu.

LGBT örgütlerine yönelik “Ailem Güvende” operasyonlarının ardından Türkiye’nin aile ve toplum yapısını hedef alan yapıların finans kaynakları ve yurt dışı bağlantıları yeniden gündeme geldi. Özellikle yurt dışından sağlanan fonlar mercek altında. Bu fonların yalnızca mali boyutuyla değil, sağlanan kaynaklarla hangi faaliyetlerin yürütüldüğü ve toplumsal politikalar üzerinde nasıl bir etki oluşturduğu inceleniyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in dikkat çektiği, söz konusu derneklerin yurt dışından fonlanmasını gazetemize değerlendiren hukukçu Doç. Dr. Levent Ersin Orallı, örgütlü yapıların hangi kaynaklardan beslendiğinin, hangi amaçlarla faaliyet gösterdiğinin belirlenmesi ve yabancı aktörlerle kurduğu ilişkinin sınırlarının kontrol edilebilir olmasının bir
mecburiyet olduğunu söyledi.


 

HUKUK REFORMUNA İHTİYAÇ VAR

Yabancı fon aktarımının tek başına suç teşkil etmediğine dikkat çeken Orallı “Ancak paranın karşılığında ne üretiliyor, hangi toplumsal politikalar destekleniyor ve finansmanı sağlayan aktörler Türkiye’nin toplumsal yapısı üzerinde ne ölçüde etki oluşturuyor sorularının daha güçlü şekilde sorulmasının vakti gelmiştir” dedi. Doç. Dr. Orallı, çağımızda nüfuz mücadelesinin kültür, medya, akademi, sosyal ağlar ve sivil toplum kuruluşları vasıtasıyla yürütüldüğünü ifade ederek “Bu durum etki operasyonlarının alanı hâline gelebiliyor. Bağımsız sivil toplum başka şeydir; yabancı etki alanına dönüşmüş LGBT ve benzeri sivil toplum süsü verilmiş yapılar bambaşka bir şeydir. Örgütlü suç yapılarıyla mücadelede yapısal bir hukuk reformuna ihtiyaç açıktır” diye konuştu.


 

TEK TEK ARAŞTIRILMALI

Bu fonların Türkiye’deki aile yapısını erozyona uğratmak için, özellikle yabancı istihbarat teşkilatlarıyla koordineli bir şekilde çalıştığı gerçeğini hukuki temelde somut delillerle ortaya koymanın ve ispatlamanın önemine işaret eden Orallı “Özellikle yurt dışı fonlar, Avrupa Birliği fonları, yabancı büyükelçiliklerin hangi derneklere, hangi vakıfl ara ve daha önemlisi hangi projeler dâhilinde somut meblağlar sağladığını net bir şekilde tek tek araştırmak, Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünün birincil vazifesi olmalı” ifadelerini kullandı.

FON ALMA YASAKLANABİLİR

Hukukçu Cüneyt Toraman da yurt dışından gelen yardımların kaynağının çok iyi incelenmesi gerektiğinin altını çizdi. Meselenin sadece aileyle ilgili olmadığını, bu tarz fonlamaların özellikle yabancı istihbarat örgütleri tarafından sık sık kullanıldığını kaydeden Toraman, şu değerlendirmelerde bulundu:

Söz konusu örgütler, gizli veya açık bir şekilde derneklere havale yoluyla para göndererek fonlayabiliyorlar, hatta kimi zaman zarf içinde bile paralar verilebiliyor. Devletin bu tip dernekler üzerindeki denetimlerini sıklaştırması gerekli. Bu, devletin en asli görevidir. Bu konu bence çok ihmal edilmiştir. Derneklerin veya sivil toplum kuruluşlarının yurt dışı destekli yürüttüğü ortak projelerde devletten onay alınması lazım. Denetlemelerin sıklaştırılması gerektiğini düşünüyorum. Gerekirse bazı kurumlar açısından fon alma yasaklanabilir.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

...

Türkiye'deki asgari ücretle çalışan çalışan insanların yarisi gevur avrupa'da yüzde altısı yedisi yani gerçekden asgari ücret

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Çocukları Dijital ve Sosyal Risklerden Koruma Rehberi: Ebeveynler İçin Stratejik YaklaşımlarGünümüz dünyasında kitle iletişim araçlarının, küresel fonların ve dijital platformların hızla yaygınlaşması, aile yapısını ve çocukların gelişim süreçlerini doğrudan etkilemektedir. Özellikle modernleşme, çağdaşlık veya ilericilik maskesi altında çocukların erken yaşta maruz kaldığı ideolojik yönlendirmeler ve cinsel kimlik karmaşaları, ebeveynlerin rehberlik rolünü her zamankinden daha kritik hale getirmiştir. Küresel ölçekte yürütülen propagandaların ve kontrolsüz içeriklerin çocukların zihinsel ve ruhsal dünyasında kalıcı hasarlar bırakmaması için anne ve babaların bilinçli, proaktif ve koruyucu bir duruş sergilemesi gerekmektedir.Çocukları bu tür risklerden korumanın ilk ve en önemli adımı, güçlü ve açık bir aile içi iletişim bağı inşa etmektir. Çocuklar, dış dünyada veya dijital mecralarda karşılaştıkları, anlamlandıramadıkları ya da akıllarını karıştıran her türlü konuyu hiçbir korku veya çekence duymadan anne babalarına danışabilmelidir. Eğer bir çocuk, merak ettiği hassas konuları aile ortamında güvenli ve doğru bir dille öğrenemezse, internetin denetimsiz dehlizlerine veya akran baskısının manipülatif yönlendirmelerine açık hale gelir. Bu nedenle ebeveynler, çocuklarıyla yargılayıcı olmayan, şefkatli ve dinlemeye dayalı bir iletişim modeli geliştirmelidir.Dijital dünyanın sıkı bir şekilde denetlenmesi ve sınırlandırılması, koruma kalkanının ikinci hayati unsurudur. İnternet dizileri, sosyal medya platformları, video oyunları ve hatta bazı çizgi filmler, subliminal ya da açık mesajlarla belirli ideolojileri ve erken yaşa uygun olmayan cinsel temaları normalleştirmeye çalışmaktadır. Anne babalar, çocuklarının dijital ayak izlerini takip etmeli, güvenli internet filtrelerini aktif olarak kullanmalı ve yaş sınırlarına kesinlikle riayet etmelidir. Sadece yasaklar koymak yeterli değildir; çocuğun ekran karşısında geçirdiği vakit sınırlandırılmalı ve bu süre zarfında tüketilen içerikler ebeveyn gözetiminde seçilmelidir.Manevi, ahlaki ve kültürel değerlerin erken yaşta kazandırılması, çocukların dışarıdan gelecek manipülasyonlara karşı güçlü bir bağışıklık sistemi geliştirmesini sağlar. Aile, çocuğa doğru ile yanlışı, fıtrata uygun olan ile dayatılanı ayırt edebilecek sağlam bir temel sunmalıdır. Aidiyet duygusu yüksek, kendi kültürel köklerine ve inanç değerlerine bağlı büyüyen çocuklar, popüler kültürün geçici ve yıkıcı akımlarına karşı çok daha dirençli olurlar. Bu noktada ebeveynlerin sadece sözlü nasihatler vermesi yetmez; kendi yaşantılarıyla, ev içindeki huzur ve saygı iklimiyle çocuklarına canlı birer rol model olmaları gerekir.Çocukların sosyal çevrelerini, arkadaşlık ilişkilerini ve okul ortamlarını yakından takip etmek de büyük önem taşır. Akran zorbalığı ya da akran yönlendirmesi, çocukların aidiyet hissetmek uğruna yanlış yollara sapmasına neden olabilmektedir. Ebeveynler, çocuklarının arkadaş çevrelerini tanımalı, diğer ailelerle iletişim halinde olmalı ve okul yönetimleriyle iş birliği yaparak bu tür ideolojik propaganda ve faaliyetlerin eğitim kurumlarına sızmasını engellemek için demokratik haklarını kullanmalıdır. Çocukların boş zamanlarını sanatsal, sportif ve bilimsel faaliyetlerle doldurmak, onların enerjilerini sağlıklı alanlara yönlendirecek ve zararlı akımların çekim alanına girmelerini önleyecektir.Sonuç olarak, küresel ve kurumsal boyutta desteklenen kimliksizleştirme ve değerler erozyonu projelerine karşı en güçlü kale aile müessesesidir. Anne babalar, çocuklarını sevgiyle sarmalarken aynı zamanda onları dış dünyanın tehlikelerine karşı uyanık, donanımlı ve bilinçli yetiştirmekle mükelleftir. Dijital okuryazarlığı artırmak, güçlü bir ahlaki pusula oluşturmak ve çocukla sarsılmaz bir güven bağı kurmak, geleceğimizin teminatı olan evlatlarımızı her türlü sapkın ve zararlı akımdan korumanın en etkili yoludur.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23