Ateizm, satanizm ve deizm temalı konserler... Yaratıkvari karakterlere geçit yok!
Ateizm, satanizm ve deizm temalı konserler... Yaratıkvari karakterlere geçit yok!
Selma Savcı
Her zaman söylediğimiz ve bu sütunlarda işlediğimiz konu şudur; Sanat evrenseldir ve sanatın değerlerimize ve en önemlisi de gençliğimize zararı varsa çekinmeden yazmasını da iyi biliriz.
Şimdi 12 Eylül’de Ataköy Marina Arena’da gerçekleşmesi için uzun uğraşlar verilen elektronik müziğin sınırlarını sürükleyici görsel-işitsel deneyimlerle yeniden tanımladığını iddia eden Matteo Milleri, daha çok Anyma olarak bilinen, İtalyan-Amerikalı bir elektronik müzik yapımcısının konser hayali vardı..
İşin en garip tarafı ise, kapalı gişe! Evet evet yanlış duymadınız bir çoğumuzun bile bırakın bizim sevdiğimiz sanatçılarımızın konserlerine gitmesini, gençlerimiz Ataköy’deki bu konser için yer bulamayacak şekilde kendilerini organize etmişler bile...
Unutmamamız gereken konu şu aslında; kulaktan giren kalbe gider, ne dinlediğiniz hayatınızı etkiler, frekans ile milyonlara yön verilebilir. Verilen görsellerle birlikte aslında hiç de normal olmayan yaratıkvari karakterlerin müzik eşliğinde insanların zihinlerine işlenmesi çok da masumane olmasa gerek...
Anyma denilen bu kişinin de aslında aklını okumaya gerek yok, yaptıklarını analiz etmeye de fazla gerek yok işin aslına bakarsınız...
Kendi düşünce tarzını ne denli yorumladığına bakılınca işin ciddiyetini de anlamak lazım. Siz bırakın yahu konsere bile karşı mısın sorularıyla muhatap olmaya...
Bu bir konser değil, açıkça zihin yanılgılarının evlatlarımıza kötü bir şekilde enjekte edilme sürecidir...
Bakın nasıl süslü kelimelerle izah ediyor yaptığı bu absürt konserlerini Anyma arkadaş...
Anyma, çağdaş elektronik müzik sahnesinde kendini yalnızca bir DJ ya da prodüktör olarak değil, aynı zamanda bütüncül bir sanat evreni tasarımcısı olarak konumlandırıyor. Canlı performanslarını tanımlayan hiper-gerçekçi görseller ve sinematik anlatım dili, müziğini kulüp sınırlarının ötesine taşıyarak çağdaş sanat alanına yaklaştırıyor.
Minimal ve progresif elektronik öğeleri bir araya getiren Anyma’nın müziği; duygu ve atmosfer temalarıyla şekilleniyor ve dinleyiciyi yalnızca dans etmeye değil, güçlü ve dönüştürücü bir deneyimin parçası olmaya davet ediyor.
Resmen bir sanat galerisinden fırlamış gibi hissediyorsunuz bir anda durumu değil mi? Ama görüntüler eşliğinde sosyal medyada baktığınız zaman nasıl da bir sapkın gruba hizmet ettiğini de çok rahatlıkla görebileceksiniz.
Bu konuyu kaleme almamızdaki en önemli etken ise, en hassas kırmızı çizgimiz olan evlatlarımızı bu sapkınlıklardan korumak. Güzelim Anadolumuzun ezgileri ve yine yabancı müziğin gerçek sanatçıları varken, bu denli rezilliklere kol kanat germenin anlamı var mıdır?
Alacağınız bir konser bileti bile bu adamların daha da semirmesine katkı sağlayacaktır. Umarım bir an önce bu neye hizmet ettiklerini anlamakta hiç de zorlanmadığımız bu sözde konser ama gerçekte bir ritüel olduğuna da ram olmamalıyız.
Tam bu bilgileri not ederken, olayın vahametinin farkında olmamız gerektiğinin altını kalın çizgilerle çekerken İstanbul Ataköy’de 12 Eylül’de gerçekleştirilmesi planlanan Anyma konseri, sahne şovlarındaki görsellerin sosyal medyada tepki toplaması ve satanist semboller içerdiği iddiaları üzerine İstanbul Valiliği tarafından iptal edildi haberinin ajanslara düşmesi de bu olayın ne denli ciddi bir boyutta yol aldığının da işaretidir.
İstanbul Valiliğimizi bu hassasiyetten ötürü tebrik ediyorum, işte böyle devlet büyüklerimiz olduğu müddetçe bu sapkın akımların kökü de inşallah kazınacaktır. Çünkü evlatlarımız üzerinde oynanan bu kirli provokasyonlar mutlaka tarihin çöplüğüne bir daha çıkmamaları adına atılıp kapatılmalıdırlar vesselam...